Hattab oğlu Ömer, Sevgili peygamberimizi öldürmeye gelir ve İslâmla şereflenerek dirilir.
Bu olayı hepimiz biliriz. Örnek olarak hep onu veririz. Halbuki bu tür olaylar hergün yaşanmaktadır.
Önce 23 Mayıs 2006 tarihli Radikal gazetesinin haberinden bir bölümü okuyalım:
"İsviçre de geniş omuzlu bir savaş sanatları üstadı olan Claude Covassi, 2004 başında istihbarat için muhbirliğe başladıktan sonra, İslam dinine geçme süsü verip Müslüman çevrelere sızmış, hatta Irak a giden mücahitlerin toplandığı Suriye deki camilere dek uzanmış. Ancak sonunda Cenevreli imam Hani Ramazan a sırrını açıklayan Covassi, şubattan beri medyaya istihbaratın gizli belge ve operasyonlarını anlatıyor. Hatta devletin komplo kurup Ramazan dan kurtulmaya çalıştığını aktarıyor."
"Beni İslam a ikna eden hararetli nutuklar değil, duanın gücü ve Kur an ın anlayışı oldu. İslam varoluşumu dönüşümden geçirdi"
05 Ekim 2006 tarihli Kanal 7 haberlerinde Covassi nin kendisiyle yapılan bir röportajda şöyle anlatılıyor:
"Covassi, Hani Ramazan hakkında teşkilatına temiz raporu verdi. Ne var ki teşkilatı ona inanmadı. Ondan ısrarla Ramazan ı suçlu gösteren bir rapor istendi. Ancak Covassi bunu yapmayı reddetti ve teşkilattan ayrıldı. Ne olduysa ondan sonra oldu.
"TEŞKİLATTAN AYRILDIKTAN HEMEN SONRA EVİM SOYULDU. SOKAK ORTASINDA DÖVÜLDÜM. BUNUN ÜZERİNE GAZETECİ DOSTLARIMI ARAYIP TÜM GERÇEKLERİ ANLATTIM. HABER BASINDA GENİŞ YANKI BULDU"
"ÇIKAN HABERLERİN ARDINDAN TEŞKİLAT, DAHA FAZLA KONUŞMAMAM, SUSKUN KALMAM HALİNDE, PARA VERİP BENİ GÜVENLİ ŞEKİLDE YURTDIŞINA GÖNDEREBİLECEĞİNİ SÖYLEDİ. BEN DE BU TEKLİFİ KABUL EDİP KAHİRE YE GELDİM"
Adamlar bizi döve döve bağlarımızı koparmaya çalıştığımız dine tekrar sıkı sıkıya bağladıkları gibi kendilerinden aklı başında olanların da Müslüman olmasına sebeb oluyorlar.
Bush un sopasıyla Vatikan ın papası aynı hedefe vurunca batı hayranı gibi görünen sağcımız, solcumuz, delimiz, velimiz, aydınımız, sanatçımız, çiftçimiz, dervişimiz, berduşumuz birleşiverdiler.
ABD, AB, AGİT, ASEAN, NAFTA, APEC, AB, KEİ gibi siyasi ve ekonomik kuruluşların üretimleri, ithalatları, ihracatları, fert başına düşen dolarları, çeşitli ülkelerdeki üsleri hakkında yazılan, çizilen, balon gibi şişirilen haberler sizi korkutmasın.
Sistemler, kurumlar ve kuruluşların adı ne olursa olsun, ister krallık, ister şahlık, ister padişahlık, ister demokratik, ister vakıf, ister birlik, her ne olursa olsun yöneten insandır.
İnsan da can, kan ve nefis taşımaktadır. Dünyanın bütün ordularına hükmettiği halde tatmin olmayan, ülkesinin en güzel kızlarına sahip olduğu halde ekranda gözyaşı döken, dünyada dolaşan dolarlara yön verdiği halde gönlüne yön veremeyen insanların gönlünü tatmin edecek şey sizin elinizdedir. "İyi bilin ki kalpler Allah ın zikriyle/Kur anıyla tatmin olur." (Ra d 28)
Roma ve Bizans ın karşısında yıllarca direnen İran kisralarının adamları toplu halde İslam a girince o güne kadar doğu ekonomi ve siyasetine yön veren güç, Müslümanların eline geçivermiştir. İslam aleminde taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmayan Cengiz in torunlarından Müslüman olmayan kalmamıştır.
1960 yılından beri Avrupa ya işçi olarak giden milyonlarca insanımızın çoğunluğu ilkokul mezunu veya değildi. Avrupalı sosyologlar, psikologlar ve siyasiler bu kültürsüz insanları işlerinde çalıştırırken kendi içlerinde asimile edeceklerine inanıyorlardı.
Aradan yıllar geçti, bir tane Müslüman ın Hıristiyan olmadığını gördüler. Buna karşılık on binlerce Avrupalının Müslüman olduğunu, "Müslüman Almanlar", "Müslüman Fransızlar", "Müslüman Hollandalılar" dernekleri kurduğunu ve her geçen gün Müslüman olanların sayısının arttığını gördüler.
Yaşar Doğu nun yetiştirdiği güreşçilerimizden biri otuz senedir Almanya da. Geçen hafta Türkiye ye geldiğinde "ne yapıyorsunuz " dedim. "Eskiden Almanların sırtlarını yere getirmeye çalışıyorduk, şimdi alınlarını secdeye getirmeye çalışıyoruz." Dedi. "Olur mu " diyenler, Türklere seçilme hakkının verilmesi konusunda Alman parlamentosunda Hıristiyan demokratların karşı çıkış sebeplerini söylerken verdikleri rakamlara bakarlarsa işin gerçeğini anlarlar.
Avrupa ya para kazanmak için gidenlerimiz, parayı kazanınca Avrupa nın bağrında dört bin cami açtı. Buradaki mankurtlarımız batı hukukunu, batının ateist değerlerini, tercüme etmeye, yüz kişilik dinleyici salonlarında çağdaşlık üzerine nutuk atmaya devam etsinler. Belki bunlar da batının gözünü boyamada ve hedef şaşırtmada iyi hizmet ediyorlardır. Kimbilir belki de bilinçli bir harekettir. Bu kadar iyimserliği benim saflığıma veriniz.