CİNSEL tacizlere, hele tacize uğrayanlar çocuklar olursa

astronomik hapis cezaları veriliyor 96 sene, 100 sene

Suçlu hem taciz ve tecavüz ediyor, hem de vahşi ve

acımasız şekilde öldürüyorsa, idam cezası verilemiyor. Öyle ya, vahşi bir

katili idam etmek AB kriter ve normlarına göre uygarlık dışı bir şey.

Tâciz ve tecâvüz edenlere ağır cezalar veriliyor ama

iğrenç aşırı müstehcen yayınlar yaparak bazı cahilleri tahrik edip

kudurtanlara, suça itenlere hiçbir ceza verilmiyor. Basın hürriyetine gölge

düşermiş. Sevsinler

**

Bir ara camiler çeşitli afişlerle donatılmıştı. Birileri

kadınları camilere çekmek istiyordu. Onların bu yaptıkları fıkha aykırıydı.

Kadınlar elbette camilere gelip, kendilerine ayrılan yerlerde ibadet

edebilirlerdi ama Ehl-i Sünnet İslamlığında camileri kadınlarla doldurmak diye

bir mesele yoktu. Asıl mesele camileri erkeklerle doldurmaktı. Feminist

reformcuların elbette gizli planları, projeleri vardı. Light ve ılımlı bir

İslam türetilmesinde kadınları kullanmak istiyorlardı. Projeleri tutmadı.

Kur ana, Sünnete, Şeriata, fıkha aykırı olarak bastırdıkları büyük miktarda

afişin masrafı Feminist reformculara ödetilmelidir. Milletin paralarına yazık

oldu.

**

Ehl-i Sünnetin itikat konusunda iki büyük imamı vardır.

İmam Eş arî ve İmam Mâturidî İslamın itikat (inanç) ile ilgili bilgilerini

bunlardan öğreniriz. Bunların öğretilerine aykırı ve zıt inançlara sahip

kimseler Ehl-i Sünnet değildir ve onlar, ilimleri olsa bile Ümmete,

Müslümanlara kesinlikle imam olamaz. Din konusunda birliğin sağlanması, fitne

ve fesadın giderilmesi, kaos ve anarşinin bitirilmesi için bütün Müslümanların

itikatta iki imamdan birine, fıkıhta dört hak mezhep imamından birine bağlı

olması gerekir.

**

Ramazanda, üzerinde öncelikle durmamız gereken ana

mesele, Müslümanların oruç tutmasıdır. Müslüman halkın yüzde kaçı oruç tutuyor

Yüzde yirmi diyen var, yüzde kırk diyen Yüzde elli olsa bile bu oran yeterli

değildir. Bütün din hocalarının, bütün Müslüman ziyalıların, bütün

hizmetkarların, elinde imkan olan bütün ehl-i imanın; halkın sahih (doğru)

itikada sahip olması, beş vakit namazı dosdoğru kılması, Ramazan orucunu

tutması ve zekatı fıkha göre vermesi için çalışmaları gerekir. Bu önemli

konuları bırakıp da cami klimaları, Ramazan pideleri, iftar çadırları, cemaat

ve tarikat tantanaları ile uğraşmak bizlere yakışmaz.

**

Müstehcen yayın yapan, ahlaksızlığı teşvik eden, dine

aykırı bin türlü fitne ve fesada sebep olan Dönme ve mürted tv lerin ve

gazetelerin Ramazan yayınlarını seyretmeyiniz, okumayınız. Din onlardan

öğrenilmez. Onların tuzaklarına düşenler imanlarını yitirip ebedî felakete

mâruz kalabilir.

**

Üniversitelerde okuyan gençlerin içinden, binde biri bile

mezun olup hayata atıldığında kendi işini kurmak, müteşebbis olmak istemiyor.

Herkes devlet memuru veya özel kuruluşlarda maaşlı çalışan olmak istiyor. Bu

durum, Türkiyenin geleceği için büyük bir tehdit ve tehlikedir. Yeterli

miktarda gencimiz kendi işini kurmalıdır. Parası sermayesi yoksa diyeceksiniz.

Son derece başarılı, ahlaklı, faziletli, iş bilen, iş beceren, muvaffak olmak

için canını dişine tırnağına takan bir gence sermaye verecek elbette çıkar. Bu

sermayeyi gerekirse devlet verir. Yeter ki, Allah ın izniyle başarılı olunsun.

Bizde böyle azimli, idealist, başarılı müteşebbis gençler olsa on sene içinde

yüz bin küçük işletme kurulur, en az bir milyon insana iş temin edilir ve

memleket sanayii kalkınır Böyle gençler, ellerine para ve sermaye geçince lüks

araba, lüks mesken, lüks telefon almazlar, lüks hayat sürmezler, lüks yemekler

yemezler, yedi yıldızlı otellerde kalmazlar; deliler gibi üretmeye, helalinden

kazanmaya çalışırlar. Böyle gençler yetiştiren liselerimiz, üniversitelerimiz

nerededir

12.06.2016