Vicdani sorumluluk, insana doğruyu-yanlışı bildiren bir
iç ses ve ulvi bir melekedir.
Aynı zamanda, Yüce Yaratan ın kulunun kalbindeki sesidir.
Her insanda bulunması gereken kutsal bir dürtüdür.
Bu kutsal dürtüyü yararlı hale getirebilmek için insan
yavrusundan başlamak gerekiyor.
Bunun için de önce anne karnında vicdanı sorumluluk
eğitimi verilmesi ön görülüyor.
İyi insan ve iyi bir Müslüman olmanın temel kaynağı anne
karnında şekilleniyor.
Daha sonra aile ortamı, okul, toplum derken hayatta
kendini gösteriyor.
İnsan, akıl, ruh ve vicdan gibi birtakım kıymetlerle dolu
bir varlıktır.
Vicdan, daima iyilik yollarını gösteren, en doğru hükmü
vermemize yardım eden bir cevherdir.
Günümüzün en önemli sorunlarından birisi, diğer insanları
ve değerleri dikkate almadan yalnız kendisini düşünerek bencilce hareket eden
insanların giderek artmaya başlaması, herkesi kaygılandırıyor.
Dindar, dinsiz, ateist, muhafazakâr, laik, seküler vs.
her insan vicdanıyla birlikte yaratılmıştır.
İnsanları birbirinden farklı kılan ise vicdanlarını hangi
oranda kullandıklarıdır.
Yani bir insan ahlaksızlık yaparken, haram işler
yaparken, cinayet işlerken, bunu vicdanı
olmadığı için değil, vicdanını kullanacak iradesi olmadığı için yapıyor.
***
Hep söyleriz.
Yeni nesil nereye gidiyor
Ne olacak bu gençliğin hali
Bu serzenişleri hep yaparız.
Biz hiç genç olmamış gibi devamlı gençleri yargılarız.
Onları istenmeyen durumlara getiren bizler olduğumuzu hep
unuturuz.
Emek sarf etmeden, çile çekmeden, her hangi bir uğraş vermeden
kendi kendilerine ahlaklı ve vicdanlı
olmalarını isteriz.
Daha da ileri giderek, kendimiz yapmadığımız halde yeni
nesilden yapmalarını isteriz.
Vicdanın, kendi kendine yalnız başına sesi çıkmaz.
Vicdan denilen sihirli cevherin içine bir şeyler konmalı
ki vicdanın sesi çıksın.
Güzel davranışlar konulursa güzel sesler çıkarır.
Kötü davranışlar konulursa kötü sesler çıkarır.
Yüce Yaratan, tüm insanlara vicdan vermiş.
Ancak, vicdan kendi kendine nasıl sorumlu olur .
Onu sorumlu hale getiren din şuuru dur.
Vicdanın en önemli özelliklerinden biri insanın kendi
kendine doğruyu bulmasına yardımcı olmasıdır.
İçi güzel hasletlerle doldurulmuş bir vicdan, kimse
yardım etmese de kişiye doğruyu gösterecek tek dosttur.
Burada önemli olan insanın vicdanına başvurması ve
eksiksizce söylediklerini uygulaması gerekiyor.
Bu nedenle vicdanın sesini dinlemek, dürüst yaşamanın
temel unsuru dur.
***
Günümüz gençliği büyük bir inanç boşluğu içindedir.
Zevk kültürü insanlar arası ilişkileri bir mücadele
zemininde ele almaktadır.
Zevk ve sefa toplum sağlığını tehdit eder bir boyuta
ulaşmıştır.
Bencilce hareket eden yeni neslin en önemli
özelliklerinden birisi toplumsal yaşam için gerekli olan asgari vicdan
duygusundan yoksun olmaları başta geliyor.
Allah-u Teâlâ, doğrularını insana vicdan yoluyla ilham
eder.
Nefis ise şeytanin kontrolündedir ve çıkarlarına ters
düştüğü için vicdanla sürekli çatışma içindedir.
Bu durumda vicdanın sesi daha baskın olmalıdır ki her
durumda doğruya yönelebilsin.
Bu işin ilkokulu ve baş eğitimcileri anne ve babalar
dır.
Vicdanın mayası ve ilk nüvesi anne karnında oluşuyor.
İnsan yavrusu, dünyaya geldikten sonra ilkokula kadar
olan süreçte çocuğun kişiliği, kimliği ve vicdani mayası % 50 oranında gelişmiş
oluyor.
Daha sonra ki okul ve toplum safhası, ikinci % 50 lik
safhasıdır.
Bu süreçte önemli olan, gencin vicdanında yanlışlardan
dolayı pişmanlık duygusunu yerleştirebilmek büyük önem taşıyor.
Başkasının üzüntüsüne kendisinin neden olduğunu
düşünebilen bir genç, kendini suçlu hissederse ve vicdanın sesine kulak
verebilecek konuma gelirse iç-denetimini yani vicdanın sesini geliştirmiş
demektir.
***
İnsanın ruhsal gücünün önemli bir kısmını vicdan meydana
getiriyor.
İnsanı insan yapan bütün hasletler, din ve ahlak
kavramlarıyla kendini gösteriyor.
İbn-i Arabî; Vicdanımızla sezdiklerimizi din tarif
eder. diyor.
Din aslında vicdandaki belirsizlikleri netleştiriyor,
gerçekliğe oturtuyor.
Terazinin bir kefesi vicdan, diğeri de din vardır.
Vicdanın sesi, ancak din ilimleri ve müspet ilimlerin
harmanlamasıyla ile oluşabiliyor.
Kısaca, insanın kendi kendini oto kontrol yapması ve
yanlışlardan korunması ve vicdanının sesi duyabilmesi ancak bu şekilde
oluşuyor.