İktidar partisi AKP’de “bir şeyler” oluyor.
Ve “bir şeyler” oldukça bozulan bir şeyleri “düzeltebilmek” amacıyla seferber oluyorlar.
Amma!
Yaptırdıkları anketler arzu ettikleri sonuçları vermiyor.
Kamuoyu yoklamaları gidişatın iyi olmadığını gösteriyor.
Dün “bu trenden inen bir daha binemez” diyerek arkadaşlarına kapıyı gösterirken bugün onları tekrar trenlerine bindirebilmek için kolları sıvamış durumdalar.
Dün dirsek çevirdiklerinin bugün yeniden gönüllerini kazanmak için sözüm ona “vefa” toplantıları düzenliyorlar.
Yani “biz sizleri hiç unutur muyuz” demeye çalışıyorlar.
Yemekli toplantılarına “vefa toplantısı” adını veriyorlar ama aslında bu toplantılar bir “veda toplantısı” olmaktan öteye geçemiyor. Kırılan kalplerin sıradan bir toplantı ile yeniden kazanılması ne mümkün!
İnsanlar karınlarını nasıl olsa doyuruyorlar.
Keşke geçmişte gönüller yıkılmasa ve şimdi böyle toplantılar düzenlemeye hiç gerek kalmamış olsaydı!
Yani onların kıymetleri bilinseydi!
Dün işler yolunda giderken hatır gönül tanımayanların bugün işler bozulunca eski dostlarını hatırlamalarının bir yararı yok ki!
Evet, kırık kalpler davete icabet ediyorlar.
Geliniyor, yeniliyor, içiliyor!
Biraz da sohbet ediliyor!
Ama evlere dönülürken kırık kalplerin hiçbiri tekrar kazanılmış olmuyor!
Aynen şairin dediği yaşanıyor:
“Kırma insan kalbini yapacak ustası yok!”
Dememiz odur ki adına “vefa toplantıları” denilen ve aslında “veda toplantıları” ile kırılan kalpler yeniden kazanılmış olmuyor.
Şimdi bir önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile de böyle bir buluşmadan söz ediliyor.
Gül’ün çevresi haberi yalanlamış olsa da iddianın sahipleri Ramazan’da iftar yemeğinde buluşulabileceğinden söz ediyorlar.
Böyle bir buluşma olabilir de olmayabilir de!
Ama olursa o buluşma da bir veda buluşmasından öteye anlam ifade etmeyecektir.
Zira bir ara “Abdullah Bey kardeşim” diye hitap edilen kişinin kalbinin çok kırık olduğu biliniyor. Bu buluşma ancak “veda buluşması” olur ama şimdi böyle bir vedalaşmaya gerek var mı?