Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

İnsanın ömrünü, içinde İslam olmayan kuruntular ve batıl şeyler peşinde geçirmesi, abesle iştigaldir. İman ile siyaset arasında görmezlikten gelinmeyecek bir irtibat vardır. Siyaseti, ahlâktan, eğitimden, ekonomiden, hukuktan, toplum düzeninden, bir bütün olarak İslam’dan ayıramazsınız. Sizin güttüğünüz siyaset, Kur’an’dan, Peygamberin sünnetinden, insanın lehine olan şeyleri yüceltmekten, aleyhine olan şeyleri engellemekten kopuk ise, abesle iştigal ediyorsunuz demektir. Sizin güttüğünüz siyaset; eğitimi, ekonomiyi, ahlâkı, adaleti, üretimi ve kalkınmayı Kur’an ve sünnetten koparıyorsa, bu da abesle iştigaldir. “Yarabbi bizi haramlardan koru…” diye dua ediyorsunuz da niçin faizci kapitalist düzeni yürütüyorsunuz. “Yarabbi bizi emrine muhalefet etmekten muhafaza eyle…” diyorsunuz da, niçin, “Allah’ın eli sıkıdır, cimridir” diyen, Davut peygamberin lisanıyla lanetlenmiş terör devleti İsrail ile arayı düzeltmenin yollarını arıyorsunuz. Bedeninize, zihninize, gönlünüze faydası olmayan kuruntular ile ancak şeytan ve adamlarının hoşuna giden icraatlarınızla sadece kendinizi yoruyorsunuz. Allah; yeryüzünde hayat hakkı tanıdığı insanları imtihan ediyor. Hepimiz öleceğiz. Hesap gününde, yapıp ettiklerimizin hesabını Allah hepimizden soracak. Allah, zalimlere karşı cihat etmeyi farz kılmıştır. O gün bize ABD’yi ve İsrail’i Müslümanların aleyhine olarak niçin stratejik müttefik edindiniz, bu zalimlere karşı niçin cihat etmediniz diye sorduğunda cevabımız ne olabilir? Hakkı batıla karıştırmak, helali harama bulaştırmak, Allah’ın razı olacağı şeyler midir ki, bu yoldan dönülmüyor. Yahudi hahamların duası, Hıristiyan rahiplerin niyazı, ölçüsü dünyalığı olmuş İslamcıların yakarışları ittifak etmiş, “Allah sizleri başımızdan eksik etmesin” temennisiyle sizi uçurmaya çalışıyorlar. Her birinin farklı niyetleri var. Birisi sizi beklenen Mesih’in işaret fişeği olarak görürken, diğeri İsa Mesih’in gökten yere inmesini sağlayacak basamak olarak kodluyor. İslamcılar ise, yaşadıklarını zannettikleri altın çağın mimarı olarak, size ulvi bir anlam yükleyerek, sorumluluklarından sıyrılmaya çalışıyorlar. Bu üç gurup da abesle iştigal ediyor. Çünkü bunlar, İslam’ı değil sizi çözüm olarak görüyorlar. Onların imtihanı siz, sizin imtihanınız da onlar…

