21. Cüzün ilk ve Ankebut suresinin 46. ayetinde Yüce
Rabbimiz: Zulmedenler hariç Ehl-i kitap (Yahudi ve Hıristiyanlar) ile en
güzeliyle mücadele edin ve biz bize indirilene de size indirilene de inandık,
bizim ilahımız da sizin ilahınız da birdir; biz ona teslim olucuyuz (müslümanız)-
deyin emri ile `mücadele tarzımızın en güzel bir şekilde olması ilkesini
esaslandırmıştır.
56. ayette ise: Ey iman eden kullarım! Benim yerim
(dünyam) geniştir; bana kulluk edin beyan ve buyruğuyla Ancak ona ibadet
edilmesi- ilkesini koyarken sırf ona kulluk için gerekirse başka yerlere göç
etme ilkesine de işaret etmektedir.
Rum suresinin 9. ayetinde yine Yüce Rabbimiz bize
-öncekilerin akıbetini öğrenmek için seyahat etme- ilkesini tekrar etmiştir.
18. ayette ise: Allah ı sabah akşam tesbih ediniz; yer
ve göklerde hem öğle ve hem yatsı vakitlerinde hamd ona (Allah a) aittir emir
ve beyanıyla (işa-i evvel, işa-i sani sınıflamasıyla) beş vakit namaza işaret
edilmektedir. (İşa-i evvel Akşam, İşa-i sani yatsı namazı demektir)
30. ayette `insanların kendisine uygun olarak yaratıldığı
dine (İslam a) yönelmeleri buyrulmakta ve insanların tabiatına en uygun kuralın
din kuralı olduğu vurgulanmaktadır. 31. ayette ise: Allah a yönelmek, ona
sığınmak ve namaz kılmak ilkeleri tekrar edilmektedir.
38. ayette de yine: akrabaya, yoksul ve yol oğluna
hakkını ver emriyle de `zekâın önce kan bağıyla yakın olanlara, sonra diğer
yoksullara ve bilgi için seyahate çıkanlara verilmesi ilkesi tekrar
edilmektedir. 42. ayette yine öncekilerin akıbetinin ne olduğunu görüp ders
almak için seyahat edilmesi tekrar emredilirken 43. ayette yine `geriye dönüşü
olmayan (başların ağrıdan sarsılacağı) gün gelmeden kıvamını bulmuş olan dine
(İslam a) yönelmek emrediliyor.
50. ayette ise; öldükten sonra yerin nasıl diriltileceğini
öğrenmek için Allah ın rahmet eserlerine bakarak bitkilerin nasıl
diriltildiğini öğrenmeleri, araştırmaları emredilmektedir.
60. ayette: Sabret! Allah ın va di haktır; şüphesiz
olarak ahirete inanmayanlar seni hafife almasın buyruğuyla `hafife alınmayacak
şekilde sabretme (direnme) ilkesi ortaya konulmaktadır. Bu ilke savaş için çok
önemlidir.
Lokman suresi 2 ve 3.ayetlerinde `en doğru hükmü veren
kitabın (Kur an-ı Kerim in) ayetlerinin güzel yapanlara kılavuz ve rahmet
olacağı ilkesi tekrar edilmiştir. 13. ayetten 19. ayete kadar: şirk yapmama,
anaya-babaya iyilik etme, çocukların iki yıl emzirilmesi, Allah a ve ana-babaya
şükredilmesi, şirke götüren ana-babaya itaat edilmemesi; ama onlara yine de
iyilikle sahip çıkılması, Allah a yönelenlerin yoluna tabi olunması, namaz
kılıp iyilikleri emir, kötülükleri nehy, musibete sabır, insanlara dudak
bükmeme, yeryüzünde kibirle yürümeme, yürüyüşte ölçülü olma ve (konuşurken)
sözü alçak tutma ilkeleri sıralanmaktadır.
Surenin son ayetinde; `fetih günü iman edenlere imanları
yaramasa da onlara (ceza vermekten) yüz çevrilmesi ve akıbetlerinin
beklenilmesi, ciddi olup olmadıklarının denenmesi ilkesi konulmuştur. Ahzab
suresi 30 ve bu cüzün son ayetinde Peygamber eşlerinin çirkin bir iş yapmaları
halinde iki kat cezalanacakları ilkesi getirilerek ileri gelen kişilerin
eşlerinin de çirkin işlerinin iki kat ceza gerektireceğine işaret edilmektedir.
İşte mukabele cüzleri bu ilke ve emirlere uymak niyetiyle
okunur ve dinlenirse ancak o zaman sevap olur ve öbür dünyamıza da yararlar.
Yoksa