Geçmişinde pek çok adaletsizlikleri barındıran bir CHP, bugün adaleti aramak için 25 gün yürüdüyse; hükümet başını ellerinin arasına alıp düşünmesi gerektiğini düşünüyorum. Maltepe’de yapılan mitinge kaç bin kişi katıldığı tartışılması kimseye bir şey kazandırmaz. Ortada rahatsızlığını beyan eden ve bunu yüksek sesle seslendiren bir muhalefet var. Cumhurbaşkanlığı makamı partiler üstü bütün ülkeyi kucaklayan ve herkesin derdine çözüm bulmaya çalışan bir makam olduğuna göre, partili cumhurbaşkanı muhalefetin rahatsızlığına derman olabilecek mi? Bu eylem partili Cumhurbaşkanlığı makamının ilk imtihanı olduğunu düşünüyorum. Parti başkanı olarak parmak mı sallayacaksınız, yoksa Türkiye Cumhurbaşkanı olarak bu rahatsızlığa çare mi bulacaksınız? Toplum olarak merakla bekliyoruz.

Fetöcü adı altında Milli Görüşçülerin gözaltına alınması, toplumda ayrı bir rahatsızlık vermektedir! Bu bir kırılma noktasına dönüşebilir. Dönemin başbakanı Erdoğan ve ilgili bakanları, TV ekranlarında Fethullah Gülen’e iltifatlar ederken, ekran başında izleyen gariban Müslümanlar çocuklarını Fethullah Gülen’in okullarına verdiler. Bu insanları bugün nasıl suçlu ilan edebiliriz ki? Bilerek bu yapının içinde bulunan ile kandırılan garibanların mutlaka ayıklanması gerekmiyor mu?

Fetönün siyasi ayağının ortaya çıkarılmaması toplumda büyüyen bir rahatsızlık oluşturduğu göz ardı edilmemelidir. Yapılan kongrelerle ilçe teşkilatlarındaki Fetöcüler temizlendiği iddia edilse de; milletvekili, bakan, bakan yardımcısı ayağında henüz bilinen bir temizlik gözükmemektedir. Bu durum bumerang gibi size geri dönebilir.

AĞVA’YA BİR ŞEYLER OLDU

İstanbul’da bunaldığınızda, nefes alacağınız yakın yerlerden biride Şile’ye bağlı Ağva beldesidir. Ağva belediyesi, 5747 sayılı kanunla kapatılmıştır. Belediye hizmetlerini Şile belediyesinden almaktadır. Bugün Ağva o bakir güzelliğini kaybetme aşamasına gelmiştir. Bütün evler pansiyona dönüştürülmüş, her yer otel haline getirilmiştir. Böyle olunca kaçak çalışan otel ve pansiyon sayısında artış olmuştur. Ucuz pansiyon da var, pahalı otel de. İyi hizmet de alabilirsiniz, kötü hizmet de. Fakat esnafın gelen misafirlere bakış acısı çok farklı olduğunu müşahede ettim. Günü birlik gelen ziyaretçileri yolunacak kaz olarak görmektedirler. Pek çok otelin atıklarının atıldığı nehir neredeyse ölme noktasına geldi. Kirlenen nehir, denizi kirletmektedir. Yeterli ilaçlama olmadığından sinekler Ağva’yı sarmış durumdadır.

Ağva’ya sahip çıkmak, güzel bir şeyler yapmak isteyen insanlar yok mudur? Tabi ki vardır. Kemal Şafak Bey bunlardan biri. Yaşı yetmişi aşkın olmasına rağmen hâlâ koşturan ve farklı bir konsept ortaya koymaya çalışan biri. Muhafazakâr ailelerin Ağva’ya geldiğinde, lokantalarda ve otellerde içki servisleri olduğu için rahat edemediklerini görünce, içkisiz bir otel konsepti ortaya koymaya karar veriyor. Ve Defne Oteli hayata geçiriyor. Bu cesaretinden dolayı kendisini gerçekten tebrik ediyorum. Ağva’nın günü birlik ilişkilerin yaşanacağı yer olmaktan çıkması böyle cesaretli insanlar sayesinde olacaktır. Oteli bir de bayan işletmeciye teslim etmiş, iyi de etmiş. İşletmeci Gülden Güloğlu, güleç yüzlü, adeta gözlerinin içi gülen, her konuğuyla yakından ilgilenen biri. Böyle işletmeciler yok mudur? Tabi ki vardır. Şunu itiraf edeyim ki, ilk defa böyle birine rast geliyorum. Öğrenmeye ve kendini yenilemeye açık bir işletmeci oluşu önemli özelliklerinden biri. Bilinen bir gerçek var ki, defne yaprağı yemeklere lezzet kattığı gibi, yolunuz Ağva’ya düştüğünde uğrayacağınız Defne Oteli de hayatınıza öyle anlam ve lezzet katacaktır.