Muhterem Müslümanlar!
Hristiyanlar Noel gecesi diyorlar. Bizim çağdaşlar “yılbaşı” diyorlar. Hiçbir Hristiyan’a yılbaşı dedirtmezsiniz. “Noel gecesi” derler. Çünkü o gece onların bayramı. “Yılbaşı gecesi”ne biz de yılbaşı deniyor. Günahı yumuşatıyorlar. Siz siz olun, günahları unutanlar gibi olmayın. Çıldırmışlar gibi olmayın.
Bir kısım çevrelerde şeytani hazırlıklar yapılıyor.
Bazıları şu soğuklarda piyango bileti almak için bekliyorlar. “Kazananın” delirip kudurma ihtimali var. Televizyon sesleri çalgı ve çengi sesleriyle irkiliyor. Bütün ins ve cinni şeytanlar etrafı dolduruyor.
Muhterem Müslümanlar!
Bu gece de gümbürtüye gidenlerin sayısını ancak Allah bilir. Bizler bu günaha uymayalım Müslümanlar! Hocalarımız hep bu ikazı yapıyorlar. Niçin böyle? Çünkü bu topluca bir isyan oluyor. Allah muhafaza bir felaket olsa bu isyana katılanların tamamı cehennemi boylar. Onun için ikaz ediliyoruz. Bu sese kulak verelim.
Müslümanların en büyük meşgalesi nedir? Ne olmalıdır? Yaratılışımızın maksadı nedir? Bunu dikkate alalım.
Muhterem Müslümanlar!
Allah (c.c.) neye en çok kıymet veriyorsa Hz. Muhammed (s.a.v.) en çok neye kıymet veriyorsa bizim de en çok kıymet vermemiz gerektiriyor. Allah indinde en büyük gaye ayette (mealen) şöyle bildiriliyor.
“Kaâfirler Allah’ın emirlerini dikkate almazlar. Başıboş gibi yaşarlar.” Ey Müslüman kardeşlerim sakın ha bizler de onlar gibi olmayalım.
“Yılbaşı” Hristiyan bayramı değildir. Müşrik bayramıdır. Hristiyanlar onlardan devşirmişleridir. Bizimkiler de Noel’in Hristiyan bayramı olduğunu zannederek onların kuyruklarına yapışmışlardır.
Hz. İsa’nın doğumundan 350 yıl sonra Roma’da ortaya çıktı. Bu devirde Roma İmparatorluğunun her yerinde güneşe tapıyorlardı.
Roma imparatorluğu güneşperestti. Bunlar Hristiyanlık ile güneşperestliği birbirine karıştırdılar. Güneş tanrısının doğum günü olan 25 Aralığı Hz. İsa’nın doğum günü olarak kabul ettiler.
Neden 25 Aralık? 25 Aralığa kadar güneş daha erken batıp senenin en kısa günleri yaşanıyor. Güneşe tapanlar tanrıları güneş biraz daha erken batınca buna üzülüyorlardı.
25 Aralıkta günler yeniden uzamaya başlayınca Tanrıları kendileriyle kalmaya razı ve yeniden doğmuş anlamına anlarlardı. Bunun eğlencesini kutlarlardı. Bunun için dans ederler, içki içerler. Etrafı ışıklandırırlardı. Hindi keserler kızartırlar yerlerdi. Bu onların geleneğiydi.
Muhterem Müslümanlar!
Günümüzde aynı adetleri sürdürenler bunu düşünmelidirler. Şu ayet ve hadisleri hatırlasınlar.
“Ey iman edenler! Benim düşmanlarımı siz dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği inkâr etmişken onlara sevgi gösteriyorsunuz.” (Mümtehine Suresi ayet: 1)
Muhterem Müslümanlar!
“Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirlerinin dostudurlar. İçinizden onları dost tutanlar onardandır. Şüphesiz zulümler topluluğuna Allah yol göstermez. (Maide Suresi ayet 51)
“Sizin dostunuz ancak Allah’tır, Rasulüdür, iman edenlerdir.” Maide Suresi ayet: 51
Rasulullah (s.a.v.) buyurdu: “Kim yaşantısıyla başka bir topluma benzerse o toplumdan olur.”
İnsan dünya ve ahirette onunla beraber olacaktır.