Sovyetlerin yıkılması ile yeni bir tür Soğuk Savaş dönemi
başlamıştır. Eski Soğuk savaşın en önemli aracı, sert güç (silah ve ekonomik)
iken yeni soğuk savaşın aracı yumuşak güçtür . Sert güç kullanımında baskı
tehdit varken, yumuşak güç kullanımında ikna esastır; kendi menfaatine olanın
muhatabının menfaatine olduğuna inandırma ve ikna etme söz konusudur.
Mücadelede kullanılan gücün değişimine bağlı olarak organizasyon yapıları ve
mücadele şekilleri de değişmektedir. Yeni soğuk savaşın en önemli ve etkin
araçları, Sivil Toplum Kuruluşlarıdır/örgütleridir (NGO). Batı hem kendi
ülkesinde hem de diğer ülkelerde, özellikle, sömürgeleştirmek istediği
ülkelerde, STK lar kurmakta veya var olanlara sızmakta, onları finanse etmekte,
eğitmekte, yönlendirmekte ve onlar üzerinden menfaatlerini gerçekleştirecek
operasyonlar yapmakta ve stratejiler uygulamaktadır.
ABD-İngiltere-İsrail-Küresel Tefeci Sermaye-AB (Şer Ekseni), hedef ülkelerde
işbirlikçi STK lar bulmayı ve bulunan yerli işbirlikçiler aracılığıyla söz konusu
ülkelerde kendi politikalarını uygulamayı, iktidarları askeri devreye sokmadan
devirmeyi, sistemi kilitlemeyi, iktidarda olanları yıpratmayı, bir strateji
olarak belirlemiştir. STK lar aracılığıyla siyasi iktidarın düşürülmesine, sert
güç kullanılmadığından dolayı, Kadife Darbe/Devrim denmektedir.
İlk Kadife darbe dalgası, Sırbistan, Ukrayna, Gürcistan
ve Kırgızistan darbe zinciridir. Bu ülkelerde kadife darbeler, Rus hakimiyetini
kırmak için yapılmıştır. Ukrayna, Gürcistan ve Kırgızistan da Ruslar karşı
kadife darbeyle cevap vermekte gecikmemiştir. Kıbrıs ta Talat ı iktidara
getiren darbe de bir kadife darbedir. Ancak bir sonraki dönemde Talat gitmek
zorunda kalmıştır. Şimdilik, Sırbistan hariç diğer darbelerden Batı istediği
sonucu alamamıştır. Bu darbelerin ortak özelliğinden dolayı bunları Birinci
Nesil Kadife Darbeler olarak nitelendirebiliriz. Arap Baharı olarak
nitelendirilen Tunus ve Mısır da İktidarların yıkılmasına neden olan Kadife
darbeler ise birincisinden farklı özellikler taşıdığından dolayı buna da İkinci
Nesil Kadife Darbeler adını vermekteyiz. Batı, hem Tunus hem de Mısır da seçim sonuçlarından istediğini alamamış,
her iki ülkede de Müslümanların iktidara gelmesini engelleyememiştir.
Türkiye nin bölgesel hatta Küresel güç olma, Yeni Osmanlı
misyonunun inşa etme, Suriye de Rus-ABD ittifakının oluşturduğu Politikalara
karşı politika oluşturma ve İsrail le uzlaşmama, ABD nin Büyük Ortadoğu
Projesi , İsrail in Büyük İsrail Projesi , AB nin 2. Sevr projesi ve
Rusya nın Sıcak denizlere Açılma Projesi ile çatışmaktadır. Reyhanlı
operasyonu ile başlayan süreç, Taksim Gezi Parkı operasyonu ile farklı bir
boyuta gelmiştir. Mesele, bir parktaki dört ağaç meselesi olmanın çok daha
ötesinde karışık bir mesajlaşma ve hesaplaşmadır. Türkiye de yeni bir tür
Kadife darbe hazırlığı yapılmaktadır. Bunun için burada öncelikle Kadife
darbelerin ne olduğunu ele alıp inceleyeceğiz.
Yumuşak Güç Kullanımı: Kadife Darbeler
ABD-İngiltere-İsrail-Tefeci Küresel Sermaye-AB (Şer
Ekseni), tarihi süreç içerisinde, tüm alternatifleri yok ederek Batı kültür ve
medeniyeti merkezli bir dünya hâkimiyeti kurabilme stratejisine bağlı kalarak
değişik ülkelerde, değişik zamanlarda, değişik darbe yöntemleri geliştirmiştir.
