çevre etkisine, mahalle baskısına ilk dikkatimizi çeken

bir ayeti kerimedir, o ayetten sonra Sevgili Peygamberimizdir.

Rabbimiz fıtratın, yaratılışın, çağdaş ifadeyle tabii

olanın değiştirilmemesi gerekir.

İnsanoğlu çıkarı için insanlığın hem maddi mekânına hem

manevi alanına  tecavüz edince kendini

helak edecek insanlar üretti.

Rabbimiz buyurur:

Sen, her türlü şirke meyletmekten arınmış olarak, yüzünü

dine doğrult. Allah ın fıtratına! Ki, insanları onun üzerine yarattı. Allah ın

yarattığını değiştirmek yok. İşte doğru din budur. Ancak insanların birçoğu

bilmezler. (Rum süresi ayet 30)

Tabiatı, değiştirmek, dengeyi bozmak yok.

Sevgili Peygamberimizi bu ayeti bize somutlaştırarak

açıklıyor: Her doğan (İslam) fıtratı üzere doğar. Anne-babası onu ya Yahudi,

ya Hıristiyan ya Mecusi yapar. Hayvan yavruladığında sen hiç kulağı kesik

hayvan görür müsün yani hayvanın kulağını siz kestiğiniz gibi damgaladığınız

gibi sonradan Yahudilştiriyorsunuz... (Buhari, Sahih, K. Cenaiz, babü ma kıyle

fi evlad il Müşrikin)

Bu dünyada en değerli varlığımız önce kendi tenimiz ve

canımızdır.

Önce onu iki dünyada da kâfirlikten, fakirlikten,

yangınlardan sellerden... koruyacağız.

Sonra kendi ailemizi koruyacağız, daha sonra komşulardan

başlamak üzere gücümüz erdiği yere kadar korumaya dikkat edeceğiz.

Aslında ailemizi, komşumuzu korurken kendimizi korumuş

oluruz.

Onun için paramızı en korunaklı yere koyduğumuzdan daha

korunaklı yere önce kendimizi, sonra ailemizi... koymalıyız.

O da aile ve komşulardır.

Rabbimizi bunun sıralamasını şöyle yapmış: Allah a

ibadet ediniz, Ona hiçbir şeyi ortak koşmayınız, ana babaya, akrabaya,

yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda

kalmışa, ellerinizin altında olanlara iyilik yapın. Muhakkak Allah,

kibirleneni, böbürleneni sevmez. (Nisa süresi ayet 36)

Sevgili Peygamberimiz: Cebrail, bana komşuyu o kadar

fazla tavsiye etti ki, nerdeyse komşuyu komşuya varis yapacak zannettim

buyurur. (Buhari, Sahih, K. Edeb, Babül vüsati bil cari)

Komşumuz hangi dinden, hangi ırktan, hangi renkten olursa

olsun ama mutlaka o komşuya iyiliğimiz olsun.

İyiliğimizin en başında onu cehenneme gidecek şeylerden

alıkoymak olsun.

Rabbimiz buyurur:

Eğer müşriklerden biri, senin yanına gelmek (yakınında

olmak) isterse onu yanına al ki, Al-lah ın sözünü işitsin. Sonra onu güven

içinde olduğu yere ulaştır. Bu onların bilgisiz bir toplum olmalarındandır.

(Tevbe süresi ayet 6)

Yakınımızda olan herkes bizim söz ve davranışlarınızda

Allah ın kelamını dinlesin, rasülünün hayatını görsün.

Evinizi alırken, kiralarken komşuların salih

Müslümanlardan olmasına dikkat ediniz.

Yoksa yöreye göre yönünüz değişir.