Uzun bir zamandır belleğimi kurcalayan ve zorlayan bir süreci yaşamıyor değilim. Genç nüfusu olan Türkiye nin gençliği, bohem, başıboş ve sıradanlığa doğru hızla kayıp gidiyor. Bu gidişin tehlikeleri oldukça fazla. Kendisini bekleyen tuzakların en başında sıradanlık geldiğini söylemek en önemli ve vurgulu olanı.

On yıllarlı kuşaklar zaman içinde giderek kendi değerlerinden uzaklaşıyor. Siyasal bilinç önemli. Fakat siyasal bilinci tamamlayan, donandıran, içini dolduran en önemlisi din, medeniyet, kültür, düşünce, tarih ve sosyal olaylar bilincidir. Bunun tek yolu ise okumadan geçer. Sanatçı ruhlu bir millettin sanattan, bilinç ve düşünceden uzaklaşması geleceğini karartır. Geçmiş zamanda MTTB, Akıncılar, Millî Gençlik ve bugün Anadolu Gençlik. Anadolu Gençlik, lise ve üniversite gençliği ve sonrası önemli bir şekillenme oluşturur. Aslında gençlere salt dini bilgi vermek yetmiyor. Salt siyasal bilinç vermek de yetmiyor. Gençliğe baktığımızda bu unsurlardan sadece birini edinmiş olanlarda ciddî bir boşluk olduğu görülür. Dindar ama sinirleri alınmış gençler hiçbir işe yaramaz. Genç enerjiktir, enerjisini harcamak zorundadır. Harcamasa bir yerde patlak verecek ya da yitip gidecek. Kuzu gibi gençlerin hiç kimseye bir yararı olmaz, kendisine de olmaz. Birçok alanda donanımlı ve bilinçli gençler gelecek kurarlar. Geçmiş zamanın gençliği bugün önemli konumlarda yer almış bulunuyor. Bilinç sahibi olanlar önemli sorumluluklar üstlenmiş bulunuyorlar. Bir üniversiteyi bitirmek bir genç için elbette önemlidir. Gidip bir kurumun kapısına kapılandıktan sonra işlevini bitirmişse o gençten hiçbir hayır gelmez.

Epey bir zamandır gençliğin kimi durumları beni üzmüyor değildi. Fakat bunu kahredip içime atmış da değilim. Hemen her ortamda onlarla ilgilenmek, davetlerine katılıp sohbet, konferans, seminer vermekten büyük bir haz alıyorum. Bir yerde üç beş kişi bile olsa oraya koşarım. Hiçbir zaman da bu gençler kitap okumuyor, beni okumuyor, anlamıyor tafrasına kapılmam.

10. 02. 2008 tarihinde Kocaeli Anadolu Gençlik in davetlisiydim. Kapısından içeri girdiğim andan itibaren, zihnimde kurguladığım, düşündüğüm bir ortamda kendimi bulunca son derece sevindim. Bir cadde üzerinde, büyükçe bir mekân. Girişin sol duvarı boydan boya kitap rafları. Bu uzun duvardaki raflarda kitaplar ön kapakları size dönük. Çeşit fena değil. Hemen karşısında cami, camiden çıkan cemaat de orayı kendine mesken edinmiş. Gruplar halinde oturup sohbet etme imkânları var. Fakat burada benim için önemli olan bir şey daha oldu. Arkaya doğru geçildiğinde boydan boya sedirler, klâsik tarzda tefriş edilmiş. Türkçe mekânı. Burada Türkçe konuşmak ve düşünmek önemli. Kültür ve düşünce dilimizin korunması da bir o kadar önemlidir. İnternet gençliği diyeceğimiz sıradanlığın dili oldukça tehlikeler içeriyor. Bir msn açıldığında ilk iletiler şudur: slm, nbr, mrb, aeo gibi. Ayrıca simgelerle konuşuluyor. Gülüyorum denmiyor J simgesi kullanılıyor. Bir belediyenin düzenlediği bir öykü yarışmasında bir öyküde bu simgelerin bulunduğu bir öykünün ödül bile alması beni hayretler içinde bıraktı. Ümraniye Belediyesinin öykü yarışmasında geçen yıl 3. olan öyküde benzer sorunlar var. Nasıl olur da koca koca bilim adamları bu öyküye ödül verirler. İnternet ortamındaki bu dil ve yaklaşımı örnekleriyle çoğaltmak mümkün. Sözcüklerde sesler yutuluyor, Türkçe Türkçe olmaktan çıkıyor. Bütün bunları bir araya getirdiğimizde Kocaeli Anadolu Gençlik örnek bir oluş ortaya koymuş. Bunun bütün Anadolu Gençlik şubelerine örnek olması gerekir. Gençliğin yeniden düşünce ve sanatla donandırılması gerekmektedir. Orada, nezih bir ortamda şiir, öykü, roman, siyasal tarih, sosyoloji, kültür tarihi üzerine konuşulmalı ve düşünülmeli. Siyasal bilinç de o zaman anlam kazanır.

Anadolu Gençlik Kocaeli şubesi haftalık seminerler, yazarlarla aylık konferanslar tertipliyor. Geçen ay Mustafa Miyasoğlu bu aykinde ben vardım. Üniversiteler tatilde olmasına karşın dinleyiciler beni son derece memnun etti. Dikkatli bir dinleyici vardı.

Anadolu Gençlik bundan böyle düşünce ve kültür merkezli hamlelerini sürdürmeli. Ocak ayında Anadolu Gençliğin İstanbul Üniversite gençliğine bir konuşmam olmuştu. Bunlar beni mutlu ediyor. Önemli bir gençlik birikimi var. Bu, iyi yönlendirilir ve donandırılırsa iyi bir gelecek kurulur. Gençlik ve düşünce konusunda tek şansımız ise Anadolu Gençliktir. Anadolu Gençliğin konumu ve durumu çok da önemlidir, sorumlulukları da ağırdır. Gençliği çıkarcılığın, dünyeviliğin, içi boşluğun, sıradanlığını tehlikelerinden kurtarmak için Anadolu Gençliğe büyük bir sorumluluk düşüyor.

Not- 1: Anadolu Gençliğin Kocaeli Şubesi yöneticilerine: Başkan Ahmet Özen ve yardımcıları Adem Şahinkaya, Ramazan Çakır, Mehmed Âkif Arıcan ve Ahmet Gökmen e teşekkür ediyorum.

Not- 1: Anadolu Gençlik şubeleri isterlerse elimizde bulunan Yedi İklim  dergilerinin eski sayılarını, kargo ücretlerini kendileri karşılarlarsa adreslerine göndeririz.