Bunları dört grupta sınıflandırabiliriz:
* Birinci Nesil
Darbeler: Fiili Askeri İşgal: Afganistan, Irak, Panama örnekleri.
* İkinci Nesil
Darbeler: ABD onaylı askeri cunta darbeleri. Türkiye de 27 Mayıs, 12 Mart, 12
Eylül bu tür darbelerdir.
* Üçüncü Nesil
Darbeler (Postmodern Darbe): Askerlerin öncülüğünde sivil toplum kuruluşlarının
muhalefeti ile hükümetin devrilmesi. Türkiye deki 28 Şubat bunun en güzel
örneğidir.
* Dördüncü Nesil
Darbeler (Postmodern Kadife Darbeler): Batı işbirlikçisi STK lar ile darbe;
Sırbistan, Gürcistan, Ukrayna, Kırgızistan, Kıbrıs örnekleri.
Dördüncü Nesil Darbe (Kadife darbe), o ülkenin yerli
görüntülü sivil toplum örgütlerinin önderliğinde kitle hareketi ile yönetimleri
devirme sanatı olarak tanımlanabilir.
Kullanılan Yöntem
Burada, yerli işbirlikçiler aracılığıyla ülkeleri içerden
ele geçirmek ana yaklaşım tarzıdır. Baskın olan yumuşak güç kullanımıdır. Şer
Ekseni tarafından bu süreçte ülkeler, içerden karıştırılmakta, etnik ve mezhebi
tüm ayrılıklar tahrik edilmekte ve tüm gayrı memnunlar iktidar karşıtı bir
safta birleştirilmektedir. Finansman ve medya desteği Şer Ekseni (Özellikle ABD
ve Küresel Sermaye) STK larınca karşılanmaktadır. Bu yeni dönemin Truva atı:
Demokrasi, İnsan hakları, özgürlüklerdir. Şer ekseni, bu atla ülkelerin içine
girmek istemektedir.
Dördüncü Nesil Darbelerin teorik alt yapısı, Avusturyalı
düşünür Karl Popper in Açık Toplum ve Düşmanları adlı kitabındaki
düşüncelerine dayanmaktadır:
Totaliterler zorunlu, hatta kaçınılmaz olarak baskıya
şiddete başvuruyorlar. Bu totaliter rejimlerin karşısına konabilecek bir
seçenek var. Gerçeğin kimsenin tekelinde olmadığı bir seçenek. Farklı
bireylerin değişik görüşleri taşıdığı, bu farklılıkların, bu çeşitliliğin barış
içerisinde bir arada yaşamasını sağlayacak kurumların gerektiği bir seçenek.
Yurttaşların haklarını o kurumlar koruyacak, ifade ve tercih özgürlüğünü yine o
kurumlar güvence altına alacak. Bu toplumsal örgütlenmeye bir ad koymak
gerekirse, Açık Toplum diyebiliriz. (1)
Kadife Darbelerin Finansorü ABD li spekülatör Soros un
vakfının isminin, Popper den mülhem, Açık Toplum (Open Society) olmasına
dikkat edilmelidir. Soros vakfını bu amaçla kurduğunu saklamamaktadır. Kadife
darbelerde uygulanan yöntemin temel felsefesi ise, siyaset bilimci Gene Sharp a
aittir. Şiddet İçermeyen Hareketin Politikası ( The Politics of Nonviolent
Action ) ve Diktatörlükten Demokrasiye ( From Dictatorship to Democracy )
adlı kitaplarında uygulanan yöntem anlatılmaktadır (1). G.Sharp a göre;
Diktatörün kredisi azaldıkça ona itaatsizlik edecek olan
bürokratların ve güvenlik güçlerinin sayısı da artar. Bu kitle kritik bir
seviyeye ulaştığında ise diktatör iktidarı kaybeder. Muhalif güçler, işte bu
anlayışa uygun nitelikte bir program uygulamalıdırlar. (1)
Gene Sarp, sivil itaatsizlik ve uluslararası baskının
diktatörlüklerin aşil topuğu olduğunu ileri sürmekte ve bu amaçla 189 farklı
eylem metodu önermektedir.(1)
Gene Sarp ın uygulamayı önerdiği yöntem şöyle
özetlenebilir (1):
1. Nokta: Örgüt: Öncelikle tek kelimelik vurucu bir örgüt
ismi ile gençler ve öğrenciler arasında örgütlenme.
2. Nokta: Slogan: Basit ve etkileyici bir slogan
oluşturma ve yayma.
3. Nokta: Medya: Ulusal ve uluslararası medya desteği.
4. Nokta: Finansman: Uluslararası vakıf ve sivil toplum
örgütlerinin parasal desteği.
