İnsanın kendisinin bile ne olduğunu anlayamadığı
sorunlarının olması ne zor bilir misiniz
Ölsem de kurtulsam! diye söylenen birileriyle
karşılaştınız mı hiç
Öyle birisiyle karşılaşıp onun elinden tutmaya çalıştınız
mı
Peki, o kişi en yakınız oldu mu
Minicik bir tebessümü için dünyayı ayaklarına sermek
isteyebileceğiniz canınızdan birisi
Gözlerinde keder gördüğünüzde, yardım edemeyen elinizin,
onu anlayamayan zihninizin düşmanı hissettiniz mi kendinizi
İstese, ah keşke bir şeyler söyleyerek derdine ortak etse
sizi, onun için yapamayacağınız ne gelir ki aklınıza Hiç bir şey! Zira onun
isteyip sizin veremeyeceğiniz bir dünya nimeti yokken yeryüzünde, elinizin
kolunuzun bağlı olduğu hissine kapılmak nasıldır hiç tattınız mı
Gözleri size çevriliyken aklının kim bilir nerelerde
dolandığını merak ettiniz mi Bakışlarınızın karşılaşmasına rağmen,
düşündüklerine erişemiyor oluşunuz içinizi acıttı mı
Soruyorsunuz söylemiyor, anlamaya çalışıyorsunuz
anlamayacağınızı dillendiriyor, gözlerindeki nemi sizinle paylaşmıyor, yanında
olmak istedikçe sizi uzağına atıyor!
Yalnızlık Psikolojisi
Bir anne babanın, ergen evladıyla başına gelebilecek en
zor zamanları bu sahneler. Ve farkında mısınız bilmiyorum ama çoğaldı!
Kod adı verelim ve ona M diyelim... M, ailesinin çabaları
arasında yalnızlaştığını düşünen liseli bir gençti. Dışarıdan bakınca sıradan
görünen, aile içinde ilişkilerin doğal süreciyle yaşandığı minik bir dünyası
vardı. Bu dünyanın içinde sıkışmaya başladığını hissetmesi, bazı beklentilerin
altında ezilmenin verdiği kaprisleri depresif hallere çevirmesi, onu bekleyen
upuzun ömrü bu sıkışmışlıkla nasıl atlatabileceğini bilememesi bitiriyordu ümit
dünyasını.
Geleceğe dair hayalleri tükenmiş gibiydi. Baksa görmüyor,
duyduğunu işitmiyordu. Kendi hayatını, iç dünyasında oluşturduğu kendi
çıkmazlığına gömmekte beceri kazanmıştı. Her şeyin üzerine geldiğini
düşünüyordu. Okul, sınavlar... Beklentiler...
Ailesiyle yaptığı sohbetlerin çoğunda okul ve dersler
gündeme geliyordu. Babasıyla konuşmak istediği öyle çok konu vardı ki... Nasıl
olduğunu bile anlamadan aralarında dönen sohbetin tamamı dersler olup
çıkmıştı.
Oysa o korkuyordu... Geçmişte güvende hissettiği çocuk
hayatının yerini, gelecekte ne olacak benim halim kaygılarının aldığı büyüme
sürecine girmişti. Babasından hayata dair cümleler duymak en büyük hayaliydi.
Babasının bildiği geleceğe dair konuşmaların tamamıysa, kendi çocukluğundaki
imkânsızlıkların bugünün şartlarıyla kıyaslanmasıydı.
Babasının, aklının ucundan tutmasını istiyordu oysa! Aklı
vardı, evet. Bir şeylerin nasıl döndüğü anlamaya başlamıştı yavaştan. Ama o
aklın doğru bir rehbere ihtiyacı vardı, rekabet ilişkisine değil!
Babalar niçin bunu anlamaz ki diye düşünmekten
kendisini alıkoyamıyordu. Baba olmak, kendi geçmişinle evladına verdiğin imkânı
yarıştırmaktan ibaret miydi Bir baba, çocuğuyla zaman geçirmek için bundan
daha kaliteli malzeme bulmakta niye bu kadar zorlanırdı ki
Derslerin nasıl yaklaşımından çıkıp Neyin var Her
şey yolunda mı sorusuna geçiş yapmak niye zor ki... Anne baba için anlaması
imkânsız gibi görünse de derslerden başka konuşulacak yüzlerce konu var
ergenlerle, bunu anlayan ilk ebeveyne Nobel ödülü verilmesi gerekir miydi
Yalnızlık... İçinde hissettiği yalnızlıktan kurtulmak
için neler denemedi bir bilseniz. Odada yalnız başına geçen saatler,
bilgisayarın ekranına gömüldüğü oyun dolu dakikalar, ailesinin beğenmediği
arkadaşları!
