Suriye’de yerli bir diktatör tarafından gözyaşı ve kan

akmaya devam ederken, Mısır’da yeni anayasanın kabul edilmesiyle beraber yeni

sürece geçilirken, Tunus’ta yeni sistemler yerleşirken, Yemen arayış yolları

ararken, Libya’da durumlar sakinleşecekken, Arap aleminde ortaya yeni bir aktör

çıkıyor, gözümüz oraya çevrildi. Ortadoğu’da bilinen Arap Baharı kitlesine

Irak’da mı katılıyor

Irak’ı paramparça bırakan Amerikan işgalinden sonra Irak

büyük ızdıraplar yaşadı, yaşıyor. Dünyanın en çok petrole sahip olan ülkesi

Irak, fakirlik, yoksulluk, güvensizlik, iç çatışma tehlikesi, bozuk alt yapı,

yetersiz enerji kaynakları ve en önemlisi de rüşvet gibi musibetler altında

esir kalıyor.

Siyasi olarak da iktidarda bulunan Nuri el Maliki son

aylarda yanlış bir siyaset izlemeye başlayıp, kendine karşı daha çok düşman

oluşturdu. El Maliki’nin izlediği siyaset sebebiyle Irak’ın etkin oluşumları

aylardır çekişme içerisinde. Parlamentonun bütün yetkilerini kendi üzerine aldı

sayılır.

Ramadi, Felluce, Anbar, Musul, Samarra ve Selahettin

kentlerinde Cuma namazı sonrası Irak hükümeti aleyhine Irak’ta son senelerde

görülmeyen bir kıyam içerisinde büyük gösteriler düzenlendi. Gösterilere

Sünnilerin büyük zatları ve toplumda sözü geçen etkin liderleriyle

gerçeleştirildi. Binlerce gösterici Maliki’yi demokrasi ve hukuk kavramlarını

kullanarak muhaliflerini ortadan kaldırmaya çalışmakla suçladı.

Aslında bu gösteriler anında ortaya çıkmadı, geçen hafta

itibariyle suçsuz tutuklanan, hapisteki çok sayıda işkence gören, son

zamanlarda da tutuklanan kadınların sayısı da epeyce arttığı sebebiyle birçok

eylem ve oturma eylemleri halen devam ediyor.

Belirtiğimiz gibi Nuri el Maliki attığı birkaç adımla

kendini kaybettirdi. Irak’ta Sünni maliye bakanı Rafi El-İsawi’nin

korumalarının geçen hafta gözaltına alınmalarının ardından protesto gösterileri

devem etti. Geçen sene Sünnilerin en önemli isimleri Cumhurbaşkanı yardımcısı

Tarik El-Haşimi’nin bir yıl önce de 70 korumasını terörizm suçlamasıyla

tutuklatmış, Haşimi de gıyabında idam cezasına çarptırılmıştı. Kendi sözcüsü

olan Ali Dabağ de bir suikastte öldürüldü. Irak Merkez Bankası başkanını da

görevinden alarak, Maliki’ye karşı kozlarını taşıyan bu adamı da uzaklaştırdı.

Bu şekilde El Maliki karşısındaki güçlü muhaliflerden kurtulmak istemesiyle

Iraklıların çeşitli oluşumları ve kesimleri kendinden daha çok uzaklaştırıyor.

Tarik El-Haşimi yaptığı açıklamada Irak’ın kuzeyi ve

batısında başlayan isyanın çemberinin genişleyeceğini savundu. Irak’ın

güneyindeki Şiilerin de açlık, sefalet ve güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya

olduğunu vurgulayarak, “Halk ayaklanmalarının çemberinin genişleyeceğini”

belirtti. Geçen Cuma ’Irak Baharı’’ olduğunu belirten Haşimi, gelecek günlerde

ülkede büyük hareketlilik olacağını ifade ediyor.

Nuri El Maliki’nin ise yapılan bu büyük gösterilere tepkisi,

her Arap diktatörünün dediği gibi muhalifleri azınlık ve ülkede fitne çıkarmak

isteyen grup olarak göstermek oldu.

Gücünü İran’dan alan Maliki, Sunni taifesine aldığı

kararlarla birlikte, kendilğinden bölünen Sünnileri birleştirmeye sebep oldu ve

yapılan gösteriler Sünnilerin en etkin oluşumlarının desteğiyle birçok ilde

gerçekleştirdi. Dış ilişkilerde de sıkıntı yaşayan Maliki, özelikle Suudi

Arabistan ve Türkiye ile büyük zelzele içinde olduğunu de görüyoruz.

Bütün bu aktörlerin gelecek süreçte etkili olacağı kesindir

ve Arap alemine sıçrayan dönüşümün kaygılarından, yeni sistemlerden etkilenerek

Irak’ın bu sürece girmesi kaçınılmaz durumda. Önümüzdeki haftalarda Irak

gündemin en tepesinde olacaktır.