43yıl dolu dolu çıktı. 44 yaşına bastı. Daha nice
yıllarda Hakk davaya hizmet edecektir inşallah.
Kâinatı ve içindekileri görmemiz ve algılamamız ışık
sayesinde olur. Zifiri karanlık bir ortamı düşünün, hiç bir şey göremeyiz.
Lakin herhangi bir ışık kaynağı ışık yaydığında etrafımızı ve o ışığın eriştiği
yerleri görebiliriz.
Allah ın yarattığı bir fizik kanunudur:
Güneş ışığı yedi renk ışından oluşur. Bu renklerin
hepsinin bileşimi olan ışıkta ancak biz etrafımızı net ve gerçek olarak
görürüz.
Işığın içindeki yedi renk ışından herhangi biri veya bir
kaçı olmazsa, eşyaları ya eksik görürüz, ya da olduğundan farklı olarak görür
ve renklerini farklı olarak algılarız. Fizikçiler çeşitli deneylerle bunu ispat
etmişlerdir.
Sözü Milli Gazete ye getirmek istiyoruz. Milli Gazete
bize olayları ve şahısları çarpıtmadan, olduğu gibi, arkasını ve önünü de
göstererek vermektedir. 43 yıldır bu prensipten ayrılmamıştır. Yani, aslanı
aslan olarak, kediyi kedi olarak, baykuşu baykuş olarak, helali helal, haramı
haram olarak göstermekte ve gerçekleri öğrenmemize yardımcı olmaktadır.
Diğer basın ve yayın organlarının aşağı yukarı tamamı
ise, olayları verirken ışığın yedi rengini kullanmazlar. İşlerine gelen
renklerin kombinasyonunu kullanarak olayları, insanları ve cisimleri
okuyucusuna veya seyircisine olduklarından çok farklı gösterirler.
Misal olarak söylüyoruz, Saadet Partisi Genel Başkanı
Sayın Kamalak 1 Kasım seçimleri öncesi devletimizin resmen, oraya gidersen
seni koruyamayız demesine rağmen, kelleyi koltuğa alarak, yanındaki Milli
Görüş ekibi ile Doğu ve Güneydoğu da şehir şehir dolaşarak oradaki
vatandaşlarla kucaklaştı, dertleşti. Milli Gazete ve Tv5 bunu gerçek şekliyle,
yani yedi rengini birleştirerek verdi. Diğerleri ise renk oyunları ile bu
ziyareti bambaşka bir şekilde yansıttılar. Okuyucuları ve izleyenlerine
neredeyse Sayın Kamalak ın bu bölgeye teröre ve teröriste destek olarak
gittiğini zannettirecek şekilde verdiler. Şayet olayı gerçek yedi rengiyle
verselerdi, manşetleri muhtemelen şöyle olacaktı:
Mangal gibi yürek!
Korkusuz Genel Başkan ve Saadetliler!
Kamalak kimsenin gidemediği yereler gidiyor!
Lider dediğin böyle olmalı!
Şayet bu şekilde gerçekçi olarak bu haber yansıtılsa idi,
hem o bölgede, hem de ülkemizin genelinde Saadet in alacağı oy ne kadar olurdu,
tahmin edelim!
Bir tespitimiz daha var:
Uzun ve çileli dava yoluna çıkmış olan kardeşlerimiz
mutlaka Milli Gazete yi her gün, alıp okumalıdırlar.
Neden
Çünkü olayları, cisimleri ve şahısları yedi asli rengiyle
tanımak zorundadırlar. Yoksa etrafımızdaki diğer basın ve yayın organları ışık
oyunu yapmakta, olayları, cisimleri ve şahısları olduklarından çok farklı olarak
yoğun bir şekilde yansıtmaktadırlar. Bu tür görüntü aldatmalarını kullanarak;
pireyi deve, kaplanı kedi, sırtlanı aslan, elikanlıyı delikanlı, diyaneti
cinayet, ölüyü diri, çürüğü çelik, merdi namert, işbirlikçiyi kurtarıcı,
şeytanı melek, düşmanı dost, haramı helal, necisi temiz, İslam Birliği ni
imkânsız olarak gösterebilmektedirler.
Bu garabet sanal görüntüler içinde ilerlemekte olan dava
kardeşlerimizin, ellerinde olay ve cisimleri yedi rengiyle gösteren bir el
feneri, yani Milli Gazete yoksa yanılmak neredeyse yüzde yüz oranında
gerçekleşmektedir. Birçok sandık müşahidimizin ve üyemizin yön değiştirmesinin
altında yatan gerçek işte budur. Milli Gazete okumamak!
Milli Gazete yi bir kaç gün takip etmeyenler, olaylar
karşısında şaşırmakta ve bocalamaktadır. Ya hiç okumayanlar Elbette kurda kuşa
yem olup, iki dünyalarını da karartmaktadırlar.
Kardeşlerimizin ellerinde, çantalarında veya ceplerinde
olay ve şahısları yedi rengiyle tanımalarına yarayacak bir el feneri, yani
Milli Gazete mutlaka bulunmalı.
Diğer taraftan Milli Gazete yi sürekli okuyanlar,
başkalarına da tavsiye edip yeni okuyucular kazanmak için çaba harcamalıdırlar.
Hatasıyla, noksanıyla, artısıyla, eksisiyle bir dava
gazetesidir, Milli Gazete!
43 yıldır bize gerçekleri tanıtmıştır, daha nice yıllar
tanıtmaya da devam edecektir, biiznillah!
Erbakan Hocamızın bizzat yazdırdığı HAK GELDİ BATIL ZAİL
OLDU logosuyla çıkmakta olan gazetemizi tebrik etmek haddimize değil, ancak
teşekkür ederiz.
Mİllî Gazete
Sen okur ve herkese oku dersen,
Senin yaptığına nasihat denir!
Okumayıp herkese oku dersen,
Senin yaptığına nasihalt denir!