ŞUNU açıkça ifade edeyim. Sadece gerçeklerin peşindeyiz.

Bu ülkeyi seviyoruz. Bizi sömüren çokuluslu şirketlerin ve Siyonist mecraların,

ülkemizdeki sömürüsünü bulup çıkartmak ve milli olan her şeye sahip çıkmaktan

başka bir şey düşünmüyoruz. Allah rızası için mücadele ediyoruz. Erbakan

hocamızın  Her şeyi Allah rızası için

yaptım sözüyle hareket ediyoruz. Hiç bir torpil listelerinde adımız yok!..

Rızık veren Allah! Deyip hiç kimsenin yalakası olmadık! Bu böyle biline!

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 14.12.2014 tarihinde

yayımlanan Bu Günahlara Nasıl Ortak Oldunuz 2 isimli yazı dizime istinaden

bilgi notu gönderdi. Bakanlığın bu hassasiyetine teşekkür ediyoruz. Gönderilen

bilgi notunu masaya yatırıyoruz.

Bilgi notunda bakanlık; gıdaya ithalat izni vermeyi şu

şekilde açıklamaktadır.

Uzun dönemde iklim şartlarından kaynaklanan

yetersizlikler, sanayinin hammadde talebi veya Dâhilde İşleme Rejimine bağlı

olarak zaman zaman tarım ürünü ithalatı yapılsa da genel olarak öncelikli hedefini

gerçekleştirdiği görülmektedir

Bakanlık ithalata izin vermelerinin birince sebebi olarak

iklim şartlarını göstermektedir. İklim şartları engel teşkil edebilir.

Üniversiteler, bilim işte bunun için vardır. Bu problemi en aza indirmek,

üniversitelerin görevidir. Başka türlü globalleşen dünya da nasıl yerinizi

alabilirsiniz. 2002-2014 yılları arasında en büyük kuraklık 2014 yılında

olduğuna göre; neden 28 Kasım 2007 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla buğday

ve çavdarda %130 olan gümrük vergisi oranı % 8 e Mısır da % 130 olan gümrük

vergisi % 35 e düşürüldü. İkinci sebep olarak Dâhilde İşleme Rejimine bağlı

olarak ithalat yapıldığı ifade ediliyor.. Önce bunun ne olduğunu

okuyucularımıza açıklayalım ki konuya hâkimiyet sağlasınlar.

Dâhilde İşleme Rejimi: İhraç edilecek ürünleri üretmek

için gerekli olan ve yurt dışından ithal edilen, ithali gümrük vergisine tabi

girdilere gümrük muafiyeti getiren bir ihracatı teşvik sistemidir.

Dışarıdan domates tohumu getirip, üreteceğiz ve ihraç mı

edeceğiz Mısır, buğday getirip, un mu ihraç edeceğiz. Velev ki öyle olsun.

Nerde kaldı bizim tohumumuz Nerde kaldı bizim tohum bankamız Yerel tohumları

koruma altına almak ve bunları köylüye bedava dağıtmanız gerekmiyor mu Tarım

Bakanlığı nın Yenimahalle Kampusu nda açılan tohum bankası süs için mi açıldı

Neden ithal tohum kullanmak zorunda kalıyoruz 1925 yılında çıkartılan Her nevi

fidan ve tohumların meccanen tevzii (Parasız dağıtılması) ve devlet uhdesinde

(elinde) bulunan arazinin fidanlık ihdası için Ziraat Vekâletine ve İdarei

Hususiyelere (özel idarelere) Bilabedel (bedelsiz) Tevfizi (verilmesi) Hakkında

kanun: Kanun numarası: 682. Kabulü: 2.12.1925. R.Gazete numarası: 244 Tarihi:

14.12.1925.

Bu kanuna göre; her nevi (yerli) fidan ve tohumun bedava

dağıtılmasını yasa haline getiriyordu! Ve ardından da devlet arazilerinin

fidanlık oluşturulması (yerli tohum üretilmesi) için Tarım Bakanlığı na devrini

hükme bağlıyordu. Şimdi ne yapılıyor Tohumlar nereden geliyor Devlet

arazileri şimdi ne halde Üzerlerinde AVM mi ya da TOKİ ye inşaat için mi

veriliyor TOKİ de bu inşaat alanlarını başkalarına kat karşılığı mı veriyor

Neden köyler boş! İnsanlar neden göç ediyorlar Tarım olmazsa sanayi olur mu

Sorular, sorular, sorular. Ya cevaplar

Bilgi notunda

Türkiye de ithalat rejimi dolayısı ile üretimin azalması düşmesi söz konusu

değildir. Aksine birçok ürünün üretiminde önemli artışlar sağlamıştır.

denilmektedir. Üretimde yeterli artış sağlanmış olsaydı ithalat yapar mıydık

Anadolu da köylü kalmadı! Bütün gençler metropol şehirlere akın ediyor. Sadece

yaşlılar köylerde yaşar oldu. Onlar da ne hayvancılık ne de tarım yapıyorlar.

İthalat cari açığın artması demek değil midir Tarım olmazsa sanayi olur mu

Tarımın yok olması sanayinin de yok olması demek değil midir Türk halkını

ithalatla doyurmayı hangi kategoride değerlendireceğiz 2006 yılında çıkan 5553

sayılı tohumculuk kanundan önce Ocak 2004 yılında çıkan 5042 sayılı Islahatçı

Haklarının Korunması Kanunu ile birlikte 3 binden fazlası endemik olmak üzere

11 bin çeşit bitki türünü barındıran Anadolu toprakları bu yasayla birlikte

devlet eliyle çok uluslu tohumculuk şirketlerine açılıyor, ardından 5553

tohumculuk yasasını çıkartıyorlar. (Devam edecek)