“Zulümle abat olanın akıbeti berbat olur.”

Yüce Allah'ın (C.C.) değişmez düzenine karşı gelenler, şüphe içinde olanlar, bu zamanda İlahi düzen kurulması mümkün değildir diyenler, beklemedikleri bir şekilde mağlup olup, büyük bir gürültüyle yıkılacaklardır.

Bu enkazın altında kalmak istemeyen Müslümanlar, meseleyi nefislerinin emrine giren akıllarıyla değil, vahye teslim olmuş kalpleriyle ve akıllarıyla yeniden düşünerek, özlerine ve kendi değerlerine dönmek suretiyle, yeniden iman etmeleri gerekmektedir. Zira değişmez kuraldır; “Hak geldi mi, batıl zail olacaktır.”

471 gün boyunca en gelişmiş silahlarla, en gelişmiş teçhizatla bombalanan Gazze'de 50 binden fazla Filistinli Müslüman şehit oldu.

Gazze'nin yüzde doksanı tamamen yıkıldı!

Peki, bunu kim yaptı?

Bu gelişmiş silahları, füzeleri, bombaları İsrail'e veren, istihbarat desteğini sağlayan hatta bu İslam coğrafyasını askerlerinin habis postalları ile kirletenler kimdi?

En başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD)...

7 Ekim 2023 tarihinde İzzeddin el-Kassam Tugayları tarafından gerçekleştirilen Aksa Tufanı, Siyonistlere korku saldı.

Demir Kubbe denilen sistemleri yerle yeksan oldu!

Aksa Tufanı'ndan hemen sonra işgal edilen Filistin topraklarına ilk gelen ve İsrail'e tam destek veren isim kimdi?

Zamanın ABD Başkanı Biden!

"Yahudi değilim ama ben bir Siyonist’im" diyen Biden.

471 gün boyunca devam eden bombardımana tam destek verdi, Biden.

Yeni ABD Başkanı Trump'ın tavrı da farklı değil.

Hatta Trump bir adım daha ileri giderek, yeraltı sığınaklarını delen bombalar verdi, İsrail'e.

***

Bu konuyla ilgili son notum şudur;

Trump, seçildikten sonra ilk Kongre konuşmasında, ABD halkına yönelik beklenmeyen mesajlar verdi.

Bürokraside işten çıkarmalar olacağını iletti, giderleri kısacağını söyledi... Küçülmeye değindi...

Daha da vahimi, bazı devletleri ilhak etmekten bahsetti, Ukrayna'nın değerli madenlerine çökeceğinin işaretlerini verdi. Bazı uluslararası kuruluşlardan çekilmeden bahsetti...

Bugüne kadar hiçbir ABD başkanından bu yollu tavır ve tutumlar izlemedik! Bu mesajların, ABD'nin 'derin aklı'ndan bağımsız verildiğini düşünmek de herhalde safdillik olur!

ABD yıkılıyor mu?

Devasa bir yapının yıkılması elbette hemen olmaz ve bu süreç sancılı ve gürültülü olur.

Trump, ABD'nin Gorbaçov'u olabilir mi? Çok yakınlaştığı Putin'den Gorbaçov dersleri alıyor olabilir mi?

Ne dersiniz?

 

 

MOLDOVA... SOL... ABD DESTEĞİ... NE İŞ!

Moldova Cumhuriyeti...

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 27 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan etti.

Ülkemiz, Moldova’nın bağımsızlığını 16 Aralık 1991 tarihinde tanıdı.

Türkiye-Moldova diplomatik ilişkileri 3 Şubat 1992 tarihinde tesis edildi.

Bu bilgileri neden verdim;

ABD Başkanı Trump, ilk Kongre konuşmasında oldukça uzun bir açıklama yaptı. Hemen öncesinde, "Her şeyi açıklayacağım" dediği konuşması...

Bu konuşmada çok fazla konuşulmayan, üzerinde durulmayan bir cümle sarf etti, Trump. Cümle aynen şuydu;

- "Sol propagandasına da para ödüyoruz, Moldova'da."

Moldova... Sol... ABD desteği...

İlginç...

Esasen ilginç değil! ABD bunu hep yapıyor!..

 

 

"BİR KÂMİL İNSAN ARA BUL!"

