1997 yazında İstanbul Acıbadem’de müstakil bir evin bahçe

duvarının onarılması işinde amelelik yapıyorum. 28 Şubat sürecinin zor

dönemleri.  Yanında çalıştığım Hacı amca

ile bana arada bir çay getiren ve CHP’li olduğunu söyleyen evin hizmetçisi abla

politik konularda konuşmayı seven biri. Her seferinde Refah Partisi’ni

‘Şeriatçılıkla’ suçlayıp verip veriştiriyor. Hacı amca ile ben de Refah

Partisi’ni savunuyoruz. Bir seferinde dedi ki: “Refah Partililer benim çarşafa

girmem için para verdiler kabul etmedim.” Bunu duyunca güldük ve neden

kendisinin halkın oyuyla seçilmiş bir hükümetin zorla görevden

uzaklaştırılmasını desteklediğini sorduk. Bize verdiği cevap çok ilginçti:

“Refah Partisi’ne eğitimsiz insanlar oy veriyor. Eğer eğitimli olsalardı oy

vermezlerdi.” O yıl ben üniversiteye başlayacaktım ama sağ olsun bizi çaysız

bırakmayan ablamız ilkokul mezunuydu.

Aleem Maqbool’un BBC’deki “Mısır’da sokak siyaseti demokrasinin düşmanı mı ” (Is street politics

the enemy of democracy in Egypt ) başlıklı haberini okuyunca 16 yıl önce

yaşadığım bu olay aklıma geldi. Mısır’da Hüsnü Mübarek’in devrilmesinde rol

oynayan Tahrir Meydanı’nda devam eden protestoları işlediği haberinde Maqbool,

protestocularla ilginç diyaloglar yaşıyor.

 Şimdilerde seçimle iş

başına gelmiş Muhammed Mursi’ye karşı protestoları konu edindiği haberinde

Makbool, protestoculardan Leyla isimli bir öğretmene neden Mursi’ye karşı

olduğunu soruyor Leyla’nın “Başkan Mursi Mübarek’ten farklı değil. Bir

mafyanın yerini diğeri aldı. Bu yüzden mücadele ediyoruz” sözlerinden sonra

Maqbool “İyi de görevi bırakmasını istediğiniz adam bir diktatör değil, senin

yurttaşlarının oy verdiği bir kişi değil mi ” diye sorunca Leyla bu sefer 16

yıl önce İstanbul Acıbadem’deki CHP’li ablanın sözleriyle cevap veriyor: “Evet

ama ona (Mursi’ye) oy verenler eğitimsiz insanlar.”

Maqbool’un görüştüğü isimlerden biri de Kahire’deki Amerikan

Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Dr. Saed Sadak. Sadak da Leyla’nın

sözlerine benzer ifadeler kullanıyor Mursi’ye oy verenler için. “Mursi şehirli

insanlar tarafından reddedildi. Ona ve Müslüman Kardeşler’e Mısır’ın kırsal

bölgeleri oy verdi” diyor Sadak.

BBC muhabiri Maqbool, Mübarek’in devrilmesinden sonra, ister

politik olsun isterse futbol holiganlarını cezalandıran bir mahkeme kararına

karşı olsun, sokak gösterilerinin çok daha kolay gerçekleştiği, ancak bu

protestoların istikrarsızlık ve şiddet meydana getirdiği yorumunu yapıyor.

Maqbool sadece Mısır’ın “CHP”lileri ile görüşmüyor. Bu sefer

Mursi’ye oy veren Mısır’ın “Milli Görüşçüleriyle” de görüşüyor. Bunlardan biri

de Güney Giza bölgesinde bir köyde sebze yetiştiren Muhammed Khamis. Tahrir’de

Mursi’ye karşı protesto edenler için “Cebinde para ve yabancı pasaportlar olan

insanlar için sorun yok. Bu insanlar Başkan’ın yaptığı her şeyi engelliyorlar.

Banka hesaplarına baktığınız zaman milyonları var” diyor Khamis. Sonra da şunu

ekliyor: “Bu ekonomik krizin yıllarca sürmesi konusunda bir endişeleri yok bu

insanların.  Ailemi geçindirmekte

zorlanıyorum ve bu kargaşanın son bulmasını istiyorum.”

Bu köşeyi takip edenler iki yıl önce Tahrir’de Mübarek’i

protesto eden gençlerin Beyaz Saray’da Hillary Clinton ile görüştüklerini ve

eylemlerinden dolayı tebrik edildiklerini biliyorlardır. Mursi’yi protesto edenler

yüzünden evine ekmek götüremeyen gariban Muhammed Khamis’in “cepleri para dolu

yabancı pasaportlular” dediği bu insanlar acaba Clinton ile görüşen gruptan

olabilir mi