Şu şeytan Amerika!

Kandırmaya doymayan Amerika!

Şu son kandırmacasına bakar mısınız?

Yeni seçilmiş olan başkanları Donald Trump diyor ki:

“Suriye’de nihai durumun ne olacağını gerçekten kimse bilmiyor, kimse nihai kazananın kim olacağını bilmiyor. Ama bence bu Türkiye olacak ve Türkiye liderinin çok zeki olduğunu düşünüyorum. Erdoğan, çok zeki bir adam ve oldukça çetin bir lider.”

Bu kandırma olayı ilk değil ki. Bu kandıran ilk başkan değil ki. Her gelen ABD başkanı kandırma senaryolarını devreye sokuyor. Bush, Obama, Trump, Biden ve yine Trump.

Evveli de var elbet ama son 25 yıla baktığımızda “bu kadar da olmaz ki, bu kadar kandırma senaryosu oynanmaz ki” demekten kendimizi alamıyoruz.

2001 yılında “İkiz Kuleler” mizanseni ile dünyayı kandırıp yeni Haçlı Seferleri adı altında İslam dünyasını işgale başladılar.

Büyük Ortadoğu Projesi’ni yürürlüğe sokarken bu projenin demokrasi, barış, istikrar, başta kadın hakları olmak üzere insan haklarının garanti edilmesi gibi amaçları olduğuna dair kandırmaca senaryolarına inanan bazı liderler bu projenin eşbaşkanlığını gönüllü kabul ettiler, zulümlerin ve dökülen kanların vebaline ortak oldular.

Afganistan’ın, Irak’ın, Libya’nın üzerine hayali suçlar isnat etme yalanını kullanarak bu ülkeleri mahv-u perişan ettikten sonra, bu yaptıklarının birer kandırmaca sebebe dayandığını da itiraf etmekten çekinmediler.

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)’nin aslında “Büyük Osmanlı Projesi” olduğunu ama bunun ismini anmanın doğru olmayacağını bazı liderlerin kulağına üflemek, yandaşlarının bu gerçeği(!) kullanarak seçim kazanmasını sağlamak gibi kandırma senaryolarını oynattılar.

Arap Baharı gibi büyük bir kandırmaca senaryosunu devreye sokarak, bölge liderlerinden bazılarını da bu kandırmaca ile motive edip desteklerini alarak, Büyük İsrail hedeflerinin önünde pürüz çıkarması muhtemel lider ve rejimleri devirerek “saha temizliği” yaptılar. Irak, Suriye, Libya, Mısır gibi ülkeleri kendi emellerine hizmet eder duruma getirme çalışmaları yaptılar.

Önceden bölge ülkelerinin bazı liderlerinden “İsrail’in çıkarlarının önüne kimsenin çıkmamasını sağlama” sözlerini alarak Filistin’de katliam yapıp, Müslümanları bu bölgeden kaçırtıp, Büyük İsrail çekirdeğinin sağlamlaştırılması senaryolarını devreye sokup, katliam üstüne katliam yaptırdılar. Bunu yaparken de “uluslararası kurallar” kandırmacası ile İsrail’in, levazım maddeleri, istihkam malzemelerini, mühimmat ve lojistik ikmalini başta Türkiye olmak üzere Müslüman ülkelere sağlattırdılar.

NATO ve Rasmussen kandırmacaları, savaş uçağı ve silahlar kandırmacaları, Kürecik ve üsler kandırmacaları gibi, daha nice kandırmaca senaryoları var ama küçük bir yazının hacmi ile sınırlandığımızdan örnek kabilinden yukarıdakileri zikredebildik. Bu kandırmacalar “Bush bizi kandırdı, Obama bizi kandırdı, Trump bizi kandırdı, Amerika bizi kandırdı” gibi itiraflarla da okuyucularımızın hafızalarında bulunmaktadır.

Şimdi de Suriye’nin yeniden şekillenmesinin anahtarlarını Türkiye’ye verme kandırmacasını pompalamakla meşguller. Bu kandırmaca senaryosunu oynarken bile Suriye’nin stratejik topraklarını İsrail’e işgal ettirme, silah ve mühimmat depolarını imha ettirme, savunma üs ve tesislerini bombardımana tabi tutturma, limanlarını ve donanmalarını yakıp yerle bir etme gibi melanetler işlettirerek, Türkiye’ye verilecek anahtarlarla Büyük İsrail’in kapılarını açmayı amaçlamış gibi gözüküyorlar.

Bu kadar kandırmaca senaryoları oynarken kendilerine her defasında nasıl inanılıyor, nasıl destek veriliyor, akılla mantıkla izah edilebilecek bir durum değil. Bunun gafletle veya dalaletle de izah edilecek bir tarafı yok.

Bu şeytan Amerika’nın adı AMERİKANDIRAN olarak değiştirilse gerçeklere daha uygun olmaz mı?

Bu kandırmacalara hâlâ inananlara ve bunları seçimler için cila maddesi olarak kullananlara demek lazım ki:

İslam Birliği gibi bir düşünceniz ve hedefiniz olmaz ise bu kandırılma senaryolarını kendi iradenizi bir tarafa bırakarak, bile bile cebren kabul etmek ve rol almak mecburiyetinde kalırsınız.

 ARZ VE TÛL

 Müminler! Yetmez mi parçaladığı,

Masada çizilen her arzın tûlun?

Dönün yüzünüzü artık Kâbe'ye,

Çizgiler silinsin, siz de kurtulun!..

 

Üstünüzde gaflet yorganı mı var?

Hamlenizi yapın, kıyama durun;

Batılın kirleri taşmış geliyor,

Saf saf dizilin de seli durdurun!..

 

Ekrem Şama