Devlet yönetiminde zaman zaman ters düşmeler olabilir, fikri bakımdan farklı noktalarda bulunulabilir.. Ancak, bu farklılıklar milletin karşısına çıkıldığında küslükleri sergilemeye dönüşmemeli/dönüştürülmemelidir.. Millet devletin zirvesindeki insanların küslüklerini seyretmemeli, seyredip üzülmemelidir. Farklılıklar sebebiyle ülkeyi yönetenler birbirlerine küsecek, yüzlerine bakmayacaklarsa ülkemizin ve insanımızın sorunlarına nasıl çözüm bulunacaktır.
Bir yandan sınırda operasyon yapıldığı ve bu operasyona 30 bin askerimizin katıldığı haberleri gazeteelerde yer alacak ve bu haberlerde her an Kuzey Iraktaki peşmergeler ve ABD askerleri ile çatışmanın gündeme gelebileceği ifade edilecek, bir askeri tatbikat sebebiyle bir araya gelen Cumhurbaşkanı ile Başbakanın birbirlerinin yüzüne bakmamak için gayret göstermeleri üzüntü verici değil midir Halbuki içinde bulunduğumuz şartlarda bırakın devletin zirvesini hangi görüşte olursak olalım birlikte hareket etmek durumunda değil miyiz Bu noktalara gelmiş olanların birbirlerine küsme hakları olabilir mi Kaldı ki karşılıklı küsüşme ve tavır koymaların galibi olabilir mi Bana göre bu işin galibi olamaz ama mağlubu olur.. Mağlubu ise milletimizdir, halkımızdır.. Çünkü, halkımızın çözüm bekleyen ciddi sorunları vardır.. En başta ülkemizde insan hakları sorunu yaşanmaktadır.. İnsanlar inançlarının gereğini yerine getirememekte, getirirlerken birtakım yasaklarla karşılaşmaktadırlar. Bu meseleye devletin zirvesinde küskünlük devam ederken çözüm bulanabilir mi Öte yandan gelir dağılımında ciddi bir dengesizlik vardır.. Ülke nimetlerinin çok büyük bir bölümü bir avuç insana akmakta, milyonlar ise sefalete mahkum edilmiştir.. Bu meselenin de öncelikli olarak çözüme kavuşturulması gerekiyor. Elbette ülke sorunlarına gerek devleti yönetenlerden gerek ülkenin düşünen insanlarından farklı çözüm önerileri gelecektir. Bu da doğaldır.. Eğer ülkemizde insanlar akıllarını belli kişilere emanet etmemiş ve kendileri hakkında karar vermeye başkalarını tayin etmemişlerse farklı görüşlerin ortaya çıkması doğaldır.. Düşünen insanların bulunduğu açık toplumlarda bu kaçınılmazdır. Bu bakımdan farklı görüşlerin bulunması aslında en iyi ve doğruyu bulmak açısından şans bile oluşturabilir. Ama insanlar birbirlerini reddediyor, dışlıyor-konuşmaya değer bulmuyorsa o ülkede yeni çözümler üretmek mümkün olamaz.
Dış politikada, terör konusunda ülkemizin ciddi sıkıntılar yaşadığını söylemeye bile gerek yok. İnsanların anlaşabilmesi, görüşlerini paylaşabilmeleri ancak oturup konuşmakla, daha doğrusu konuşmayı gerçekleştirmekle mümkündür.. Konuşmayan insanlar birbirlerine niçin küstüklerini bile anlayamazlar.
Bu küslüğün sebebi nedir tam olarak bilemiyoruz.. Karşılıklı küslük mü söz konusudur yoksa bir tarafın sergilediği küslüğe, karşı tarafın karşılık vermesi ile mi ortaya çıkmıştır Aslında bunlar çok da önemli değildir. Devletin zirvesinde küslük olamaz/olmamalı.. Kırgınlıklar olsa bile bu, milletin karşısında sergilenmemelidir. Milletin, devletin zirvesindeki küslükten çok öncelikli meselesi sorunlarına çözüm bulunması, insanca yaşama imkanının sağlanmasıdır. Devletin zirvesindeki küslüğün ve bilek güreşinin millete yararı olmadığı gibi zararı vardır..
Cuma akşamı televizyon haberlerine, dün de gazete sayfalarına yansıyan zirve fotoğraflarına bakıp bakıp üzüldüm.. O ne öfke öyle.. O ne asık yüz.. Olmaz böyle şey.. Olmamalı..
Terörün gittikçe azgınlaşması, hatta şehitlerin cenaze namazlarında yanyana gelinip namaz kılınmasına rağmen küslük devam edebilir mi Meselelere böyle mi çözüm bulunacak
Tekrar ediyorum gazete ve televizyonlara yansıyan görüntünün sorumlusunu arıyor değilim. Kimin sorumlu olduğu da beni fazlaca ilgilendirmiyor.. Ama ortaya çıkan görüntü üzüntü veriyor.. Hatta, insanlarımızı meselelere çözüm bulunabileceğine dair ümitsizliğe sevkediyor. Buna da hangi makamda bulunurlarsa bulunsunlar kimsenin hakkı olmaması gerekir.. Hiçbir makan ve şahıs milletten ve milletin beklentilerinden önde değil/olamaz. Ülkeyi yönetenler kan kussalar bile kızılcık şerbeti içtiklerini söyleyip, öbür yandan da onlara kan kusturan meseleyi ortadan kaldırmanın tedbirlerini almak durumundadırlar.