5. Nokta: Seçimlere Hazırlık: Seçimler halkın sokağa
dökülmesi için en uygun dönemlerdir. Bunu için alt yapı çalışması yapmak:
- Seçimlerden altı ay kadar önce seçimlere hile
karıştırılacağı şüphelerini yayarak seçimlere gölge düşürmek.
- Seçim sonuçları ne olursa olsun seçimlerin adil
yapılmadığı ve seçimlere hile karıştırıldığı iddiasını gündeme getirmek.
- Seçimlere gözlemci olarak gelen batılı uluslararası
teşkilat temsilcilerinin bu iddiayı destekleyerek sorunun uluslararası arenaya
taşınmasını sağlamak.
n 6. Nokta: Gerilim
Artırma:
- Ekonomik manipülasyon yaparak bunalımı körüklemek.
- Etnik ve mezhepsel farklılıkları kaşımak.
* 7. Nokta: Gayri
Memnunları Toparlama:
- Kitlelerin takip edebileceği tanınan insanları lider
olarak öne çıkarma. Eski yönetimden dışlanmış popüler isimler uygun olabilir.
- Yönetime karşı olan tüm gayri memnunları bir çatı
altında toplama.
* 8. Nokta: Asker
ve güvenlik güçlerini kazanma ya da tarafsızlaştırma: Yönetimin yanında yer
almamasını, en azından olaylara müdahale etmemesini, tarafsız kalmasını ve
fakat muhalefeti de açık bir şekilde destekleyerek askeri darbe görüntüsü de
verilmemesini sağlamak. Böylelikle kitlelerin daha cesur davranması sağlanıyor,
katılım artıyor (2).
* 9. Nokta: Sokak
Hakimiyeti: Taraftarları sürekli olarak sokakta tutarak yönetimin otoritesini
ve iradesini kırmak. Bu gelişme yönetimi yalnızlığa iter, kendisine bağlı
güçlerin itaatsizlik oranında kritik düzeyin aşılmasını sağlar ve muhalefetin
halk desteğini hızla artırır.
* 10. Nokta:
Sonuç: Yönetimin (diktatörün) şiddet uygulanmadan kansız bir şekilde yıkılışı.
Kadife darbelerin başarılı olmalarının nedenlerini ortaya
çıkarabilmek için iyi bir analiz yapılması ve olaya etki eden tüm
parametrelerin göz önüne alınması gerekir. Olayları iç ve dış dinamikler kapsamında
iki boyutlu bir uzayda ele alabiliriz. Ancak bunların ayrıntılı incelenmesine
burada yer verme imkanı yoktur.:
İç Dinamikler
Kadife Darbe sürecine etki eden, onu kolaylaştıran ve
hatta hızlandıran iç parametreleri aşağıdaki başlıklar altında toplayabiliriz:
* Siyasal Kültür
ve Yapılar
* Ekonomik Yapı
* Toplumsal Yapı
* İktidarın Durumu
* Muhalefetin
Durumu
* Kitle İletişim
Araçlarının Durumu
Dış Dinamikler
Bu darbelerde etkili olan dış parametreleri aşağıdaki
gibi özetleyebiliriz:
* Ülkenin
Jeostratejik, Jeopolitik, Jeoekonomik ve Jeokültürel Durumu
* Diş
güçlerin(Bölgesel ve Küresel Güçlerin) Tutumu
* Kitle iletişim
Araçlarının Tutumu
Birinci Nesil Kadife Darbelerin ortak noktalarını
aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:
1- Darbeyi sembolleştirecek ve isim babası olacak
çiçekler, renkler ve giysiler seçilmiştir. İsimlendirmeler buna uygun
yapılmıştır: Gürcistan Kırmızı- Gül Devrimi, Ukrayna Turuncu-Kestane Devrimi,
Kırgızistan Sarı-Lale devrimi.(1,2)
Kitlelerin elbiseleri buna göre şekillendirilmiştir ve
ellerinde çiçekler bulunmaktadır.
2- Üniversite gençliği öncü rolünü oynamıştır. Gençler,
rock konserleri, eğlencelerle protestocuların safına çekilmiştir. Batılılar
gibi yaşamak isteyen gençler örgütlendirilmiştir.(3) Sovyet zulmünden yeni
çıkmış, sağlam değerleri olmayan, ekonomileri bozuk ve yönetim tarafından baskı
altında tutulmuş bu ülke insanlarının medya kitle kültürü ile batıya hayran
hale getirilmesi pek zor olmamıştır. Bunun sonucunda Batı ile işbirliğinde
anormal bir şey görmemişlerdir.
