Ülkemizde birtakım egemen güçler bilerek ve plânlayarak siyaset ve iktisadı bozmuşlardır. Bundan dolayı siyaset ve iktisat son derece kirlenmiştir. Halk yığınları, okumuşlar felâketin nereden ve nasıl geldiğini öğrenemiyorlar.

Millet olarak dehşetli ve merhametsiz tekellerin pençesi altında inliyoruz.

Bazı mafyatik güçler siyaseti, iktisadı, üretimi, ticareti ve ziraatı müthiş oyun ve oyalamalarla bitirdiler.

İçinde bulunduğumuz durum ülkemiz ve milletimizi bu duruma düşürenleri lânetlemeyi gerektiriyor. Bunu sessiz yapanlar var. Beddualar bir ismi de Kahhar olan makama ulaşıyor. Elbette içinde sıkışıp kaldığımız olumsuzluklar sürüp gidecek de değil.

Sıkıntılardan kurtulmamızın şartlarından biri de kaliteli olmaktır. Kalite meselesi bizim kurtuluşa yönelmemizi kolaylaştıracaktır. Kaliteli aydınlara, kaliteli bürokratlara, kaliteli siyasetçilere, kaliteli medyaya millet olarak şiddetle ihtiyacımız vardır.

Kaliteli siyasetçi çalmaz ve çalana da göz yummaz.

Kaliteli devlet adamları emanetleri ehline verirler. Emanete ihanetin vatan hainliği olduğunu bilirler.

Nasıl kaliteli olunur

Bunun ilk şartı bilgidir. İlimli, kültürlü, irfanlı olmaktır.

İkinci şartı, ahlâklı, karakterli, faziletli olmaktır.

Bunlar olmadığı için fırsatı eline geçirenler bankanın dibini boşalttılar. Şeref ve namusu olmayanlar ihalelerden en az yüzde on komisyon aldılar.

Üçüncü şart edebli olmaktır. Siyasetçiler, idareciler, ülkeye yön veren "büyük bürokratlar" bu şartlara uygun değilseler onlar canavardırlar. Türkiye, maalesef kalitesiz canavarların sömürüsüne daha açıkçası istilasına uğramıştır.

Ülkemizde hiyanet kol geziyor.

Bugünkü eğitimimiz, üniversitelerimiz, büyük güçlerimiz şahsiyetli insan yetiştirmemek için yemin etmiş gibi birleşerek ihanet işliyorlar.

Milletimize kan kusturan zâlimlerin dini, imanı, namusu, iffeti hep paradır. Nefs-i emmarelerine put gibi tapınıyorlar.

Emanetlere ihanetleri gün gibi ortaya çıktı.

Küçük hırsızlar evleri soyuyorlar. Trenlerde, tramvaylarda cüzdanları aşırıyorlar. Kapkaççılık yapıyorlar.

Bankaları, devleti, milleti, ülkeyi anlı şanlı kodaman haydut hırsızlar soymaktadır. Silahlı baskın yapıp soyanlar da küçük, şaşkın hırsızlardır. Bunların büyükleri dibini delip içini boşaltıyorlar.

Namuslu, şerefli ve vasıflı olan bir kişi açlıktan ölse hırsızlık yapmaz, asla rüşvet almaz. Haram para, haram miras nesilleri yakan bir ateştir. Akıllı ve imanlı bir kişi bunlara nasıl tevessül edebilir

Demek ki, ülkemizin ilk sorunu akıl ve iman sorunudur. Bunu halletmek lazımdır.