Öncelikle o sorunun cevabını verelim…

Soru şu idi;

“Bu ülkede denk bütçe yapan bir iktidar mı vardı sanki!”

El cevap: Evet bu memlekette bir iktidar vardı ve bu iktidar tüm zorluklara rağmen…

Tüm çıkmazlara rağmen…

Siyonizm’in ve karanlık odakların tüm engellemelerine rağmen…

Evet, bu memlekette bir iktidar “denk bütçe” yaptı.

Bu iktidarın adı Refah-Yol iktidarı idi…

Refah-Yol iktidarı Başbakanı ve denk bütçenin baş mimarı Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan idi…

EFSANE HAVUZ SİSTEMİ

Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 1996-1997 yıllarında kurulan Refahyol Hükümeti (Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi koalisyonu) döneminde "Havuz Sistemi" adını verdiği bir model ve kamu gelirlerinin toplanmasında yaptığı yeni düzenlemelerle denk bütçeyi hayata geçirdi.

Erbakan'ın denk bütçeyi uygulamaya koyma ve mali yapıyı sağlama yöntemi temel olarak şu adımlara dayanıyordu:

* Havuz Sistemi: Kamu bankalarında dağınık halde duran ve yüksek faiz giderlerine yol açan devlet gelirleri tek bir "havuz" hesabında toplandı. Böylece devletin kendi parasıyla kendi açıklarını kapatması ve fahiş faiz ödemelerinin önüne geçilmesi amaçlandı.

* İsrafın ve Kayıp-Kaçakların Önlenmesi: Kamu harcamalarında sıkı bir tasarruf politikası izlendi, israf kalemleri kısıldı

* KİT'lerin (Kamu İktisadi Teşekkülleri) Verimli Kullanılması: KİT'lerin zarar etmesinin önüne geçilerek ve bu kuruluşlardan elde edilen gelirler merkeze aktarılarak bütçeye katkı sağlandı.

* Kaynak Paketi ve Yerli Kaynaklar: IMF veya dış borçlanmaya gitmek yerine, milli kaynakların ve vergilerin adil toplanmasıyla gelirlerin artırılması hedeflendi. Memurlara ve işçilere yüksek oranlarda maaş zamları yapılırken, bütçe içi dengeler bu yeni gelir havuzuyla sağlandı…

ÜRETİME PARA YOK, FAİZCİYE ÇOK

Aydınlık Gazetesi yazarı İsmet Özçelik, “2027 bütçesi: Üretime para yok, faizciye çok” başlıklı yazısında çarpıcı rakamlara yer verdi. İşte o yazı ve o rakamlar…

“Meclis’te bütçe maratonu başlıyor. 2027 yılı bütçesinin ayrıntıları açıklandı.

Özetle…

Eğitim harcamaları 3 trilyon 747 milyar lira

Savunma harcamaları 3 trilyon 454 milyar lira.

Sağlık harcamaları 2 trilyon 134 milyar lira.

Sosyal yardımlar 1 trilyon 134 milyar lira

Bütçede en büyük kalem faize.

2023’te 674,6 milyar liraydı.

Gelecek yıl için öngörülen 4 trilyon lira.

Bütçenin yaklaşık yüzde 15’i.

Bu da her şeyi açıklıyor.

Değişen fazla bir şey yok.

BU SADECE HEDEF

Tabi bu sadece hedef.

Bu 4 trilyon çok daha yükseklere çıkabilir.

Bugüne kadar hep öyle oldu.

Üretime ayrılan kaynak…

Çerez gibi, 658 milyar lira.

Tarım stratejik sektör olarak belirlenmiş.

Ama ayrılan kaynak…

Faiz giderlerinin üçte biri bile değil.

BU YIL GELECEK YILIN GÖSTERGESİ

Peki, bu yıl durum ne?

Bunu neden soruyorum…

Bu yıl gelecek yılın da göstergesi.

CHP Meclis Grup Başkanı Faik Öztrak özetlemiş.

Öztrak eski Hazine Müsteşarlarından.

Verileri okumasını bilen isimlerden.

Eylül itibariyle durumu şöyle özetlemiş:

BÜTÇE AÇIĞI

“Sadece eylül ayında 532 milyar lira…

Önceki yılın aynı ayına göre artış yüzde 72.

İlk 9 aydaki açık…

Geçen yılın aynı dönemine göre 51 arttı.

1 trilyon 840 milyar liraya ulaştı.

9 aylık bütçeden faize giden…

2 trilyon 251 milyar lira.

Faiz harcamaları olmasaydı… (Faiz dışı denge)

Bütçe bu dönemde 411 milyar lira fazla verecekti.

Enflasyona rağmen geçen yılın altında.”

DAHASI DA VAR

“Son yayımlanan OVP’ye göre…

Kalan 3 ayda…

Milletin cebinden 600 milyar lira daha alınacak.

Faiz lobilerinin kasasına konacak.

Yıl sonunda faiz giderleri 2,8 trilyonu aşacak.

İlk 9 ay itibariyle…

Bütçeden her 100 liralık harcamanın 16 lirası…

Her 100 liralık vergi gelirinin…

22 lirası faiz lobilerine, rantiyecilere gitmiş olacak.”

KAMU SALTANATI

Peki kamu saltanatında durum ne?

“Kamuda tasarruf” hikaye olmuş.

Faik Öztrak onları da sıralamış.

“İlk 9 ayda;

Kamunun bina ve taşıt kiralamalarına 62 milyar lira,

Müşavirlik (danışmanlık) hizmetlerine 69 milyar lira,

KÖİ kapsamında yapılan, geçilmeyen köprülerin/yolların, uçulmayan havalimanlarının garantilerine 71 milyar lira.

Örtülü ödenek harcamaları…

9 milyar liradan 19 milyar liraya çıktı.

Toplantı ve organizasyon giderleri…

Bunlar bile 1 milyar liraya dayandı.

41 kurumdan 29’unun yaptığı harcama…

Bu dönemde yaşanan enflasyonun üstünde…

Cumhurbaşkanlığı’nın harcamaları…

Geçen yılın aynı döneminde 10 milyar lirayken…

Bu yıl 14 milyar liraya yükselmiş.”

ÇİFTÇİ DESTEKLERİ

“Tarım Kanunu’na göre…

Çiftçiye her yıl verilmesi gereken destek…

Milli gelirin en az yüzde 1’i kadar.

Hükümetin kendi yayımladığı OVP’ye göre…

Bu yıl öngörülen milli gelir 85,3 trilyon lira.

Çiftçiye verilmesi gereken destek: 853 milyar lira.

İlk 9 ayda çiftçiye verilen destek: 114 milyar lira.

Yılsonu için öngörülen rakam: 168 milyar lira…

Yasal zorunluluğun beşte biri bile değil.”

ESNAF

“Esnafa verilen destek ise sadece 51 milyar lira.

Bir avuç faiz lobisine, israfa 2,4 trilyon lira

Milyonlarca esnaf ve çiftçiye 165 milyar lira.”

Manzara özetle böyle.

Bu hesaplarda daha “fon vurgununun” getireceği yük yok.

Bu durum daha ne kadar gidebilir?

Tekrar tekrar hatırlatalım.

Toplumun tüm kesimleri aynı şeyi söylüyor:

“Böyle gitmez.”

Kaynak: Milli Gazete