Sizi bilmem ama son zamanlarda bankalardan ve cep telefonu merkezlerinden gelen mesaj ve telefonlar beni usandırdı. Bu arada, bir de abonesi olmadığım bir takım kuruluşlardan kendilerine abone olmaya çağıran telefonlar işin cabası. Abonesi olmadığım bir takım kuruluşlar telefon numaramı nereden temin ederler, bir yerdeki abonelik süremin bitmekte olduğunu nasıl tespit ederlerde kendilerine abone olmaya davet ederler insanı şaşkına çeviriyor. Bir telefon şirketine abone olmuş isem oraya verdiğim bilgiler nasıl oluyor da bir başka şirkete geçiyor o da işin bir başka yönü. Bu arada kredi kartı ile yaptığınız bir harcamanın hemen arkasından gelen mesajla yaptığınız harcamayı taksitlendirme teklifinin amacı tüketici olarak beni korumaya mı yönelik yoksa kullandığım kredi kartı aracılığı ile ilgili bankayla bağımın uzun süreli taksitlendirme yapılarak uzatılması anlamına geliyor Doğrusu insan kestirmekte güçlük çekiyor. Kısacası tüketici çeşitli yollarla tüketime teşvik edilirken bu iş niçin tüketiciye bırakılmazda zorlama anlamına gelebilecek uygulamalar devreye sokulur Alış-veriş sırasında zaten firmalar taksit imkânlarını söylüyorlar. Buna rağmen tüketici olarak taksitlendirme istememiş isem yaptığım alış-verişin hemen arkasından gönderilen mesaj ile taksitlendirme teklifi yapılması tüketiciyi korumak için mi yoksa tek seferde yaptığım ödemeyi taksitlendirmek suretiyle bankalar daha fazla kazanç elde etmenin mi peşindeler Böyle ise bir süre sonra bu yol tıkanmaz mı Bırakın tüketici ne yapacağına kendisi karar versin. Taksit istiyor ise zaten bu alış-veriş anında mümkün.

Bunun yanında yıllar önce bir firmaya sipariş sırasında verilen bilgilerin daha sonra farklı ellere, firmalara iznim olmadan aktarılmış olması kanunen suç oluşturmuyor mu Suç değilse bunun suç olarak belirlenmesi gerekmiyor mu

Şahsen bir günde farklı kurumlar ve kişiler tarafından aranmak, adımıza hayır için kitap dağıtımı teklifinde bulunulmasını zorlama olarak nitelendiriyorum. Çünkü hayır için kitap dağıtılacaksa buna kendimin karar vermesi, hangi kitapları dağıtacaksak bunun içinde kendimin karar vermesi gerektiğini düşünüyorum. Zorlama ile hayır nasıl olur o da ayrı bir konu..

Bir defa telefonunuzu verdiğiniz bir adresten yıllarca aranmanız, bir şeyler almaya ve yapmaya zorlanmanız rahatsız edici oluyor. Onunla da kalınmıyor telefonunuzun başkalarına da aktarıldığını görmeniz insanı sıkıyor. Arandığınızda konuşmak istemediğinizde karşınızdakinin ısrarcı tavrı sebebiyle ya sertleşmek ya da sıkıntıya katlanmak zorunda kalıyorsunuz. Bu bakımdan gerek yaptığınız alış-verişin taksitlendirilmesi için aranmanız, gerek devam eden bir aboneliğinizin bir başka firmaya aktarılması için yapılan aramalar tüketiciyi ne yapacağını bilmiyor kabul edilerek aptal yerine koymak, nasıl davranması gerektiğinin hatırlatılması anlamına geleceği için tüketiciye saygısızlık olacağını düşünüyorum.

Kısacası tüketici sürekli mesaj bombardımanına tutuluyor, sadece mesajla da kalınmıyor, sıkça aranıyor. Çoğu zaman uygun olmayan şatlarda telefonunuz çalabiliyor. Cevap vermek istemiyor, kısa kesmeye çalışırsanız bu defa da biraz sonra tekrar arayacaklarını söylüyorlar ki, doğrusu böylesine ısrarcılığın anlamı olmuyor.

Bırakın tüketici neye ihtiyacı varsa ve bu ihtiyacını nereden ve hangi şartlarda karşılamak istiyorsa kendisi karar versin. Tüketiciyi tüketime zorlamak belki zorlayanlara bazı menfaatler sağlayabilir ama tüketici tüketilmiş oluyor. Buna kimsenin hakkı olmamalı… Firmalar ve bankalar ürünlerini elbette tanıtacak, reklamını yapacaklardır. Ama bu geneler tanıtım şeklinde olmalı, bir takım aracı firmalar oluşturup, onlara bazı imkanlar sağlayarak tüketici sık boğaz edilmemelidir. Serbest piyasa tüketicinin boğazlanması anlamına gelmemelidir.