Çok önemli haberler düşmekte medyaya fakat yalanlara daha fazla inanan insanlar; bu doğrulara itibar etmemekte, görmezden gelmekte, yalan onları yormadığı için midir, doğru haber üzerinde düşünmek bile istememekte.

Bu haber de onlardan biri;

“Dünyayı ayağa kaldıracak Saddam itirafı!”

“Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin’i ilk sorgulayan eski CIA ajanı John Nixon, iki aydan fazla süren sorgulamalardan sonra bu ülkede kimyasal silah olmadığı sonucuna vardıklarını söyledi.

Irak’ın işgalinden 8 ay sonra Irak’a gittiğini aktaran Nixon, Saddam Hüseyin’in yakalandığında Amerikan yönetiminin devrik lidere ne yapacağını bilmediğini, haftalarca sadece onu konuşturmalarını istediklerini ve kendisinin de Saddam’la Irak ve Ortadoğu tarihi üzerine uzun uzun görüşmeler yaptığını anlattı;

“İki ay süren ve her defasında konunun bir şekilde kitle imha silahlarına geldiği sorgulama sonucunda Saddam ile aynı sonuca vardım; Irak’ta kimyasal silah yoktu. Irak rejiminin bir kimyasal silah programı veya nükleer programı yoktu. Saddam’ın ileride böyle bir planı da yoktu.”

Saddam’ın Birleşmiş Milletler denetçilerine karşı çıkışının anlaşılır olduğuna değinen ajan, devrik liderin denetleme ekibinde birçok istihbarat mensubunun da olacağını düşündüğünü aktardı;

“Egemenlik haklarının ihlali gibi mevzular bir tarafa, Saddam istihbarat örgütlerinin denetleme ekibiyle ülkeye girip ordunun mühimmat kapasitesini ve yerlerini öğrenebileceğinden endişe ettiğini söylüyordu. Daha da önemlisi denetçilerin arasına sızan ajanların rejimin zayıf noktalarını tespit edebileceğinden endişe ediyordu ki bu oldukça anlaşılır bir şeydi. Dolayısıyla konunun kimyasal silahların tespitinden farklı olduğunu düşünüyorum.”

Saddam’ın gelinen noktada idam edileceğini bildiğini ancak buna rağmen oldukça sakin ve vakur olduğunu bildiren eski ajan, onu “karşılaştığı en karizmatik liderlerden biri” diye tanımladı.

J. Nixon, ABD yönetiminden herkesin Saddam’ın yakalanmadan intihar edeceğini savunduğunu ancak CIA psikiyatristlerinin onun gibi davasına bağlı birinin kendini öldürmeyeceği sonucuna vardığını kaydetti.

Emekli ajan, Saddam’a kendisinin devrildiğini, yeni bir hükümetin kurulacağını ifade ettiğini, onun ise kendisine ABD’nin Irak’ta başarısız olacağını söylediği bilgisini verdi.

Ajan; “Bana, ‘Siz bu ülkeyi tanımıyorsunuz. Ben gidersem benden sonra bu ülke terör yuvasına döner ve birçok grup adeta ülkeyi savaş alanına çevirir’ dedi. Kendisine ifade etmedim ama içimden, ‘Bu konuda hakkın var’ dedim. İran’ın ve Şiilerin mezhep eksenli yayılmacılığına vurgu yapıyordu. Bunun Irak toplumunda ve daha geniş Arap coğrafyasında ciddi sonuçlarının olacağını söylüyordu. Açıkçası bu konuda haklı çıktı.”

Kendisi dâhil birçok kişinin Saddam Hüseyin’in idamıyla Irak’ın bir hukuk devleti olarak yoluna devam edeceğine inandığını anlatan Nixon, buna karşın Saddam’ın bir gece alınıp kameralar karşısında sloganlarla idam edildiğini gördüğünde hayal kırıklığı yaşadığını belirtti.

Saddam’ın çok kötü şeyler yaptığını savunan ajan, “Tam da yıllarca Irak’ta yaptığı gibi idam edildi. O zaman, ‘Aman Tanrım, biz bunun için buraya gelmiş olamayız’ dedim” ifadelerini kullandı.”

Kimyasal silah yalanları ile bir coğrafyayı kan, barut, ceset tarlasına döndürenler; Saddam’dan katliam bayrağını teslim alıp, cinayetlerin, kaosun sonunu bir türlü getiremediler.