Büyük bir maden faciası yaşayan Soma ya neler yaşandığını

yerinde görmek için gittik. En büyük avantajımız Soma da doğup büyümüş olmamdı.

Oradaki arkadaşlarımız bize çok yardımcı oldu. Biz maden kazası için bölgeye

gittiğimizde Başbakan gelmiş, o malum tokat olayı yaşanmış ve Başbakan Soma dan

ayrılmıştı. Asıl maksadımız olan maden ocağı bölgesinde yoğun mesai harcarken

Soma daki arkadaşlarımdan Veysel, bana Taner Kurucan olayını anlattı ve eğer

istersem onunla bir röportaj yapabileceğimizi söyledi. Bir gazeteci refleksi

ile olaya hemen girmek gerekirken oralı olmadım. Çünkü biz maden ocağındaki

işçilerin ve yakınlarının acılarını gözlemlemeye gitmiştik.

Bir öğle vakti Soma da yemek yerken yan masamızda bazı

gazete ve TV muhabirleri kendi aralarında Taner Kurucan olayını konuşuyor ve

bir röportaj yapabilmenin yollarını arıyordu. Taner in dediğine göre ulusal

haber ajansları da röportaj için arıyordu. Masamızdaki Veysel gülümsedi ve

arkadaşlara yardımcı olayım mı dedi. Ben de `Bizim işimiz Taner Kurucan değil

düşüncesiyle olay haberi elimin tersiyle ittim. Taner Kurucan arandı, yemek

yediğimiz yere geldi ve sonra röportaj için ayrıldılar. Gerek bu olaydan önce

ve gerekse yapılan o röportajdan sonra Taner le birkaç kez bir araya gelmemize

rağmen hiç röportaj teklifimiz olmadı. Dedim ya işimiz madenciler ve

aileleri ydi. Ama o röportajdan sonra yaşanan bazı gelişmeler Taner i maden kazası

olayının üstüne çıkarmaya başladı. Hatta Taner bazı mahfillerin tepkisini çekip

gündeme gelmeye başladı. Başından geçenleri birkaç kez dinlememize rağmen, hiç

ilgilenmeyişimizin medyada bir boşluk oluşturduğuna inanarak bir gece 23.50 de

Taner Kurucan ile röportaj yapmaya gittik. Niyetim Milli Gazete güvencesiyle o

markette neler yaşandığının açıkça ortaya çıkmasıydı. Taner anlattı biz yazdık.

Hatta o kadar tedirgin hale gelmişti ki aldığım notları bile okuyordu. Ona Biz

senin söylemediklerini yazmayız dedim. 

Bu Mesele Siyasi Değil Ahlâki

Gazetede röportajın yayınlanmasına denk gelen günde Taner

hakkında sosyal ağlarda bir iftira ve montaj furyası başladı. Taksim de bir

eyleme katılan gay birinin fotoğrafı Taner le yan yana konulup o adam gay

çıktı iftirasını yaydılar. Bunun yalan olduğu, gay olan kişinin başka biri

olduğu, adıyla birlikte ortaya çıktı. Ama iftiracılar utanmadı ve yeni planlar

içerisine girdi. Soma da oturup çay içtiğimiz bir anda telefonla konuşup

Manisa ya gittiğine şahit olduğum Taner Kurucan, bir TV kanalına demeç vermiş

ve tokat meselesini yeniden anlatmış. Yeni anlattıkları bizim yazdığımızla

aynı değildi. Taner diyordu ki Keşke tokat attı demeseydim. Hemen Taner i

aradım, numarası değişmişti. Yeni numarasını bulmak iki dakikamı almadı ve yeni

numarasından aradım. Ben Milli Gazete den Muhammet hatırladın mı dedim. Evet

abi tabi ki hatırladım deyince ilk cümlem şuydu: Bizi yalancı konumuna

düşürdün Taner. Utangaç bir ses tonuyla cevap verdi. Doğru diyorsun haklısın

ama üzerime çok geldiler. Anlıyordum. Bu baskıcı muktedirin neler

yapabileceğini, neler yaptırabileceğini tahmin ediyordum ama Taner in

anlattıkları kadarını yapabileceklerini düşünemiyordum. Yarım saate kadar

konuştuk. Manisa Medya TV ye hangi şartlar altında konuştuğunu söylerken sesi

titriyordu. Annemi ve babamı düşünüyorum abi, vallahi kendim için korkmuyorum

dedi. Anladım ki işin boyutu çok farklı. Bir de şu sözü var ki evlere şenlik:

Sen o televizyondaki konuşmalarıma inanma.

Taner Kurucan ın bana anlattıkları bende saklı kalmak

üzere sormak istediğim sorular var. Tabi bunlara kimse cevap vermeyecek. Ama

Taner isterse ve rıza gösterirse ben bunları yazacağım. İşte Taner Kurucan ın

Manisa Medya TV deki videosu hakkında merak edilen sorular:

1- Taner Kurucan ın videosunun çekildiği yer Manisa Medya

TV stüdyosu mu yoksa bir işyeri mi

2- İş yeri ise o işyerinin patronu kim

3- O video çekilirken yanında kimler vardı

4- Neden videoda sadece Taner görünüyor

5- Taner in telefon numarasını kendisi değil de kimler

değiştirtti ve neden

6- Ölümle tehdit edildi mi