Kıbrıs gençliğinde benzer psikoloji meydanlara
yansımıştır. Genç partinin %7,5 lik bir oy potansiyeline ulaşmış olmasında
medya kitle kültürü etkili olmuştur.
3- Tek isimli bir gençlik örgütü popüler hale getirilip
örgütlenme onun etrafında gerçekleştirilmiştir: Sırbıstan da Otpor (Direniş),
Gürcistan da Kmara (Yeter), Ukrayna da Pora (Zamanı Geldi), Kırgızistan da
Birge (Birlikte).
Ukrayna da Znayu, 100 sivil toplum örgütünü bünyesinde
barındıran bir çatı örgüt olmuştur. 30 bin kişilik bir öğrenci potansiyeline
ulaşmıştır. Kırgızistan da çatı örgüt olarak Kel Kel, 170 sivil toplum örgütünü
bünyesine almıştır. (1-3)
4- İçerde ve dışarıda medya desteği sağlanmıştır:
Sırbistan da B-92 Radyosu, Gürcistan da Rustavi-2 televizyonu, Ukrayna da Kanal
5 televizyonu, Kırgızistan da Res Publica ve MSN Gazeteleri, ayrıca Bişkek teki
ABD dışişleri bakanlığının basımevi 60 değişik yayını basarak destek vermiştir.
(1)
5- Tümünün finansmanı yabancı vakıf ve sivil toplum
örgütleri tarafından karşılanmıştır. Sırbistan da Soros vakıfları; Gürcistan da
Soros Vakfı, Freedom House Uluslararası Demokrasi Enstitüsü; Ukrayna da
Soros un Açık Toplum Vakfı, Freedom House, Amerikan Cumhuriyetçi Partiye Yakın
IRI, Amerikan Demokrat Partiye yakın NDI sivil toplum kuruluşları, ABD-Ukrayna
Vakfı; Kırgızistan da USAID, Freedom House, National Democratic Institüte
(NDI), İnternational Republician İnstitute (IRI), Open Society
İnstitute(OSI=Soros un Açık Toplum Enstitüsü).
Kel Kel in bütçesi 110 bin dolar olup NDI tarafından
sağlanmıştır. Kel Kel içerisindeki Yolsuzluğa karşı Sivil Toplum Kuruluşu na
NED (Ulusal Demokrasi Fonu) tarafından 25 bin dolar yardım yapılmıştır,
Sakaşvili ve yeni yönetimin maaşları uzun zaman Soros vakfı ve BM tarafından
ödenmiştir. (1,2)
6- ABD elçilikleri olaylara destek verip yönlendirme
yapmışlardır. Sırbistan da Belgrat ABD büyükelçisi Richard Miles, Gürcistan da
Tiflis ABD büyükelçisi Richard Miles, Ukrayna da Kiev büyükelçisi John Herbst,
Kırgızıstan da Bişkek ABD büyükelçisi Steven Young.
Steven Young, 2004 yılında, Eğer Kırgızistan da iktidar
barışçı yollarla el değiştirirse, bu durum bütün komşu Orta Asya devletlerinin
vatandaşlarını umutlandıracaktır. (1) diyerek olayları tahrik etmiştir. Keza
darbeden bir hafta önce internette yayınladığı raporla darbenin planını
Kırgızistan halkına sunarak yönlendirme yapmıştır. Muhalefetin eylemlerini
desteklediğini kamuoyuna duyurmuştur(1).
7- Eylemi götüren örgütlerin eğitimleri, yabancı vakıflar
tarafından finanse edilip Sırbistan üzerinden gerçekleştirilmiştir.
Sırbistan daki örgütler, diğer ülke gençlik örgütlerini eğitmede
kullanılmıştır. Hatta Sırbistan gençliği, diğer ülkelerdeki eylemlere bizzat
iştirak etmiştir. (Gürcistan) Skaşvili ve arkadaşları Soros vakfı tarafından
Belgrat a götürülerek eğitilmişlerdir. Sırbistan daki Otpor Örgütü (kitleleri
kazanma ve yönlendirme konusunda) Pora (Ukrayna) üyelerini eğitmiştir. Znayu
tüm il ve ilçelerde seçmenlere seçimle ve adaylarla ilgili eğitim
vermiştir(2,3). Moldova, Belarus, Rusya ve orta Asya ülkelerinden gelen
gençler, eğitime tabi tutulmuştur(2).
