Özelde, yaşadığımız bölgede genelde ise, tüm İslam

coğrafyasında haritaların yeniden çizilmekte olduğu herkesin malumu.

Batılıların hedefi 100 yıl daha buralara hâkim olabilmek.

Bir nevi kontrat yenileme ameliyesi. Bu doğrultuda kimi ülkeler işgal edilirken

kimisi iç savaşlarla güçsüz bırakılmaktadır. Müslümanlar başsız ve dağınık. Bu

yüzden güçlü bir savunmaları yok. Batılılar uzun zamandan beri aralarındaki

ihtilafları giderdiler, güçlerini bir araya getirdiler, birlik oldular. Onun

için onlar saldırıda, Müslümanlar savunma durumundalar. Devamlı kazanan,

ilerleyen onlar, kaybeden biz oluyoruz.

Geçtiğimiz asırda kendi elleriyle çizdikleri haritaları gene

kendileri geçersiz sayıyorlar. Müslüman ülkelerin sınırlarını değiştirmeye

çalışmaları bu yüzden. Dünyada 200 olan devlet sayısını 2000 in üzerine

çıkarmak istiyorlar. Amaç belli: Bir yüz yıl daha sömürü düzenini devam

ettirmek. İslam âleminde oluşturulan kaosun nedeni bu. Her taraf yıkılıp

yakılmakta; bu uğurda insanlar öldürülüyor, aileler parçalanıyor, birçoğu

yerini yurdunu terk ediyor.

Bir yandan yeni haritalar çizilirken, öbür yanda iç

ihtilaflar körüklenmekte, ülkelerin iç siyaseti yeniden dizayne dilmektedir.

Öyle ya; elin gavuru her meseleyi savaşla halledecek değil, bazı konularda

siyaseti devreye sokuyor. Birçok İslam ülkesinde farklılıklar çatışma yoluyla

ayrılığa dönüşürken bizim ülkemizde siyasi bölünmüşlük aynı işlevi görmekte.

Türkiye de siyaset, uzun yıllar asker eliyle dizayn edildi. Tam mecrasını buldu

denildiği anda bakıyorsunuz yeni bir müdahale daha yapılıyor. Asker

müdahalesiyle siyasetin dizayn edilmesi en son 28 Şubat 1997 yılında

gerçekleşti. Bazı siyasilerin yıldızının parlatılmış olması, bazılarının ise

zahiren sönmüş görünmesi bu yüzdendir.

Sözü, MHP de yaşanan fırtınalı sürece getirmek istiyoruz.

Şimdilerde bu partiye de bir müdahalenin yapılmakta olduğuna şahitlik

etmekteyiz. 2011 seçimleri arifesinde kaset siyasetinin devreye sokulmasıyla

şimdi yaşanmakta olan kongre gerginliği aynı maksada hizmet etmektedir.

Olağanüstü kongre girişiminde bulunulmuş olması ve de mahkeme kararıyla

girişimcilerin önünün açılması, sürecin işler hale dönüşmesi bu konudaki

kanaatleri pekiştirmektedir.

Hangi tarafın haklı hangisinin haksız olduğu ayrı bir konu.

MHP nin durduğu yeri de tartışmıyoruz. Biz, yalın bir bakışla bu

değerlendirmeyi yapmaktayız.

MHP ye müdahale edecekler de ne olacak

Kısa vadede bu partiyi parlatıp iktidar alternatifiymiş gibi

gösterilebilir. Şimdi, hem siyasetin dizayn edilmiş olduğunu tespit edip, hem

de dizayn edilen siyasete gene aynı çevrelerce müdahale edilmekte olunduğu

fikrimize itiraz edilebilir belki. Ama maalesef işler böyle yürüyor. İslam

âleminde yeni haritalar çiziliyor ya İşte, bu haritaları çizenlerle önceki

haritaları çizip bize dayatmış olanlar aynı çevreler.

Bu sürece yeni bir başlık konulacaksa şayet; biz, tasfiye

süreci deriz. İçeride ve dışarıda yaşananları bu şekilde okumanın doğru

olacağı kanaatindeyiz.