Tüm ülkeler şöyle bir silkinip ayağa kalkarak öncelikli
olarak ABD ye, Gölge etme başka ihsan istemem diyemediği sürece dünya
üzerindeki ikiyüzlülük ve sömürü sürüp gideceğe benziyor. Çünkü dünyanın başına
gelenlerin büyük bir bölümünün sorumlusu ABD ama dünyayı tüm bu kendi sebep
olduğu sorunlardan kurtarma pozunda ortada dolaşan da ABD Özellikle İslam
dünyası ABD için deneme tahtası konumunda. Bir diğer ifade ile ABD nin toplama
ve imha etme merkezi görüntüsü veriyor. Bu bakımdan dünyanın diğer ülkelerini
bilmem ama İslam dünyasına huzur ve barışın gelebilmesinin tek şartı İslam ve
İslam dünyasının üzerinden ABD nin elinin çektirilmesi mecburiyeti var. Hatta
bir adım daha atarak ülkemizde terörün son bulması, diğer bir ifadeyle Barış
Süreci nin istenen sonucu verebilmesi bile buna bağlı diyebiliriz. Sakın her
taşın altında ABD yi aradığım, bütün melanetlerin sorumluluğunu ABD ye yıkmak
gibi bir gayret ve saplantının içinde olduğum sanılmasın. Çünkü böyle bir sanı
gerçeği görmek istememek, ABD nin propaganda hamleleri arasında kendinizi
kaybettiğiniz anlamına gelir. ABD tüm bu söylediklerimi tek başına yapmıyor,
yardımcı elemanları var diyebilirsiniz. Doğrudur. Eğer dünya sömürülecek ve
bunun için de belli bir kalıba sokulacaksa elbette bu sömürüden ayrılacak küçük
paylar karşılığında devreye sokulabilecek ülkeler, istihbarat ve terör
örgütleri bulmak zor değildir. Böylece ABD hem dünya sömürüsünü sürdürmüş hem
de bu işi yaparken elini yakmamış olur.
Bu konuya durup
dururken girmiş değilim. Geçtiğimiz Aralık ayının başında gazetelerde, ABD nin
dinlemediği ülke kalmamış. Tüm cep ler dinlenmiş başlığı altında yer alan bir
haber dikkatimi çekmiş ve bu haberin yer aldığı gazeteyi bir kenara koymuştum.
Hatırlanacağı gibi bu haberlerin öncesinde de özellikle Almanya ile bazı
ülkelerin ABD tarafından dinlendiği gündeme gelmiş, ülkeler arasında tartışmaya
sebep olmuştu. Ama nedense konu unutulmaya terk edildi. Söz konusu haberde ABD
istihbarat kurumu NSA nın bütün cep telefonlarını dinlediği belirtilerek
açıklanan belgelere göre, tüm dünya üzerindeki GSM operatörlerine sızan NSA nın
Mayıs 2012 itibariyle bu şirketlerin yüzde 70 inin bilgilerini ele geçirdiği
belirtiliyordu. Bu arada ülkemizde de 4 telefondan üçünün dinlendiği haberde
özellikle vurgulanıyordu.
ABD nin tüm insanlığın özeline burnunu sokması sadece cep
telefonlarının dinlenmesinden de ibaret değil. Dünkü gazetelerde yer alan bir
haberde ABD de güvenlik güçlerinin iki yıldır 15 metre menziliyle duvarların
arkasındaki nefes alıp vermeyi bile algılayan Range-R adlı radarı gizlice
kullandığı belirtiliyordu. Sanıyorum bu iki haberi okuduktan sonra ABD ile
demokrasi, özgürlük ve insan hakları kavramlarının birlikte düşünülmesinin
sadece aptallık olacağını söylemeye bile gerek yok. İnsanların özeline saygısı
olmayanların demokrasiden, insan haklarından söz etmesi sahtekârlık değil
midir