8- Muhalefet liderlerinin tümü daha önce yönetimde
bulunup bir şekilde dışlanmış olan kimselerdir. Batıda eğitim almış ve batı
eğilimlidirler. Bu ülkelerde gençliğin yanı sıra kadınların önemli rolü olmuş,
kadın liderler kitleleri sürüklemiştir.
Bayan liderler: Gürcistan da Nino Burcanadze, Ukrayna da
Yulya Timaşenko, Kırgizistan da: Roza Otunbayeva.(3)
9- Ülkelerin hepsinde etnik ve mezhepsel huzursuzluklar
kaşınmıştır:14,16 Gurcistan da; Acara, Osetya, Abhazya, Javakheti, Ukrayna da;
Doğu-Batı, Rus-Ukraynalı, Rusça konuşan Ukraynalılar, Kırgızıstan da
Özbek-Kırgız.
10-Düğmeye seçimlerle birlikte basılmıştır. Sırbistan
(2000), Gürcistan (2003), Ukrayna (2004), Kırgızistan da (2005). Ancak bu
ülkelerin tümünde seçimlerden yaklaşık 6 ay kadar önce seçimlerin adil olması
ve hile yapılmaması için kampanya açılarak farklı örgütler arasında dayanışma
sağlanmıştır. Bu arada kamuoyu hile konusunda şartlandırılarak bir şuur altı
oluşturulmuştur. Seçimlerden önce yapılan anketlerle muhalefetin iktidardan
daha ilerde olduğu kanısı yerleştirilmiştir. Seçimlerden sonra da hile var
diyerek kampanya başlatılmıştır. (1,3)
Yabancı vakıflar, medya ve siyasiler işin içerisine
girmiş, AGİT ve diğer gözlemci kuruluşlar aracılığıyla seçim sonuçları,
uluslararası camiaya taşınıp mevcut yönetim baskı altına alınıp
yalnızlaştırılmıştır.
Ukrayna seçimleri ile ilgili olarak ABD Başkanı Bush ve
AB Dışişleri sorumlusu Javier Solana; Seçim sonuçlarını kabul etmediklerini
ilan etmişlerdir. (1,3) Ukrayna darbesinden sonra George Soros: Orta Asya
ülkeleri de Ukrayna ve Gürcistan örneklerini izleyerek değişmelidirler. demiş
olması, ABD şirket devletinin olaylara ne derece müdahil olduğunun bir
göstergesidir (1).
AB Dış Politika Temsilcisi Javier Solana, Brüksel de
yayınladığı bildirisinde: Kırgızistan daki olayları yakından takip ediyoruz.
Parlamento seçimlerinin uluslararası normlara uymaması ve halkı tatmin etmemesi
konusunda endişeliyiz. Bu durum ülkede gerilim yaşanmasına neden oluyor (1) demekle
istenen desteği sağlamıştır.
11- Bu ülkelerin hepsinde yolsuzluk, yoksulluk, işsizlik,
yandaşlık ve adaletsizlik en hakim unsur olmuştur. Değer sistemlerinde ciddi
bir erozyon vardır. Millet olma bilincinde ciddi kırılmalar mevcuttur. Batının
medya kitle kültürü, büyük bir batı hayranlığı oluşturmuş ve batılı gibi
yaşayabilmek için para etkin bir unsur olarak öne çıkmıştır.
Sonuç: Soru
Koç Üniversitesinin, Swiss Otel in, Konrat Otel in ağaç
kıyımında ve B2 arazilerinde ormanların yok edilmesinde ve İstanbul un
gökdelenlerle kirletilmesinde susanlar, şimdi ne oldu da meydanlara indiler
Mesele Taksim Gezi Parkı dört ağaç, çevre meselesi mi
Yoksa daha büyük bir oyun mu
Öküz öldü ortaklık bozuldu .
Ve Hz. Muhammed(sas) der ki:
Ey insanlar! Sizler sulh ve sükunet devrindesiniz. Zaman
süratle ilerliyor
Öyleyse, Gelecekteki mücadeleler için hazırlanın.
(Sulh ise) yakında miadı dolacak olan bir hazırlanma
devresidir.
Karanlık geceler gibi işler karıştığı zaman Kur an-ı
Kerim e sarılınız. (4)
Kaynaklar
1- Kırgızistan Kadife Devrim Dosyası, Araştırma Kültür
Vakfı Arşivi, 2005.
2-Başyurt E., Kadife Devrimin Yeni Hedefi: Orta Asya,
Aksiyon, 28.03.2005, S:34-37.
3- Ukrayna Dosyası, Araştırma Kültür Vakfı Arşivi, 2005.
4- Kandehlevi, M.Y, Hayat-u Sahabe, c.1. s:1783.