Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun son açıklamalarını
duyunca kendi kendimize “Yoksa yanıldık mı ” diye sormadan edemedik!
Çünkü Ahmet Davutoğlu hakkında hep iyimser olmuş, hep hüsn-ü
zan beslemişizdir!
Kendisini siyasi ve akademik kişiliğinin dışında “Efendi bir
insan” ve “Çelebi bir adam” olarak görmüşüzdür!
Efendiliği ve çelebiliğinin yanı sıra hüs-ü zanlarımız
arasında “Gönül adamlığı” da hep yer almıştır!
Hakkında böyle şeyler düşündüğümüz bir insanın kendisine
yönelik bir takım eleştiriler karşısında hayallerimizi yıkarak kendisine
saldıran taifenin seviyesine inmesi karşısında ise şaşırıp kaldığımızı itiraf
etmeliyiz!
İşte bu şaşkınlıkla kendi kendimize “Yoksa yanıldık mı ”
diye sorma ihtiyacını duyduk!
Tamam, CHP Genel Başkanının Davutoğlu hakkında söyledikleri
gerçekten siyasi nezaketten ve siyasi edepten çok uzak sözler!
Böylesine basit ve ucuz suçlamalar karşısında biz Dışişleri
Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun gülüp geçeceğini hiç kaale almayacağını sanırken bir
de baktık ki O kızıp köpürmüş ve ağzına geleni söylüyor!
Mesela “Beni değerlendirmek haddi değil” diyor!
Mesela “Türkiye siyasi tarihinde virgül bile olamayacak”
diyor!
Mesela “Kendisine okumasını tavsiye ederim” diyor!
Bu sözler sıradan bir siyasetçi tarafından yani gözümüzde
büyütmediğimiz biri tarafından söylenmiş olsa hiç üzerinde durmaya gerek
duymazdık!
Ama Ahmet Davutoğlu gibi “Efendi bir insan”, “Çelebi bir
adam” ve her şeyden önemlisi “Bir gönül adamı” olarak düşündüğümüz bir isimden
böyle sözler sadır olunca ister istemez “Yoksa yanıldık mı ” diye kendimizi hesaba
çekmemiz gerekiyor!
Denilebilir ki:
CHP Genel Başkanının siyasi nezaket ve edepten uzak bu
sözleri karşısında değil insan sabır taşı olsa çatlar!
Bu itiraza da hak veririz ama marifet; sabır taşının bile
çatlama noktasına geleceği yerde dilini tutabilmek değil midir
Dilini tutmak ve nefsine yenik düşmemek gerekmez mi
Biz Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkındaki iyi
niyetimizi ve hüsn-ü zanlarımızı muhafaza etmek istiyoruz!
Kimi politikalarını onaylamasak ve eleştirsek bile hakkında
hala iyi niyet beslemek ve hüsn-ü zanda bulunmak istiyoruz!
Ahmet Davutoğlu’nun sıradan bir siyasetçi gibi
davranmamasını beklemek herhalde hakkımız olsa gerektir!
Kendisine yönelik eleştiriler karşısında biraz daha
toleranslı olabilir ve o eleştirileri yapanların düzeyine inmemeye gayret
gösterirse beklentilerimizin çoğu karşılığını bulmuş olur!
O zaman biz de “Yoksa yanıldık mı ” diye kendi kendimizi
sorguya çekmek zahmetinden kurtuluruz!