Zamanın hızlı akışında, baş döndürücülüğünde insanlar gelir, insanlar geçer. Toprağın altı toprağın üstündekinden çok daha insan ruhu barındırıyor. Bin yılları bulan bu seyirde hayat ile insan, insan ile dünya arasındaki gel gitte ne olaylar yaşanmakta. Her insan ben iyle var ve bunun karşılığını kendisiyle gelir gider. Kimi insanlar özeldir. Kimi insanlara Allah ın bahşettiği ihsanlar [güzellikler] bir nasip ve bir lütuftur.
Tarihin karanlık zamanları olur. Bu zamanlarda insanlar şaşkın ve çaresizdirler. Bu karanlıkta insanların arasından bir öncü belirir. Öncüleri belirleyen koşullardır. Onu zamana hazırlayan birikim, arka plân ve bir ruh toplamıdır.
Geçen yüz yıl Batı nın büyük medeniyetimizle olan savaşında, asıl sorun bizim kendi içimizdeki açmazlardan kaynaklanır. Bir millet kendi içinde zihni bir ayrışmaya düşer, tavrını kendinden yana koymaz ise kendini terk edip yabancılığa teslim olursa asıl büyük sorun o zaman yaşanır.
Bir milleti yöneten kendi ruhundan, inancından, karakterinden değilse asıl yıkım o zaman başlar.
Geçen yüzyılda, siyasal oluşlar İttihat ve Terakki eksenli yürüdüğünden, rollerin değişimi sadece bir milleti yanıltmak ve yanılsatmak içindir. Bir millet başka nasıl yönlendirilebilinir ki. Bu millet büyük acılar çekti. Birçok şeyi sezmesine karşın, çaresizliğinden, öncülerinin belirmeyişinden kötüler içinde bir kötü, çirkinler içinde bir çirkin, yanlışlar içinde bir yanlışı tercih etmek zorunda bırakılmıştı. Kimi çıkışlar, başı çekenlerin yetersizliğinden, ya da birikimsizliğinden hep akamete uğradı.
Asıl sağlıklı istikamet, bir siyasal düşünceyi doğuran arka plandır.
Osmanlı Devleti nin düşünce geleneğinden beslenen bir ruh.
Yeni yüzyılın düşünürleri de, yeni zamanın ruhunu çabuk kavradıklarından bir büyük birikim ile ortaya çıktılar. Mehmed Âkif ten, Ahmed Naim e, Sait Halim Paşa dan Bediüzzaman a, Necip Fazıl a, Nurettin Topçu ya, Sezai Karakoç a kadar yeni, büyük ve donanımlı bir çıkış.
Manevi açıdan tasavvuf büyüklerinin, öncülerinin ruhi donanımı. Abdülaziz Bekkine den Abdülhakim Arvasi ye, Mehmed Zahid Efendi ye, Mahmud Efendi ye Sami Efendi ye ve daha nicelerine kadar büyük bir ruh oluşumu. Düşünce tarihimiz yeterince irdelenmediğinden ve üzerinde durulmadığından sağlıklı sonuçlar elde edilemiyor. Bütün bu oluşların üzerine siyasal düşünce hareketine bir yüz akı olarak Erbakan Hoca eklendi, doğdu.
Bir millet inanç ve değerlerinden ötürü gericilik, yobazlık, irtica, mürteci, çember sakallı, takunyalı gibi batı bakışlı bir vuruşla, aşağılayışla, baskıcı bir çete anlayışıyla, kakafonik bir gürültüyle baskı altında tutulurken, sindirilirken milletin önüne düşecek bir öncüye gereksinim vardı. İşte böyle bir zamanda söz konusu bütün kavramları ters yüz edecek olan bir büyük çıkış. Sanat, edebiyat ve düşüncede, başta Mehmed Akif, Necip Fazıl, Sezai Karakoç söz konusu kavramları yerle bir ederlerken, siyasal düşüncede de Erbakan hoca hemen bütün siyasal kavramları, oluşları, bakışları ters yüz etti. Teknolojide, sanayide, kalkınmada, tarihe ve hayata bakışta yeni ve büyük bir çıkış sağladı. Bir millet artık kendisinden bile kuşkulanmışken, neredeyse artık kendisine abandırılarak sindirilmiş düşüncelere teslim olmuşken, Hoca bir ruhun ve medeniyetin dirilişinde, siyasal düşünce ile bir hamlenin, hareketin ve düşüncenin öncüsü oldu. Bu güven, inanç, sevgi ve bağlılık duygusu yeni bir hamlenin başlangıcı oldu. Millet kendisini temsil eden kavramlarıyla buluştu. Milli kavramı: Milli Görüş düşüncesi milletin kendi kendisinin tanımıydı. Üzerimize abandırılan ve hâlâ etkisinden kurtulunulamayan yabancı kavramların, oluşların önüne geçti. Sağ- Sol, Milliyetçi, kavmiyetçi, laik, sekular, serbest piyasacı, globalcı gibi hemen hepsi de Batı nın kirli ruhundan doğma kavramların önüne geçti. Bunun farkına varıldığından bu millet yanılsatıcı, aldatıcı yeni, yapay ve absürd oluşların peşinden sürükleniyor.
Erbakan Hoca yoğun bunaltıcı ve karanlık bir yüzyılda siyasal düşüncenin öncüsü. Geçen yüzyıla bu yanıyla tarihin aynasına adını yazdıran bir öncü, bir lider, bir mümin, bir halis, Müslümanlar adına, Müslümanlar için bir yüz akı.