Türkiye ve dünya “zalim düzen”den “ADİL DÜZEN”e geçiş sancıları yaşıyor dedik…

Bugünün Firavun’u olan Sermaye’nin Mısır Firavunları ile bir akrabalığı yoktur. Oysa Hakk’a dayalı medeniyetlerin hepsi Hazreti Nuh ve Hazreti İbrahim’in vârisleridir, yaşıyorlar ve devam ediyorlar. İnsanların uygarlaşması “yıkıcıların” değil “YAPICILARIN” eseridir...

Bu anlattıklarımız sosyoloji ilminin çok açık olarak görebileceği gerçeklerdir. KUR’AN ise buna ek yapmaktadır. Uygarlaşmada “YAPICI” görevi alanlar cennete, “YIKICI” görevi alanlar cehenneme giderler. Kişiler yapacakları görevi kendileri seçerler. Bütün incelik buradadır, yapacakları görevi kendileri seçerler...

İki takım vardır; “ALLAH’IN TAKIMI” ve “ŞEYTANIN TAKIMI”. Allah’ın takımı insanları bu dünyada muzaffer kılmakta, ahirette de cennette götürmektedir. Şeytanın takımında olanlar ise mikropluk görevlerini yaptıktan sonra yok olmakta ve ahirette de cehenneme gitmektedirler. Ciddi bir çatışma kıyamete kadar devam edecektir. Daima yapıcılar galip gelecek ve böylece dünyanın sonu tabii ömrünü bekleyecektir...

İşte, insan istediği takıma katılmakta serbesttir. İsterse “YIKICILAR TAKIMINA” katılır ve cehenneme gider, isterse “yapıcılar takımına” katılır ve cennete gider...

FİRAVUNLARIN temsilcisi çağımızda Siyonist SERMAYE “şeytan hizbi”nin temsilcisidir. “ADİL DÜZEN” ise “Allah hizbi”nin temsilcisidir. Henüz cepheler tam olarak netleşmedi. Sermaye’nin karşılıksız faizli dolarları kitleleri hâlâ orada tutuyor. ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI ise garibanlar olarak çalışmaya devam ediyorlar…

Ama siz garibanlara müjdeler olsun: Siz çağımız Firavunlarının köleleri değilsiniz. Siz üçüncü binyıl KUR’AN düzenini geçekleştirmek için çalışıyorsunuz. Oysa tüm insanlık ya şeytan hizbinin yanında yer almakta, ya da ölüleri mezardan çıkarmakla uğraşmaktadır. Bunun için siz seçilmiş kimselersiniz, yeni KUR’AN medeniyetini kurmakla görevlisiniz...

Bunları haftalık KUR’AN VE İLİM seminerleri çalışmamızdan aktarıyorum. Ayette (Nahl Suresi 33. ayet), meleklerin gelmesinden veya Rabbinin emrinin gelmesinden bahsedilmekte... Rabbinin emrinin gelmesi, bütün bunların uygarlaşma gereği olarak olduğuna işaret etmektedir. Eğer şeytan olmasa, şeytan halkı organize edip tutuculara saldırmasa, yeni uygarlık gelmez. Yeni KUR’AN DÜZENİ ve medeniyetinin kuruluşu, Sermaye’nin her türlü silahları ile yaptığı zulümlere karşı direnme ile oluşacaktır. Sermaye saldırmasa PUTİN ile ERDOĞAN anlaşmazlar. Saldırılar ortak düşmanları dost yapmaktadır. Tarih boyunca hep savaşmış olan Almanlar ve Fransızlar, Sermaye’nin zulmü sonucu barıştılar, Avrupa Birliği öyle kurulabildi. Tarih boyunca hep savaşmış olan Rus halkı ile Türk halkı şimdi dost olmuşlardır. Çünkü “şeytanın hizbi” büyük bir tehlike olmaya başlamıştır. Bugün Şiilik ve Sünnilik de unutuldu, “şeytanın hizbi” bin yıllık kavgayı bitirdi...

Şimdi insanlık iki şeyden birini bekliyor.

Ya yeryüzüne melekler gelecekler ve müminlere cesaret verip insanları dolar mabudu olmaktan kurtaracaklar; şeytan hizbini de korkutacak ve Mekkeliler gibi teslim olacaklar...

Ya da sünnetullah harekete geçecek ve kimyasal silahlar, biyolojik silahlar, tahrip edici bombalar, atom bombaları dünyayı ateşe verecek ve milyonlarca insan yok olacak...

Kanlı/kansız, hangisinin olacağını biz bilmiyoruz; Allah da henüz irade etmemiştir...

Roma/Bizans iyice azmış iken Hıristiyanlığı kabul ediyor ve dünyanın o zamanki en uygar ülkesi oluyor... İlk Müslümanlar İslâmiyet sayesinde çağlarının en uygar/medeni topluluğu oluyor, onlara karşı direnenler ise helâk olup gidiyor...

Avrupa/Batı uygarlığı bugün yarı ömrünü doldurmuş, sanayide büyük inkılâp yapmıştır. İlimde İslâmiyet’in haber verdikleri bir bir ispat edilmiştir. Artık Hazreti Nuh nebiden kalma tarıma dayalı hukuk üçüncü binyıl çağının sorunlarını çözememektedir. İnsanlığın yeni teknolojiye değil, “YENİ HUKUKA, YENİ DÜZENE” ihtiyacı vardır. Görevi devralmamızın zamanı gelmiştir. Dünyaya ne silah hükmedecek, ne de dolar hükmedecek. Dünya artık şeriatla yani hukukla, adaletle yani “ADİL DÜZEN” ile yönetilecek...