Tarih bir ırmak gibidir, yağış olmasa da birden kurumaz, tarihin tabiî akışını durduramazsınız.

Türkler ve Müslümanlar tarihleri boyunca hep batıya doğru akmışlardır...

Viyana da başlayan durdurma harekâtı, Sakarya ya kadar gerilemişti. İstiklâl Savaşı sonrasında seksen kusur senedir bu cephe aşılamamıştır. Batı bir ara işgal ettiği Anadolu dan çekilmek zorunda kalmış; bu yetmemiş gibi Müslüman Türkler işçi olarak Avrupa nın içlerine kadar girmişlerdir.

Batı nın merkezi Amerika ya kaymış ve sömürü sermayesi orasını hakimiyeti altına almıştır.

Tarihi biz yazmayız ama biz yaşarız; nitekim günümüzde de yaşıyoruz, yaşamaya devam edeceğiz

*

Batı gücünü kaybetmiştir ve çökmektedir. Batı neden çökmektedir

1. Sermaye Batı yı zengin ve güçlü yapınca Batı dinsizleşmiştir. Batı dünyasında hukuk adaletin değil, sermaye sömürüsünün aracı hâline gelmiştir. Aynen bir şirket gibi çalışmakta olan paralı mahkemeler ve avukatlı davalar sadece zenginleri hakim kılma araçları olarak vardırlar. Faiz ekonomi bakımından bu yapıyı destekler. Karşılıksız kâğıt para onların en büyük silahıdır. Ekseriyet sistemi ile adalet tamamen ortadan kalkmış durumdadır.

2. Sermayenin sömürüsünü sürdürebilmesi için halk dinsizleşerek ahlâksız hâle gelmiştir. Kilise ye yapılan şiddetli saldırılar sonunda Avrupa nın kişisel ahlâkı tamamen bozulmuş; evlilik dışı ilişkiler ile birlikte içki, kumar ve her türlü ahlâk dışı eğlenceler Batı nın yıkılışını başlatmıştır. Nüfusu azalmakta olan Batı, ancak dışarıdan göç alarak yaşayabilmektedir. Yabancılar üremekte, onlar ise kısırlaşmaktadır. Geleceğin kimlere ait olacağı buradan bellidir.

3. Sermaye elde ettiği silahı kullanarak insanları sömürme ve soylarını kurutma çabasına girmiştir. Gerek askeri güçler, gerek CIA teşkilatı, gerekse silahlı mafyalar yeryüzünü ateşe vermektedir. Bu durum tüm insanlığı savunmaya geçirmekte, doğurganlığı sebebiyle halk gücünü korumaktadır. Gelecekte insanlığın Batı dan ve bu yapılanmadan alacak intikamı olacaktır.

4. Batı sahip olduğu büyük teknoloji sayesinde hâlâ dünya üzerindeki hükümranlığını sürdürmektedir. Ne var ki, bu arada halk da o teknolojiyi öğrenmiş bulunmaktadır. Merkezî yönetim yerine halk savunması tarihte her zaman galip gelmiş, her türlü saltanatlar sonunda daima çöküp gitmiş, halk hakimiyeti her zaman muzaffer olmuştur. Batı kendi bedenini kendisi yiyecektir.

*

Batı nın ilk hedefi Türkiye dir. Gerek ulusu ile, gerek uygarlığı ile, gerek coğrafi mekânı ile, gerekse tarihteki savaşçılığı ile Türkiye, Batı nın ilk çözmek zorunda olduğu sorundur.

Türkiye deki tüm müdahaleleri zorunlu kılan şartları Batı tezgâhlamıştır ve -bugünlerde olduğu gibi- hâlen tezgâhlamaktadır. Olayları bu gözle görmeyenler gafil ve kördürler.

Bilenler bunun böyle olduğunu çok iyi bilmektedirler; tarihle bilmektedirler, istihbaratla bilmektedirler, sosyal ilimlerle bilmektedirler, sezileriyle bilmektedirler.

*

Bütün bu tesbitlerden sonra, şimdi şöyle bir düşünelim bakalım; önümüzdeki seçimden sonra ne olacaktır İki yol vardır.

1. yol: Bazı derin güçlerin görünmesi ile halk sinecek ve istediği partiyi iktidar etmeyecektir. Bir parti birinci parti olsa bile; diğer üç parti, hattâ dört parti daha meclise girecektir. Hükümeti diğer partiler koalisyon yaparak kuracak, birinci olan parti ise mahkemelik edilerek tasfiye edilecektir. Önümüzdeki dört veya beş seneyi acılar ve açlıklar içinde geçireceğiz. Borçlarımız iki misli artacak ve biz kendiliğimizden düşmanlarımızın emellerine teslim olacağız. Bu birinci varsayımdır.

2. yol: Diğer bir varsayıma göre ise; kimi derin güçlerin halkı uyarmasına rağmen, halk bu sefer ya tüm meclisi bir partiye teslim edecek, yahut MHP yi muhalif olarak sokacak, darbeci diğer iki partiyi tasfiye edecek, yani CHP ve DP (DYP/ANAP) meclise giremeyecektir. Sözkonusu güçler -bir zamanlar Evren in yaptığı gibi- iktidar partisini destekleyecek, bu sefer eski ANAP iktidarına benzer bir iktidar sürüp gidecektir.

Unutmayalım; geçmişteki AKP iktidarı acıtmadan ölümü, ondan önceki koalisyon/lar ise acıtarak ölümü çağrıştırmaktadır.

Önümüzdeki seçimden sonra tekrar bu gibi ölümlerden ölüm beğen konumuna düşmemek için çok şuurlu ve dikkatli oy kullanmak durumundayız.

Aman dikkat!..