Allah (C.C.) dostlarından merhum Abdurrahim Reyhan (K.S.), sohbetlerinde şu hususların altını sürekli çizerdi;

"Bir inanmış var. İnanmış ama inancını yaşamıyor. Biz onlara ne diyoruz, “Günah işliyor, kusur işliyor!” diyoruz. İşte bizden seçilmişler var. Onlara karşı da bizim her halimiz noksan. Ne kadar ibadetimiz amelimiz olursa olsun, bizim de onlara karşı çok noksanımız var.

Yürürken Allah'ı zikredemiyorsun. Yerken, Allah'ı zikredemiyorsun. Gideceğin yeri düşünüyorsun. “Ne kadar gittim, ne kadar kaldı?” diye. Allah kalbinde yok. İçiyorsun, Allah'ı zikretmiyorsun. Nefeslerin bütün boşuna. Gafil yiyorsun. Bunu bize bildiren kim oluyor? Evliyaullah oluyor. O bize bir Allah sevgisi verecek.

Allah'ı kalbimizden unutmayacağız. Allah'ı unutursak eğer gafil yeriz, gafil içeriz, gafil konuşuruz. O zaman bizim terakkimiz olmaz. Aşağıya düşeriz, kalırız. "İyiliğe iyilik insanların kârı. Kötülüğe iyilik ariflerin kârı" demek şudur ki; vebal ehli kim oluyor? Bugün zamanımızda hacısında, hocasında bütün amel işleyenlerde bu vardır. Şahsî menfaat gözetiliyor.

Bugün ayırımlar var. Müslümanlar ayrılmışlar... Kitap, sünnet, tefrikayı yasaklamıştır. Kim ki tefrika yapıyorsa, vebali yükleniyor. Benim inancım kanaatim bu. Siz de ister inanın, ister inanmayın. Öyle ise: "Bu halkın çoğu kâl ehli/ Kimi olmuş vebâl ehli/Gayet azdır kemâl ehli/ Cinni bırak cân ara bul/Bir kâmil insan ara bul!"

“Yekûnû maasâdıgîn.” (Sadıklarla olun.) Evet, sözümüzü, menfaatimize göre konuşmayalım. Başkasına da menfaatimize göre konuşmayalım. Başkasına da zarar verecek söz konuşmayalım. İşimizi kendi çıkarımıza göre işlemeyelim. Başkasına da zarar verecek iş işlemeyelim. Eğer kemal ehli olmak istiyorsanız böyle. Yaşantınız İslâm'a uygun olsun. Yemeniz, giyinmeniz, almanız, vermeniz, konuşmanız İslâm'a uymalı.

Kimseyi incitme, kimseden de incinme. Cenab-ı Hak: “Herkes bildiğinin âlimidir” buyuruyor. “Şerleri bilemiyoruz” demeyin. Senin bildiğin şer var. En zararlısını, en önemlisini sen biliyorsun. Bildiğin günah var. En önemlisini biliyorsun. Bildiğin haram var.

Hanımlar için ne? Kısa etek giyinmiş, göğüs, bağır açık. Kol-bacak açık. Bunlar bilmiyorlar mı? Eğer bunların içerisinde Hıristiyan varsa, İsevi, Musevi varsa ki, onlarda da yok. Esas Katolik Hıristiyanlar kapalılar. Açık değil. İşte bilerek işlenilen günah.

Sizler için de var. Zamanımızda aile huzursuzluğu o kadar çoğalmış ki bu kadar insanlardan şikâyet geliyor, gittiğimiz yerlerde.

Beyi hanımından şikâyetçi, hanımı beyinden şikâyetçi. Oğlu babasından, babası oğlundan şikâyetçi. Nakşibendî Efendimiz buyuruyor ki: “Her sözü mahallinde konuşun, her sözü mahallinde düşünün!”

Mahalli olmayan yerde söylediğiniz sözden fayda elde edilmez.”

***

Allah dostlarının sohbetlerinde bulunmak önemli.

Zira, bu sohbetlerde kırmadan, dökmeden imbikten süzülerek gelen uyarılar var. Ahlâkın güzelleşmesine yönelik mesajlar var.

Merhum Mehmet Zahid Kotku Hazretlerinin (K.S.), merhum Esat Coşan Hazretlerinin (K.S.), merhum Mahmut Efendi Hazretlerinin (K.S.) sohbetlerinde olduğu gibi... 

---