Ülke yönetimi, yaklaşık çeyrek asırdır aynı kadroların elinde!
Bu dönemin en bariz vasıflarından biri, yanlış üzerine yanlış yapılıyor olması!
Mesela köylerin mahalle yapılması yanlış!
Taşımalı eğitim modeline geçilerek köy okullarının kapatılması yanlış!
Zorunlu eğitim modeli bir başka yanlış!
Her şehirde bir hatta birkaç üniversite açılması yanlış!
Her genci üniversite mezunu yapma projesi yanlış.
Her genç üniversite mezunu olunca doğal olarak hepsi masa başı iş beklemeye başlıyor.
Yani beyaz yakalı personel olma sevdasına kapılıyor.
Mavi yakalı olmayı kimse düşünmüyor.
Bunun sonunda üniversite mezunu genç masa başı iş arıyor, bulamıyor.
Sanayi sektörü de çalıştıracak mavi yakalı arıyor, bulamıyor.
Bir taraf çalışmak için kendine uygun(!) bir iş bulamazken diğer taraf çalıştıracak işçi bulamıyor.
Tam bir çıkmaz sokak söz konusu!
Bütün bunlar, yapılan yanlışların doğal sonucu.
Bugün çiftçinin derdi ile ilgilenen kalmadı gibi bir şey!
Tarımda “paramız var ki ithal ediyoruz” denilerek saman bile ithal edilmeye başlanınca tarım sektörü belini zor doğrultacak bir hale geldi!
Hayvancılık sektörü zaman zaman yapılan ithalat ile et ihtiyacına cevap vermeye çabalıyor.
Ülke nüfusu yurt sathına dengeli bir şekilde dağıtılacağına, büyük şehirlerde yaşamak özendirilince mega kentler oluşmaya başladı!
Milyonları üç beş şehre yığmak, yeni sorunları beraberinde getirdi!
Köyler boşaldı, büyük şehirler daha da büyük hale getirildi!
Şimdi büyük şehirlerin beraberinde getirdiği sorunların altından kalkılmaya çabalanıyor.
Bunların her biri birer yanlış adım!
Evet, son çeyrek asır bir sürü yanlışa imza atılan bir dönem oldu! Kuşkusuz bu yanlış adımlar bilerek ve kasten atılmadı.
İyi bir şey yapıyoruz, doğru bir şey yapıyoruz zannı ile bu yanlışlar yapıldı.
İyi bir şey, doğru bir şey yapılmış olsa hiç bugün çekilen sıkıntılar var olur muydu?
Umarız tez zamanda yapılan hataların farkına varılır ve bu yanlışları telafi edecek adımlar geciktirilmeden atılır.