44 yıldır yayın hayatında olmak. Türlü türlü badireler atlatarak bugünlere ulaşmak. Okumanın giderek azaldığı ve tasarruf denilince ilk önce gazete satın almanın/aboneliğin iptalinin akla geldiği zamanda okuyucu/abonesiyle ayakta kalmak öyle sanıldığı kadar kolay bir iş değildir takdir edersiniz ki!
Evet! Yarın itibariyle Milli Gazete olarak yeni bir yıla girmenin sevincini ve haklı gururunu yaşıyoruz. İlkelerinden ödün vermeden, Hak batıl mücadelesinden Hakkın tarafında olan, bitaraf olanın bertaraf olduğunun bilinciyle geçen 44 yıl. Bugün pek çok gazetenin, TV’nin alt yapısını oluşturan yüzlerce gazeteci yetiştiren bir kurumdur Milli Gazete aynı zamanda.
Kimler geldi kimler geçti… Hasan Aksay’dan Necip Fazıl’a, Fehmi Koru’dan Hasan Karakaya’ya, Cahit Zarifoğlu’ndan İsmet Özel’e… Nice insan gazetenin bugünlere ulaşmasında emeklerini ortaya koydular.
Gazetelerin belli bir gelir grubuyla ya da iktidar/muhalefetle dolaylı maddi bağlantısı yoksa ayakta kalması çok zordur. Masraflı iştir gazetecilik. Hem maliyet hem de diğer giderleri karşılamak oldukça güçtür. Pek çok gazete çeşitli sebeplerden yayın hayatına son verip arşivlerde yerini alırken Milli Gazete her türlü olumsuzluğa inat yıllardır ayakta kalarak bu anlamda örnek olmuştur tüm dünyaya. Okuru dışında destekleyeni olmamış ve destekçi de aramamıştır Milli Gazete. Kimseye “eyvallah” etmemiştir anlayacağınız.
Çizgisi bellidir. Hak dava içerisinde Milli Görüş çizgisinde yayın politikasına sahiptir. Tüm iç ve dış siyaseti Milli Görüş zaviyesinden değerlendirir. Bu yüzden diğerleri gibi dün ak dediğine bugün kara; dün tu kaka dediklerine bugün cici dememiştir. Eğer bir insan ya da siyasi hareket Milli Görüş çizgisinde ise ona destek olmuş eğer değilse karşısında durarak gerçeği görmesi için yayın yapmıştır. Kişiler ya da gruplar değildir maksadı. Zihniyet ve sistemle mücadeledir temel gayesi. İnsanı değil temsil ettiği zihniyeti hedef alır. Bu yüzden kendisi gibi düşünmeyenler için de bir değer ifade eder Milli Gazete. Mücadelesi ve davası ön planda olduğundan saygı da görür.
Gündemi hep farklı olmuştur. Pek çok medya organının görmek istemediği ya da göremediği konuyu gündeme getirmiş, mazlumun sesi olmakla haklı bir nam salmıştır. Gündemin peşi sıra gidenlerden olmayıp kendisi bizatihi gündem oluşturan bir gazetedir Milli Gazete.
Sadece doğruları yazan bir gazetedir. Bir konu hakkında Milli Gazetede bir haber yer alıyorsa kimse onun “acaba böyle midir ” diye doğruluğunu araştırma ihtiyacı hissetmez zira “Milli Gazete yazmışsa doğrudur” yazılı olmayan kuralını dost düşman herkes kabul etmektedir. Okurlarını boş hayaller ve olan bitenin farklı şekilde anlatılması ile “kandırmaz”. Gerçeği tüm çıplaklığı ile gözler önüne serer. Gerçek tektir ve belli bir açıdan bakıldığında da zaten kendini belli eder.
Sadece ülkemizdeki mazlumları değil nerede bir Müslüman varsa oradan haber veren bir gazetedir Milli Gazete. İnsanımız Eritre, Moro, Arakan, Çeçenistan, Filistin gibi nice İslam diyarını Milli Gazete’den duymuş ve takip etmiş hatta buralardaki zulümden bu vesile ile haberdar olmuştur. Bugün sokaktaki çocuk bile Siyonizm’den haberdar ise bunda Milli Gazete’nin payı çok yüksektir. Kudüs sevdalısı, Mescid-i Aksa’yı sürekli gündeme getirerek zalimin zulmüne her zaman karşı durmuş ve zalime hasım olmuştur. Zulme rıza zulümdür düsturunca hareket ederek zalimlerin amansız takipçisi haline gelmiştir. Mazluma kol kanat germiştir. Bir yanıyla siyasi diğer yanıyla ümmetin sesidir Milli Gazete. Üzerinde bulunan “Hak geldi batıl zail oldu” ayeti mucibince geçmişten günümüze çizgisinden ödün vermemiş bir gazetedir Milli Gazete. Ya da Erbakan’ca bir duruşun kâğıda yansıyan hali…
Minik bir tebessüm
Halkın görüşü
Uluslararası bir bankanın ABD’li üst düzey yetkilisi bir İstanbul ziyaretinde ilginç bir değerlendirme yapar.
“Biz der… Türkiye’yi anlamak için her gün dört gazeteyi tercüme ettirir bütün yönetime dağıtırız”
Hangi gazeteler
“Hürriyet, Zaman, Dünya ve… “Ve Millî Gazete”
Peki neden
“Hürriyet Gazetesi’ni devletin görüşünü anlamak için.
Zaman Gazetesi’ni hükümetin görüşünü anlamak için.
Dünya Gazetesi’ni ekonominin gidişini anlamak için.
Millî Gazeteyi de halkın görüşünü anlamak için…”
Erbakan’ın dilinden Milli Gazete
• “Müslümanı alır şuurlu Müslüman yapar. Nasıl şuurlu Müslüman yapıyor Alıyor Müslümanı, başına üç tane çivi çakıyor. Bir tanesi cihat çivisi, ikincisi haftalık toplantı çivisi, üçüncüsü de Milli Gazete çivisi. Bir insanın başına cihat çivisi, haftalık toplantı çivisi, Milli Gazete çivisi çakılmışsa bu insan artık şuurlu Müslüman olmuştur”
• “Emperyalizmin ifsat çalışmalarına karşı Milli Görüş’ün ıslah çalışmalarında, Milli Gazete tek başına bütün gücüyle gayret göstermektedir.”
• “Milli Gazete, ülkemizin en kıymetli evlatlarını bağrında toplayan son derece değerli bir yazar kadrosuna sahiptir.”
•“Milli gazete çok mühim yayınlar yapmaktadır. Çünkü bir inanç ve şuur abidesidir.”