FENERBAHÇE ve Beşiktaş ın UEFA Disiplin Kurulu na sevk

edilişlerinden bu yana soru yağmuruna tutuluyorum. Bu soruların cevabını a-HBR

kanalında salı akşamı verecektim ama Taksim olayları buna izin vermedi. Gelişen

olaylar nedeniyle bir türlü yayına giremedik ve kanaldan ayrıldık.

Şimdi bizim gazete kanalıyla ihtimaller üzerinde duralım.

Bir kere şunu ifade edeyim ki, spor medyamız maalesef hiç mümkün olmayan

ihtimaller üzerinde yorum yapıp duruyor. Örneğin Sabah Gazetesi, güya bir UEFA

yetkilisine sormuş ve puan silme olabileceğini yazmış. Bu hiç olmaz..

Şimdi gelelim gerçeklere... Bir kere UEFA Disiplin

Kurulu, savunmaları aldıktan sonra ceza verecek veya vermeyecektir. Diyelim ki

basına sızdığı üzere Fenerbahçe ye iki, Beşiktaş a da bir yıl kupalardan men

cezası verdi. Bu olabilir mi Evet... Zaten UEFA bundan böyle ancak kendi

yapısı içindeki ögelerde ceza verir. Ancak ve ancak bizim federasyona tavsiyede

bulunabilir. Şayet her iki kulüp de şike yapmaktan UEFA ca hüküm giyerlerse,

UEFA bizim federasyona ancak, Düşür ve/veya puan sil tavsiyesinde

bulunabilir. Bizim federasyon da Ben soruşturmamı yaptım, yargılamam da bitti

ve suç sabit görmedim, kendi tüzüğüm uyarınca bir kaç sanki uyarı babında ceza

kestim diyerek UEFA nın bu tavsiyesi geri çevirir.

Peki, bundan sonra ne olur UEFA Disiplin Komitesi nin

vereceği, söylendiği iki ve bir yıl cezalar için UEFA Tahkim Kurulu na

gidilmesi halinde büyük risk vardır. Neden mi Çünkü oranın tahkimi bizimkine

benzemez. Bizde Tahkim cezayı ya onar, ya da indirim yapar. Ancak UEFA daki

Tahkimde savcı makamı vardır. Yani savcı karara itiraz halinde söz alıp,

cezanın az olduğunu ve arttırılmasını isteyebilir. İşte bu durumda UEFA

tahkimi, savcıyı haklı bulup cezaları ikiden üçe, dörde, biri de ikiye, üçe

çıkartabilir. Bu hakkı da vardır. Hemen örnek vereyim. İngiltere deki Leeds

United-Beşiktaş maçında rakibine kafa atan Nouma oyundan atılmış ve disiplin bu

futbolcuya dört maç ceza vermişti. Beşiktaş ın itirazı üzerine de Tahkim cezayı

az bulmuş ve bunu beş maça çıkarmıştı. Yani bizim kulüpler yazılıp söylendiği

gibi iki ve bir yılla kurtulurlarsa hiç itiraz falan etmesinler.

Özetle, tahkim yolu tehlikelidir. Hele hele cezalar

sadece iki ve birle sınırlı kalmış ise...

Peki, senin görüşün nedir derseniz. UEFA Disiplin kurulu,

bizim federasyonun düşme ve puan silme işinden uzak duracağını bildiğinden, bu

konuda baskı yapması da pek mümkün olmadığından şöyle bir hesaba girebilir. Her

iki kulübün de en dip kümeye düşmeleri halinde her yıl şampiyon olup süper lige

çıkışı, yani Avrupa Kupaları na kaç yılda katılabileceklerini hesaplayarak dört

veya beş yıl men cezası kesebilir. Bu olur mu Bu, gazetelerin ve

televizyonların puan silme ve düşürme senaryolarından daha akla yatkın ve

UEFA-Federasyon ilişkilerine uygundur.

Hemen sorabilirsiniz... Beraat olmaz mı Her yargılamanın

sonunda beraat da olabilir, hüküm de giyilebilir. Buradan bakarak buna cevap

vermek uygun olmaz. Ancak ne var ki, UEFA çatısı altında bizim federasyonun hiç

bir sorgulama ve yargılama eylemleri dikkate alınmamış gözükmektedir. Yani

bizim federasyonun topu taca attığı çoktan anlaşılmıştır. Bu nedenle gelecekse

ceza, tamamen UEFA çatısı altından çıkacaktır. Yani başta Fenerbahçe nin, belki

de yarın da Beşiktaş ın bizim federasyonun kapısına dayanması boşunadır. Artı

olarak bu federasyonun bazı maddeleri şipşak değiştirmesi de UEFA da ciddi

puan ve prestij kayıplarına sebep olmuştur. Bu nedenle de bizim federasyon bu

süreçte değil sahaya yedek çıkmak, tribüne bile çıkamaz. Sadece izler, hepsi o

kadar. Ama tekrar ediyorum, küme düşme ve puan silme olmaz. Sadece kupalardan

men cezası artabilir.