AKP’li dostlarımız yoğun bir şekilde “gelecek kaygısı” yaşamaya başlamış durumdalar! 31 Mart hezimetinden sonra hemen hemen hepsi “ne olacak bizim halimiz” diye kafa yoruyorlar.

Tek umutları genel başkanları Recep Tayyip Erdoğan!

Partililer arasında onun bir şekilde durumu toparlayacağına ve partinin geleceğini kurtaracağına inananların sayısı hayli fazla!      

Recep Tayyip Erdoğan, partinin başında iken AKP’nin bir şekilde toparlanacağına inananları şimdi de Erdoğan sonrasında “ne yapılacağı” endişesi basmış bulunuyor.

Tabir caizse bu konuda her kafadan bir ses çıkıyor.

Ama herkesin kurtarıcı adayı farklı bir isim!

Hal böyle olunca da haklı olarak “gelecek kaygısı” ağır basmaya başlıyor.

Oysa korkunun ecele bir faydasının olmadığı herkes tarafından bilinen bir gerçek!

Erdoğan sonrası halimiz ne olacak” diye kafa yoran AKP’lilere ufak bir hatırlatmada bulunmak isteriz.

Özal sonrasında ANAP’ın başına ne gelmişse, Erdoğan sonrasında da AKP’nin başına bir benzerinin geleceğinden hiç şüpheniz olmasın.

Hayatiyetlerini kişilere bağlı olarak sürdüren siyasi partilerin kaçınılmaz sonu hep aynı olmaktadır.

Her şey “tek kişiden” beklendiği için “o tek kişi” partinin başından ayrılınca geride kalanlar dağılıp gidiyorlar!

Ne yaptırılan görkemli genel merkez binaları bir işe yarar!

Ne de etrafta dolaşan yandaşlardan eser kalır!

Hepsi bir baş çeker ve hepsi partiyi kendi görüşüne göre yönetmeye kalkar!

Bu hal daha şimdiden belli değil mi?

Ortaya bir soru atılıyor, “Erdoğan sonrası halimiz ne olacak” deniliyor.

Ve her kafa farklı bir isim öneriyor.

İki üç kişinin bile “aynı ismi” telaffuz ettiğine tanık olmak mümkün olmuyor!

Aslında “gelecek kaygısı” yaşayan AKP’liler, akıbetlerinin ANAP’tan farksız olacağının farkındalar.

Ama bu farkındalığı dile getirecek cesareti kendilerinde bulamıyorlar.

Bu nedenle de bir yandan “ne olacak bizim halimiz” diye ağlaşırken bir yandan da kendilerine sığınacak yeni bir çatı arayışı içine giriyorlar.