SORUMLULUK BİLİNCİ

Abesle iştigal; sorumluluk bilinci olmayan, vaktin değerini bilmeyen, ahiret kaygısı gütmeyen insanların genel özelliklerindendir. Allah; ayet-i kerimelerde müminlere, boş ve yararsız işlerden uzak durmayı, dünyaya gönderilmelerindeki amacın başıboş, abesle iştigal eden bir kimse olmadığını hatırlatmaktadır. Müminun 1-3: “Müminler muhakkak kurtuluşa ermişlerdir. Müminler namazlarında tam bir samimiyetle Allah’a imanın, kulluk ve ibadetin şuuruna ererek saygılı davrananlardır. Müminler; batıldan, yalandan, emanetlere sadakatsizlikten, boş ve faydasız şeylerden yüz çevirenlerdir.” İnsanlar, boş yere yaratılmamıştır. İnsan, ulvi bir gayeyi gerçekleştirsin diye yaratılmıştır. Bu ulvi görev; Kur’an nizamını kurmak ve yürütmektir. Ey mümin, sana ne Amerika’dan, İsrail’den Avrupa Birliği’nden, faizci kapitalist düzenden, materyalist eğitimden. Sen ey mümin, İslam’ca düşünecek, İslam’ca yaşayacak, İslam’a sadık adil bir düzen kurmak için mücadele etmekle mükellefsin. Günümüz Müslümanları, doğuştan sırtına yüklenmiş görevlerini yapmaktan çok uzaktalar. Müslümanları abesle iştigal ettiren şey, yalana ve hamasete kulak vermeleridir. Bundan dolayı Müslümanlar, kulluk şuuruyla hareket etmekten uzaklaşmışlardır. Müslüman; sorumluluk bilincini, cihat şuurunu yeniden kazanmalı “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya” kurma gayesi istikametinde kıyam etmelidir. Allah insanı, birbirleriyle boş işlerde, oyun ve eğlencelerde, sefahatte, israfta, modada, günahlarda, isyanda yarışsınlar; hırslarını tatmin etmek için birbirlerine düşman olsunlar diye yaratmamıştır. Bakara 193: “Temel hak ve özgürlüklere yapılan tecavüz, baskı, zulüm, işkence, fitne yok oluncaya; Allah için adil düzen, kamu düzeni, ülkede tamamen yerleşip işler hale gelinceye kadar onlarla savaşın…” Bu görevden yüz çevirenler, kölelikten kurtulamazlar.

YANLIŞ YÖNLENDİRME

Bir Müslüman, nasıl olur da, inancının Adil Düzen’ini kurmak ve bütün insanlığın saadeti için çalışmak sorumluluğundan kaçar. Bu durum yanlış yönlendirmenin sonucudur. Suyu, anlamsız bir şekilde ve boşa gidecek bir gayretle, verimli topraklar yerine, çöle akıtmak, suya yanlış yön vermektir. İnsan; Kur’an’ın gösterdiği ve çizdiği düzen içinde yönlendirilirse, verimli topraklara akıtılan su gibi olur. İnsanı yalana ve hamasete yönlendirmek, onu Allah’tan İslam’dan koparır, hayra hizmet yerine şerre hizmet ettirir. Allah Kur’an’ı, insan onunla yolunu bulsun diye indirmiştir. Kur’an’ı bize okuyacak, anlatacak ve yaşayacak bir peygamber gönderilmiş olması da ayrıca bir rahmettir. Yönünü Kur’an ve sünnet ile bulan bir kimse, bütün kötülükler ile mücadele eder. Faiz, zina, kumar, içki, domuz eti, leş, hakkı batıla karıştırmak, yalana kulak vermek, kul hakkı yemek, Yahudi ve Hıristiyanların birliğine dâhil olmak, kötülüktür. Bu kötülükler ile mücadele etmek, bir Müslümanlık görevidir. Bunun için Müslüman; kendisinin, kâinatın ve tüm yaratılanların niçin yaratıldığını düşünüp hepsinin başıboş bir şekilde yaratılmadığını anlamalı ve ona göre davranmalıdır. Ölüm ve hayat hakikattir ve Allah’ın hükmü altındadır. Ölümü ve hayatı yanlış okuyanlar, kafalarında Allah ve İslam hakkında “olumsuz” bir hâl oluşturmuşlar ve kavgaya tutuşmuşlardır. Mümine yakışan Allah’a ve Resulüne itaat ederek boş işlerden ve nefsi memnun eden abesle iştigalden uzak durmaktır. Müslümanlar, nefislerini terbiye etmek zorundadırlar. Bilinmelidir ki, teslim olunacak tek hakikat İslam’dır. İslam; inananlar için tek Milli Görüş’tür.

MİLLİ GÖRÜŞ

Milli Görüş; materyalizm yerine maneviyatçılığı, nefse esir olmak yerine nefis terbiyesini, kaba kuvvet yerine hakkı üstün tutmayı esas almaktır. Hidayet, feraset ve dirayet sahibi olmaktır, Milli Görüş. Bu kapıyı bu gün Saadet Partisi tutmuştur. Selam hidayete tabi olanlara…