Seçimlerin değerlendirmesini yaparken ister istemez AK Parti merkeze oturdu. Seçimin genel psikolojisi ve sonuçlarını doğru olarak değerlendirmez isek sağlıklı bir sonuca varılamaz. Milli Gazete okuru için elbette Saadet Partisi–Millî İttifak değerlendirmesi öne çıkmalı. AK Parti ile Sayın Cumhurbaşkanı merkezli yürüyen bir seçimde genel tablo farklı olarak ortaya çıktı.

AK Parti bu seçimlerde sanıyoruz ki, yaptırdığı kamuoyu yoklamaları sonucu ciddi bir oy kaymasının farkındaydı. Önceki seçimlere göre farklı bir yol tutturdu. Daha önce kemikleştirdiği oyları bütün olarak koruyamadığı anlaşılınca Milli Görüş’e dönüş yaptı. Üslubunu buna göre belirledi. Cemaatler üzerinde büyük bir baskı uyguladı. Sivil toplum örgütlerinin tamamı örgütlendirildi. Milli Görüş geleneğine bağlılığı göstermek adına Refah Partisi logosu altında bütün il ve ilçelerde toplantılar yaptı. Duygusal konuşmalar yapıldı. Öteden beri Milli Görüş çizgisini sürdüren ve bunu ısrarla açıklayan İsmail Ağa Cemaati adeta kuşatma altına alındı.

Saadet Partisi’ne devlet kanalları dâhil olmak üzere “Yandaş” diye tanımlanan medya kapılarını tamamen kapattı. Paralelci diye nitelen medya kapılarını açınca Paralelci olarak suçlandı. Sosyal medya ve kimi medyada İsrail’den para yardımı geldiği dahi söylendi.

Milli Görüş üzerindeki iftira ve suçlamalar öteden beri süre geliyor. Fakat bunu muhafazakârların ve eski Milli Görüşçülerin yapması anlaşılabilir gibi değildi. Çünkü onlar Milli Görüş’ün geçmişini en iyi bilenler olmasına karşın.

Milli Görüş’ün ulusalcı, Ergenkoncu, Esedci, Paralelci gibi suçlamaları, töhmet altında tutmaları çok ağırdı. Cemaat medyası kanallarını ve medyasını açtı ama asla seçmenini Milli İttifaka yönlendirmedi. Milli İttifak içinde onların bir tek adayı bulunmamasına karşın ısrarla Paralelcilerle birlik olduğu ihsas ettirildi. Seçim sonuçları da ortada.

Tam ritmini yakalamışken çok zor şartlarda astıkları bayraklarını indirdiler. Özellikle Ankara merkezli.

Baraj başlı başına bir sorun. Eğer %10’luk baraj olmasa bugün siyasal tablo çok farklı olacaktı. Saadet Partisi çok daha yüksek oranda oy alacaktı. HDP de bu kadar yüksek oy alamayacaktı.

Saadet Partisi İslâmî düşünüşlü tabanın tek alternatifidir ve varlığı önemlidir.

Sonuçta AK Parti’nin suçlandığı veya içine düştüğü durumdan sonra Saadet Partisi’ne daha çok ihtiyaç vardır.

Bundan sonra, şimdiden başlamak üzere, genç enerjinin durmadan çalışmalara başlaması gerekir. Seçimden seçime değil, yarın seçim olacakmış gibi yoğun çalışmalara girmeli. Gençliğin düşünce yoğunluğu için çalışmalar yapmalı. Bilgi ve görgüsünü arttırmalı. İslâm medeniyeti, İslâm devleti, İslâm düşüncesi ve ümmeti adına var olduğunu bilmeli. İslam milletinin bilinçli genç bir enerjiye şiddetle ihtiyacı var.