Son zamanlarda insanların mahrem düşüncelerini rahatlıkla
ifşa etmeleri insanlığın ahlaki yöndeki rotasını değiştiriyor. İnsan olmak şu
dört şeyi gerektirir. İnanmak, düşünmek, tartışmak ve uygulamak. Dikkatinizi
çekerim ki, inanmak insanileşmenin ilk şartıdır. Varlığını anlamlandırmak kadar
özgür bir şey yoktur insan için. İnancın gerektirdiği kurallar çerçevesinde
hayatımıza silm (barış) düzenini oturtmak ahiret için en kârlı yatırımdır.
Bütün bunlara rağman inanmamak ve daha da ileri gidip bunu ulu orta söylemek,
toplum düzenini bozmanın yanında inanca saygısızlıktır.
Florida Tallahassee de Tanrı ya inanmayan kadın papazın
daha çok rağbet görmesi, Ateist - Tanrı tanımaz papazın iş başka, inanç başka şeklinde konuşması insanlığın ne tür
çelişkiler içinde olduğunu ıspat ediyor. İşin garibi bunu yaparken taraftar
toplayıp, bu cümleleri sarfetmeye çekinen gruba öncülük ediyor. Kendi ülkemiz
açısından ele alırsak, okuma oranının düşük olduğu, gençlerin psikolojik açıdan
sorun yaşadığı, sosyal ağlarda gerekenden fazla zaman geçirdiği, düşünmekten
uzaklaştığı bir zaman dilimindeyiz. Bizim inandığımız Allah a onların inandığı
Tanrı ya insani vasıflar yüklenmesi ne kadar doğru Üstelik ünlü bir
sanatçının(!) gençliğe örnek olabileceğini düşünürsek eğer, medya organları
bunu çok rahatlıkla yayınlayıp, gençlerin ateizme sürüklenmesine kapı
açabiliyor. Belki bu durum size abartılmış bir senaryo olarak görünebilir ama
gençlerin algıları anti bir duruşa o kadar müsait ki, bunu tehlike olarak
görmek zor değil.
Gelgelelim, inanmanın rahatlığını anlayabilmek için anti
duruştan, teslimiyet deryasının içine girmeyi denemek gerekir. Bu ancak
inanmıyorum tavrını değiştirerek mümkün olabilir.