Türkiye terör ile ne zaman tanıştı, ne zamandan beri bu felâket başının belâsıdır. Terörün tarihi üzerine ciddî bir araştırma yapılamadığı için yeterince irdeleme ve üzerinde durma şansımız yok. Konunun geçmişine bakarken tarihin bazı dönüm noktalarını yerinde saptamak gerekiyor.

Siyasa insanlarının, devlet yöneticilerinin sık kullandığı ifadeler var: "Terörün kökü kazınacak", "terör can çekişiyor", "terörün beli kırıldı" benzeri Terör olur, insanlar ölür, bu terane sürer, üzerinden çok geçmeden yenileri yaşanır.

İttihat Terakki nin öncülüğünde II. Meşrutiyetin ilânından milletimiz parçalara bölünmüş, bu zamanla giderek bir araya getirilemez hale gelmiştir. Koca Osmanlı bütünlüğünden geriye onlarca parça oluşturuldu. Bu coğrafyanın büyük bölümü aynı milletten oluşuyor. Osmanlı nın son bakiyesi Türkiye aynı millete mensup olmasına karşın, soyut parçalar oluşturularak giderek bir araya getirilemez bir uçurum oluşturulmuştur. Bu, daha da derinleştiriliyor.

İttihat Terakki nin muhaliflerini nasıl itlaf ettiği tarihin bilinen bir gerçeği. Cehepe despotizmi millete soluk aldırmadı yıllarca. İttihat Terakki ve sonrasında belli bir zamana kadar bir muhalefetten söz edemiyoruz. Döneme ışık tutacak hatıra kitapları neden yoktur, bunların üzerinde düşünülmeli. Baskıcı dönem Türkiye nin on yıllarını aldı götürdü.

1960 öncesi terörün kıpırdanışları, üç gencin ölümü gerekçesiyle ardından bir darbe yaşanması... Ya sonrası Güya filizlenmekte olan teröre karşı yapılmış bir darbe idi. Artık bugün bir gerçek var ki, Türkiye de, ya da dünyanın birçok yerinde yapılan darbelerin arkasında ırkçı emperyalizm bulunuyor. Tarihin kayıtlarında yer alan, 1980 darbesinin ardında abede li yetkililerin yaptığı çok çarpıcı bir açıklama vardı: "Bizim çocuklar bu işi başardı". Onların deyimiyle: Bizim çocukların darbesinin ardından, terör bir başka alana kaydı. Geçmişte sol-milliyetçi çatışması, Alevi- Sünni çatışmalarının ardından Kürt-Türk çatışmaları sahne aldı. Her dönem bir gerekçe bulunur. Bu seferki çatışma doğrudan ülkenin bölünmesine dönük. Bunun arkasında ırkçı emperyalizmin olduğu yadsınamaz bir gerçek.

Silah sanayii büyük bir sektör. Emperyal ülkelerin beslenme kaynakları. Arkasında büyük silâh tüccarları bulunuyor. Silâhtan beslenen bu dev sektör terörün bitmesine razı olur mu Üstelik büyük medeniyetimizin hedef alındığı bir düzlemde.

Abede bizimle oyun oynuyor. Dalgasını geçiyor. Hamle üzerine hamle yapıyor. PKK abede ürünü. Türk kavmiyetçiliği gibi Kürt kavmiyetçiliği İslâm milletinin içine saplanmış hançerlerdir.

Irkçı emperyalizmin kökleri derinlerdedir. İnsanlığa yutturulan Aydınlanma nın yani Fransız ihtilalinin arkasında bu güçler vardır. Kavmi hareketlerin bir başlangıç tarihidir. Yahudilerin ve Masonların krallıklardan aldığı bir intikamdır. Yahudilerin Avrupa şehirlerinde kenar semtlerde, koloniler oluşturup sefil bir hayat yaşamaları, sürgün edilmeleri, insanlık dışı muamelelerinin bir intikamıdır. Masonların Fransa ihtilali tarihin bir başlangıcıdır. O zamandan beri insanlık huzur bulmuyor. Bunların üzerinde ayrıntılı durulmalı.

Peki Orta Doğu yu kasıp kavuran terör belâsının arkasında kim var. Niçin Müslümanlar bu kadar birbirine düşman, niçin kralcıklar bu kadar saltanat sürüyor ve ardından da bir ülkeyi kasıp kavuruyorlar. Bunlar birer rastlantı mıdır

Türkiye, mozaik ve yaşama bilinci ve düşüncesi bakımından en hoşgörülü bir toprağa sahip. Bu toprakların Yunusları, Mevlânaları, Hacı Bektaşları, Hacı Bayramları ve daha nice velileri, öncüleri insanlık örneğidirler. Her biri sevgi abidesidir. Ruhları zengindir.

Terör biter mi hiç Terör biterse aç gözlü tüccarlar, emperyal güçler, ırkçı emperyalizm neyle beslenecek, şişinecek. Abede ne yapacak, Bush, Şimon Peres ne yapacak

Güldürmeyin, bu kadar gülünç duruma düşmeyin. Söylenecek her söz yarın bumerang olup döner. Daha ihtiyatlı, daha dikkatli ve daha bilinçli olun.