Başakşehir-Trabzonspor ve Rizespor-Galatasaray maçlarını
izledikten sonra şu kanıya artık kesinlikle vardım; İsmi büyüğe çıkmış
takımların, isimli oyuncuların bulunduğu ekiplerin başında ne yazık ki aynı
düzeyde teknik direktörler yok...
Başlayalım o zaman... Rize deki maçtan önce yayıncı
kuruluş takım kadrolarını açıkladığı anda şapkam düştü... Şaşırınca insanlar
eskiden böyle tanımlardı durumlarını... Düşünebiliyor musunuz, Benfica yorgunu
Galatasaray takımı, deplasman yolculuğunu da eklerseniz, bu maça iki uç adamı
ile çıkıyordu. Orta alan asil görevli Selçuk la ileri uç irtibatlı Sneijder e
bırakılmıştı. Önde de Yasin, Burak, Umut ve Podolski... Ne geri gelirdi ama
değil mi bu dörtlü, Hamza hoca Sneijder ancak üç defa öne çıkabildi ve
bunlardan birinde golü attı. Sonra peş peşe iki gol yenildi. Rizespor,
Galatasaray ın rüzgârından korkmasa maç hemencecik beşlik olabilirdi. Ama
sindiler, 2-1 in arkasına yattılar. O arada biri duran toptan, diğeri savunmadan
dönen toptan olmak üzere 3-2 öne geçmez mi Galatasaray İşte burası çok önemli
teknik adam açısından... Bu sırada tek değişiklik hakkı var Galatasaray ın.
Tamam talihsizlik ama sen maça iki santrforla başlarsan bazen böyle bloke de
olursun. Dakika 75 idi 3-2 öne geçildiğinde...
İşte burada her türlü riski göze alıp bence Burak ı
oyundan alıp, Emre veya Bilal i oyuna sokacaktın Hamza birader... Orta saha
adam fazlalığı ile on kişi ile bile bu maçı idare ederdin. Ya Rizespor a ne
demeli Adam iki gol atmış, takımı öne geçirmiş, sen onu 72. dakikada oyundan
alıyorsun... Dahası da, Rizespor 2-1 den sonra maça önde asılsa Galatasaray
belki de ligdeki en ağır yenilgisi alacak. Ama hayır, geride bloke olup ecel
terleri dök... Hamza hocaya şimdi de ne sorayım; Sneijder gibi bir silahı
kendi geri dörtlünün önüne bloke ederek ne yaptığını sandın ki Ona iki maçlık
oyun oynattın ve kaybettin. Sakatların da şimdi derdin... Bir söz daha, Bu
Denayer i kiralık sözleşmesi bittiğinde postala... Devam... Rodriguez e de şunu
söyle, Kardeşim altı pasa kadar iki defa girdin, hala vurmuyorsun, acaba topla
kaleye mi girmeyi düşündün Siz İspanya da böyle mi oynarsınız Özetle
Galatasaray, içinde bulunduğu tek bir koşulu bile düşünmeden çıktığı oyunu dört
golle kaybetti. Sekiz tane yemediğine de dua etsin! Bir merakım daha var...
Acaba Hamza kardeşime yanındaki eşofmanlılar tek kelam edemiyorlar mı Eeee ne
de olsa Terim hocanın yanından geldi değil mi, Hamza birader
Ya önceki maç Aslında taaa ne zaman yazdığım bir yazıdan
sonra fazla da bir şeyler söylemenin anlamı yok. Daha lig maçı oynanmadan,
Onur u ülkeye postalayıp, altı gün sonra affettikten sonra koluna kaptanlık
bandını da takım sahaya sürerseniz siz bitersiniz diye yazmıştım. Daha neler
neler yazmıştım. Demiştim ki, Constant tan bek olmaz, olsa olsa iyi bir orta
saha olur... Yusuf bu takımda her zaman ilk on bir oynar diye demek ki havanda
su dövmüşüz. Takım içinde millet birbirine giriyorsa, ve de herhangi bir
uygulama yoksa, o zaman menajer falan neden tonla para veriyorsunuz Bunları
hep yazdık, hep söyledik. Vah ki vah! Demek ki, İstanbul saltanatına son vermiş
Trabzonspor kendi büyüklüğüne de göz dikmiş! Bitmedi. Şota nın Kasımpaşa ya gol
yeme rekorunu kırdırdığının da farkında değillermiş meğerse... Olağanüstü
kongre mi Ne yazar ki!