Bir orta yol mutlaka vardı, biliyordu. Onun bildiği orta
yolla, ailesinin bildiği yol bir türlü dört yol ağzına gelemiyordu.
M, danışmanlık hizmetini bir arkadaşından duymuştu. Anne
babasına; Beni bir psikolojik danışmana götürün. Anlatmak istediklerim var.
dediğinde ailesi telaşa kapılmıştı. Oğullarının kendilerinden sakladığı ne
olabilir kaygısı içlerine kor ateşi gibi saplanmıştı.
Evlatları için endişelendiğini fark ettiğim bu aile,
temelde güzel ilişkileri barındırıyordu. Kavga, gürültü yoktu. Ama ilişkiler
beklediğimden sığdı!
Evdeki emeklerin çoğu fiziksel donanımdaydı. Güzel
imkânlar, iyi okullar, markalı giysiler.
Duygusal ilişkilerin azaldığı, nesnel doyumların
abartıldığı ilişkilerde kişilerin yalnızlık çekmesi kaçınılmazdır sevgili
okurlar! Günümüzde herkes maddeye yatırım yapıyor. İmkânların artırılması için
çabalayıp duruyor, ama evlatlarının hayallerini konuşmayı unutuyor. Çocuğuyla
oyun oynamanın, evin içinde koşturmanın, saklambaçla coşmanın, kendimizi hediye
haline getirmenin inanılmaz etkisi gözden kaçırılıyor. M ile yaptığımız birkaç
seans görüşmenin ardından ailesiyle de görüştük. Önce M nin içinde hissettiği
yalnızlık duygusuyla çalıştık, sonra ailesiyle arasında köprü olduk. Kuşaklararası
iyi niyete rağmen devreye giren derin uçurumları kapattık. Birbirlerini
dinlemeye ve duymaya başladılar. Böylece M nin yalnızlık psikolojisi, ailenin
oğullarının geleceğiyle ilgili kaygıları yatıştı.
Çocuğunuzun bilinmeyen kapılarının kilitlerini açın!
Çocuklarımızın bizim rehber olmamıza ihtiyacı var. Rehber
nasıl olunur biliyor musunuz Rehber olabilmek için öncelikle rehber olacağınız
kişinin ruhsal yapısı hakkında bilgi sahibi olmanız gerekir Neyi sever, neyden
hoşlanır, büyüme dönemi özellikleri nasıldır, iç dünyasını hangi malzemeler
oluşturur, duyguları nedir, içinde neleri barındırır Düşünün ki firmanıza iş
geliştirme programı uygulamamı istiyorsunuz Elemanların iş performansları
düşük ve benden yardım istediniz. Ne yaparım sizce Evet, öncelikle firmanızı
tanırım. Nedir, ne iş yapar, ne üretir, hedefi nedir, bugüne kadar neler
yapmış, hangi başarılara hangi hatalara imza atmış, iş ve çalışan arasındaki
ilişki dengesini ne üzerine oturtmuş, hizmet kalitesi standartlarını neye göre
belirlemiş, kimlere hizmet veriyor, hizmet geri dönüşümü istatistiğinde göze
çarpan belirleyiciler ne...vs... bir sürü şeyi bilmek isterim!
Ben bir firmaya iş geliştirme programı uygulamak için bu
kadar çok şeyi bilmek isterken; siz insan yetiştirmek ve kendi evladınıza
rehberlik etmek için onun hakkında bir şeyleri öğrenmeye niye hiç hevesli
değilsiniz Bunun için destek almak niye size ağır geliyor
... Öğrenin, öğrenin... Çocuğunuzun bilinmeyen
kapılarının kilitlerini açın! Nasıl öğreneceğinizi bilmiyorsanız lütfen
psikolojik destek çalışmalarından istifade edin. İşin uzmanına başvurun!
Sevgiler...