İslam Birliği nin kurulması günümüzde daha anlamlı hale

gelmiştir.

Bu birlikteliğin oluşumu bizler için her zaman ve her

dönemde aynı öneme sahipti. Bu duruşumuz ve anlayışımız hiçbir zaman değişmedi.

Lakin bazı kimseler farklı denemeler yapmak, farklı çıkış yolları aramakla

meşgul olurlar. Bu tip arayışlar kimilerini etkiler. Bizler, asla bu tür

yollara tevessül etmedik. Ayrıca, bu ve benzeri meselelerin bir nevi oyalama

taktiği olduğunu düşündük. Ancak, madem zihinlerde bu doğrultuda beklenti

oluşturulmuş, o halde bu havanın dağılmasını bekleyelim diye bazı konuları

zamana bıraktık.

Öyle inanıyoruz ki; İslam Birliği ni hayata geçirmenin tam

zamanı. Gerek Türkiye gerekse Türkiye dışındaki Müslüman kamuoyu buna her

zamankinden daha fazla hazır haldedir. Küresel sistemin, Haçlı ruhuyla hareket

ederek istila ve işgal hareketlerine hız vermesi asıl niyetlerini her

zamankinden daha açık etmişlerdir. Bu haydutlarla işbirliği yaparak bir yere

varılamayacağı çıplak gözle görülebilecek bir vakıa.

Dünyada yaklaşık olarak 200 devlet mevcut. Küresel

Emperyalizm bu sayıyı 2000 in üzerine çıkarmak istiyor. Yani, Osmanlı nın

tasfiye edilmesinden sonra İslam dünyası yeniden bölünme-parçalanma tehlikesi

ile karşı karşıya bulunuyor. 

Eğer Osmanlı dağılmamış  olsaydı veya Müslüman ülkeler

İslam Birliğini kurmuş olsalardı bu hazin tablonun konuşulması/yaşanması mümkün

olur muydu

El cevap: Hayır!

Bazı kimseler, günümüzde bazı İslam ülkelerinin birlikte

hareket etmeleri kararını coşkuyla karşıladılar. Hatta daha ileri giderek

beklenen İslam Birliği nin bu olduğunu söyleyenler oldu. Malum, bu geniş hayal

gücüne sahip olan kimseler Arap Baharı diye adlandırılan gelişmeleri de çok

fazla abartmışlardı. Öncelikle şunu ifade edelim ki; İslam Birliğinden

kastedilen bu tür oluşumlar değildir. İslam Birliği; ben Müslümanım diyen

herkesi kapsar. Hiç kimseyi dışarıda bırakmadığı gibi, hiç kimsenin

inancını-itikadını sorgulamaz. (Bu tür konular ayrı platformlarda tartışılır.)

Daha açık bir ifade ile farklılıklarımız bağlamında; içinde

İran ın da, Suudi Arabistan ın da olduğu, Müslümanların bütün renklerinin

temsil edildiği bir birliğin adına ancak İslam Birliği denilir. İşte bu birliğe

her zamankinden daha çok ihtiyacımız var ve şimdi, bu birliğin, yürür hale

gelmesine her zamankinden daha yakınız.

100 yılı aşkın bir süreden beri nadasa bırakılmış olan

beyinler fevkalade harika şeyler düşünebilirler. Müslüman coğrafyanın;

âlimleri, mütefekkirleri ve bilim adamları bir araya gelerek «bizi biz yapan»

değerler ekseninde yeni bir medeniyet inşa edebilirler. Bu durumdan tefessüh etmiş,

kendini güncelleyememiş olan adına Batı Medeniyeti denilen «tek dişi kalmış

canavar»lar da müstefid olabilirler.

İslam Birliği ni kurmakla kendi medeniyetimizi de ihya etmiş

olacağız. Bu durum sadece Müslümanlara değil tüm insanlığa fayda sağlayacaktır.