Geçtiğimiz hafta sonu Ankara da tohumculuk sektörünün
seçimleri vardı. Bilindiği üzere tohumculuk sektörü, 2006 yılında çıkartılan
5553 sayılı Tohumculuk Kanunu gereğince oluşturulan meslek örgütleri tarafından
yönetiliyor. Bu örgütlerin başında da seçimleri yapılan Tohum Sanayicileri ve
Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) geliyor.
TSÜAB daki seçimler sektörün yarınlarını yakından
ilgilendiriyor. Malumunuz `tohum gıdanın en hassas konusunu oluşturuyor.
Tohumda söz sahibi iseniz gıdanız da güven altında demektir. Bundan dolayı
tohumculuk sektörünün seçimleri de farklı açılardan önem taşıyor.
Öncelikle tohumculuk sektöründe milli bir politika
uygulanıyor mu ve sektörün sahibinin kim olduğunu bu seçimlerden çok rahat
anlayabilirsiniz. Ülkemizde `tohum konusu genellikle İsrail tohumları ile
gündeme geldiği için kimse TSÜAB ile ilgilenmez. Buranın kimler tarafından
yönetildiği ve politikalarının ne olduğu hiç sorgulanmaz.
Gelelim hafta sonu yapılan seçimlere
TSÜAB ın mevcut başkanı Yıldıray Gençer ve listesi
seçimleri kazandı. Gençer, iki yıl daha tohumculuk sektörüne yön verecek ve
yönlendirecek. Yani reisliğini yapacak.
Pekâlâ, Yıldıray Gençer kim, sektördeki ağırlığı nedir
Yıldıray Gençer, Hollandalı küresel tohum firması Bejo
Zaden in Türkiye Distribütörlüğünü yapıyor. Bejo Zaden nin kışlık sebze
tohumlarını Türkiye de satıyor. Yani ithalatçı ve yerli üretimi bulunmuyor.
Oysa sektörde 600 e yakın tohum firmasının olması ile
övünülüyor. Ancak ne gariptir ki sektör temsilciliğinin reisliğine bir
ithalatçı seçiliyor Sektörün yönetiminde özellikle hibrit sebze tohumlarında
yatırım ve ıslah çalışması yapan, kendi çeşitlerini üretmeye çalışan, bunun
için elini taşın altına koyan yerli firmaları nedense göremiyoruz
Gerçekten düşündürücü
İşte Türkiye bundan dolayı kendi yerli otomobilini
yapamıyor
Kendi uçağını üretemiyor
Kendi tankımız diye övündüğümüz ALTAY ın motorunu
Almanya dan alıyoruz
Kendi helikopterimizin de sadece torna-tesviye kısmını
yapıyoruz
Tohum ihracatımızın da yüzde 81 ini yabancılar yapıyor
İşin bir diğer boyutu da Hollanda
Bilindiği üzere Hollanda, Yahudi sermayesinin en köklü
olduğu ülkelerin başında geliyor. Sömürü düzeninin en büyük silahı olan
`faizin temeli bu ülkede atıldı. Köle ticaretini de ilk yapan ülkelerdendir.
Yıldıray Gençer in distribütörlüğünü yaptığı Bejo
Zaden in Yahudi sermayesi olduğunu iddia etmiyoruz ancak bu anlamda ciddi bir
kaygı bulunuyor. Onun için Yıldıray Gençer in öncelikle tohumlarını sattığı bu
firmanın ortaklık yapısı hakkında sektörü ve kamuoyunu bilgilendirmesi
gerekiyor.
Diğer yandan bu seçimlerin sonuçlarına doğrudan etki
etmesi bakımından YSK nın verdiği iki ayrı karara da değinmek gerekiyor. Seçim
listelerine yapılan itirazlar sonucunda 30 Mayıs ta Yıldıray Gençer in
yönetiminde bulunan isimler de dâhil 50 nin üzerinde ismin seçimlerde oy
kullanamayacağı yönünde karar veren YSK, daha sonra bu kararından `maddi hata
yapıldığı gerekçesiyle vazgeçti. Hadi diyelim 3-5 kişide hata yapıldı 50
kişinin hepsinde nasıl hata yapılabiliyor anlaşılır gibi değil. Nerede hata
yapıldığını da kararın gerekçesi açıklandığında hep birlikte göreceğiz.