Ortadoğu nun ve Türkiye nin geleceği belirsizlikler

üzerine kurulu. Ortam alabildiğine gergin, alabildiğine karmaşık. Her

zamankinden daha ağır bir süreç bizi bekliyor. Oynanan oyunun oynatıcısı ve

yönlendiricisi başkaları olunca sonuçları da neredeyse planlananlar üzerine

gelişiyor.

Ortadoğu da yeni bir harita konuşuluyor. Bu, yeni de

değil. Söz konusu değişiklik gündeme geldiğinde, sanki niyet okuma ya da gene

hayal ürünü düşünceler ya da komplo teorileri olarak görülüyordu. Dalga

geçiliyordu. Bu köşede ısrarla üzerinde de durduk. Tabii biz bir milleti

uyandırma çabasındayız. Ulaşım alanımız sınırlı da olsa, söylediklerimiz

dikkate alınmasa da görevimizi yapmakla yükümlüyüz. Elimiz kalem tuttuğundan ve

biz bir takım şeyler söylemeye çabaladığımızdan beri, kimi yanlışlarımız ya da

yanılmalarımız olmakla birlikte temelde ve genelde doğrularımız ağır basmıştır.

Düşünüşümüz ve sorumluluklarımızı yerine getirmekten ötürü ne denli şükretsek

azdır.

Şu yeni dönemde güneyimiz tam bir karmaşa. Müslümanlar

birbirini kırıp tüketirken karşıtları planladıkları sürece doğru gidilmekte

olanlardan ötürü sevinç ve mutluluk içindedirler. Çünkü sonuçlar onları daha

çok ilgilendiriyor.

Türkiye nin de dâhil olduğu bölgede çok parçalılık ve

dağılmışlık endişelerimizi daha da artırıyor. Türkiye nin de etki altında

olduğu bölgede sadece Irak taki parçalanmışlığın ne denli sonuçlar doğuracağı

gerçeği asla göz ardı edilemez. Müslüman Kürtler bir devletçik sahibi olacak,

Müslüman Arap veya Acem Şiilerin de bir devletçiği olacak ve tabii bir de IŞİD

gerçeği var. Suriye nin kaç parça olacağı henüz bilinemiyor. Bundan en çok

memnuniyet duyan da İsrail. İsrail, şimdiden kurulacak olan Kürt devletini

tanıyacağını açıkladı. Kurulacak olan IŞİD i de ilk tanıyacak onlar olacak. Çok

parçalılık onların tam da istediği gibi. Bundan daha iyisi ne olabilir ki onlar

için.

Gelen haberler, görüntüler, demeçler işi çığırından

çıkarmış durumda. Şer i bir devlet kuracağını iddia edenler ne kadar değer varsa

yerle bir ediyorlar. Kültür tarihini, düşünce değerlerini, insanlık

değerlerini, acımasızlıkları. Bunlar yeni bir yıkımın habercisi değil mi IŞİD

hilafet ilan etmiş, halifesini de belirlemiş, gelen haberlere göre. Ne kadarı

doğru ne kadarı yanlış bilmiyoruz. Bu kadar yıkımdan sonra sahip olacağı küçük

azınlığın hilafeti ne anlama gelir ki

Çok parçalı Müslümanların oluşturduğu algı hangi anlamda

olumludur ki Hiçbir kavmin diğerine güveni yok. Olmayacak da.

Bütün bu parçaların arkasındaki gizli güçlü eller

Müslümanları birbirine kırdırıyor. Müslümanlar da bunun gönüllüsü. Ufuksuzluk

ortamı sarmış, tam bir bulanıklık var. Bundan nasıl hayırlı bir sonuç doğabilir

ki

En güvenilir ülke gibi görünen Türkiye yi bekleyen

sorunlar yok mudur dersiniz Türkiye ortada kalmış durumda. Suud krallığı

Mısır ın başına geçen, emperyallerin oyuncağı ve Müslüman kardeşlerinin katili

Sisi yi alnından öpüyor. Hüsnü Mübarek ten sonra değişen ne

Türkiye deki Müslüman aydınların içine düştüğü duruma

bakalım da düşünelim. Askeri güdümden, yani postallardan kurtulalım diye

sarıldıkları AB nin, en yakın dostlarının ne yaptıkları ve sonuçları da ortada.

Ergenekon adıyla yapılan Batıcı, jakoben, laik kadroların tasfiyesinden sonra,

şimdi bir başka kadroyu, gene Batı ya bağımlı, Paralel diye nitelenenleri

tasfiye ediyor. Bunlar olurken Türkiye nin çok parçalı bir hale geldiği ve

geleceğinin çok da iyi görünmediği gerçeği göz ardı edilebilinir mi

Biz bu hayatın neresindeyiz, süreci belirleyen ve

sonuçları devşiren kim Oynanan büyük oyunun başarısız oyuncuları olmaktan öte

ne yapılıyor ki Onların oynadıkları oyuna sadece katkı sağlanıyor o kadar.

Allah sonumuzu hayreylesin şu kutlu günler hürmetine