Ecdadımızdan bize miras kalan güzel ahlaka sahip bir

milletiz. Toplumumuzun zengin fakir her ferdi, bir dilenciye para vermek,

yolculukta yaşlılara yer vermek ya da yapılan yemekten komşuya ikram etmek gibi

güzel hasletlere sahiptir. Peki güzel ahlak, bu kadar dar bir alanla sınırlı

mıdır Güzel ahlakta da kolaya kaçmamak, benim bireysel çabamdan ne olur,

nasılsa birileri düşünür diye olaylara bakmamak gerekir. Yapabileceğimizin en

fazlasını yapmamız Allah ın bizlere emri ve farz vazifesidir. Sadece

Suriye deki iç savaşta en az 60 bin kişi hayatını kaybedip on binlerce çocuk

evlerini terk etmek zorunda kalırken dilenciye para verip, komşuya yemek

götürüp, yolculukta yaşlılara yer verdik diye vicdanımızı rahatlatarak sıcak

yatağımızda uyuyabilecek miyiz

Banyas, El Beyda da hamile kadınların karınları deşildi

Son dönemlerde Suriye de yaşanan olaylar basının

gündeminden düşmüyor. Gelen haberler Suriye nin kimyasal silah kullanılmaya

başladığı yönünde. Esad a bağlı ordu birliklerinin Sünni köyü olarak bilinen El

Beyda da gerçekleştirdiği katliamın internette yayınlanan görüntüleri

yüreklerimizi parçaladı. Bugüne kadar 700 insanın öldürüldüğü köyü kuşatan

milisler, evlere tek tek girip hiç bir şeyden haberi olmayan zavallı kadın ve

çocukları şehit etti. Bu katliamlarda dikkat çeken en önemli unsur, sivil

halkın hedef alınmasıydı. Hamile kadınların karınlarının deşilmesi,

kucaklarındaki bebekleriyle kurşuna dizilmiş olmaları, küçük bebeklere işkence

yapılıp, boğazlarından kesilmek suretiyle yakılarak öldürülmesiydi. Tüm bu

olayların fotoğrafları dünya basınında ve internette yayınlandı.

Peygamberimiz bu olayları 1400 yıl önceden bildirmişti

Bu yaşanılan acı olayların bir de mucizevi bir yönü var.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) bundan tam 1400 yıl önce, günümüzde yaşanılan

bu olayları hadislerinde bildirmiştir. Peygamberimiz (sav) Beyda denilen yerde

Süfyan ın çıkacağını, hamile kadınların karınlarının deşeceğini, görülmemiş

zülüm yapılarak bebeklerin öldüreceğini bildirmiştir. Hadislerin aynısı ile

tahakkuk etmesi Peygamberimiz (sav) in bir mucizesidir. Peki ne zaman bitecek

bu olaylar Peygamberimiz (sav) bunu da açıklıyor. Ta ki evlatlarımdan Hz.

Mehdi çıkıncaya kadar... diyor Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav).

Suriyeli mültecilere sınır kapıları açılsın

Şuan komünist derin devletin yaptığı zulümden yılan

Suriyeli vatandaşlar can havliyle Türkiye ye sığınmaya çalışıyorlar. Müslümanlar

kendilerinden aman isteyen kişilere yardım etmekle mükelleftirler. Sınırlara

kadar gelen Suriyeli vatandaşlara hayır, sizleri içeri almıyoruz, geri dönün

demek vicdansızlık olur. Katliamlara, cinayetlere seyirci mi kalacağız Suriye

sınır kapıları açılsın, gelenler Türk vatandaşı olsun, geçici değil yerleşik

olarak kalsınlar. Hatay a yerleşebilirler, tarım işçisi olarak çalışabilirler,

TOKİ onlara evler yapsın, hem biz vergi olarak öderiz, hem de gelen Suriyeli

kardeşlerimiz zaman içerisinde taksit taksit ödemelerini tamamlarlar.

Bu zalimane sistemin yok edilmesinin tek yolu Birlik

olmaktır

En etkili ve kesin çözüm İslam Birliği dir. İslam Birliği

olunca sadece Suriye deki sorunlar değil, tüm Ortadoğu ve hatta bütün dünyadaki

sorunlar çözüme kavuşacaktır. Bu yüzden İslam Birliği nin derhal kurulması

şarttır. Birlik istemiyorum demek zulüm sisteminin devam etmesini istemek

demektir. Zulmü engellemek için çalışmamak, çözüme ortak olmamak bir anlamda

zalimlerle birlikte hareket etmek demektir. Zulme sessiz kalmak zulme rıza

göstermektir.