Amerika da AKP Genel Başkanı Erdoğan hakkında "Delikten süpürüp atmak yerine bu adamı kullanın" şeklinde sözcükler kullandığı öne sürülen Zapsu kendisini savunurken "Öyle demedim" diyor.

Ne demiş diye bakıyoruz

"Başbakan"ı değil kredisini kullanın dedim" şeklinde bir savunma ile karşılaşıyoruz.

Erdoğan ın kredisi çokmuş bu krediyi kullanın demişmiş!

Tam tereciye tere satma gibi bir durum bu!

Yahu Erdoğan a o krediyi açanlar kim

Bizzat krediyi açan adamlara "Kredisini kullanın" diye tavsiyede bulunmak mantıklı bir davranış sayılabilir mi

Zapsu ve O nunla birlikte Amerika daki toplantılara katılan Dişli nin savunmalarını ikna edici bulmadık!

Kimileri bu savunmaları inandırıcı bulup, "Zapsu nun söyledikleri ile basında yer alan ifadelerin hiç alakası yok" diye kendi kendilerini kandırabilirler.

Ama biz savunmaları okurken hem tereciye tere satılması gibi bir durumun varlığından rahatsız olduk hem de bu savunmaları "Özrü kabahatından büyük" ifadeler olarak değerlendirdik!

Erdoğan ın hem kendi inançlarından dolayı İslam dünyasında hem de batı türü demokrasiye inancından dolayı Batı da çok kredisi varmış.

Bu krediyi kullanmalarını önermişmiş!

Kredi açan adamlar, kredi verdikleri kişinin hangi özelliklere sahip olduğunu bilmez mi

Yani bu adamlar açtıkları krediyi kullanmaktan aciz kişiler midir ki böyle bir tavsiyede bulunulmuştur

Zapsu ile birlikte Amerika da görüşmelere katılan AKP li Dişli Zapsu nun açıklamalarının genel olarak " Başbakan ile görüşün, istişare edin, başkaları aracılığıyla değil doğrudan konuşun" görüşlerini işlediğini söylüyor.

Bu özrü kabahatından büyük bir açıklama ya da kaş yapayım derken göz çıkarma cinsinden bir açıklama değilse nedir

Erdoğan ile doğrudan nasıl görüşecekler

İlla ki arada Zapsu gibi, Dişli gibi, Bağış gibi bir aracının bulunması gerekmiyor mu

Onlar da görüşmenin heyecanı(!) içinde kullandıkları bu tür sözleri her seferinde tevil etmek zorunda kalmayacaklar mı

"Çarpıtıp yansıttılar" ya da "Kırık bir tercüme hatası" gibi savunmalar ile durumu idare ettiklerini sanıyorlarsa, fena halde yanılıyorlar demektir.

Belki bu sefer durumu idare ederler ama bu tür acemilikler hep olagelecektir. Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar, sonunda yakalanır değil mi Hadi bu sefer durumu böyle idare ettiler diyelim bir dahaki sefer ne yapacaklar