Süresiz nafaka kalktı mı, yoksulluk nafakası devam ediyor mu ve yeni düzenleme ne zaman yürürlüğe girecek soruları Anayasa Mahkemesinin Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi hakkında verdiği kararın ardından gündeme geldi. Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” istenebilmesine imkân sağlayan hükümdeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Ancak karar hemen uygulanmaya başlamadı. 30 Eylül 2026 itibarıyla mevcut yoksulluk nafakası sistemi devam ediyor; iptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek. Yoksulluk nafakasının kendisi ise tamamen kaldırılmış değil.
Anayasa Mahkemesi “süresiz olarak” ibaresini iptal etti
Nafaka tartışmasının merkezinde Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi bulunuyor.
Mevcut düzenlemede boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer taraftan mali gücü oranında “süresiz olarak nafaka” isteyebileceği hüküm altına alınmış durumda.
Anayasa Mahkemesi bu maddede yer alan “süresiz olarak” ifadesini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.
Dolayısıyla kamuoyunda “süresiz nafaka kaldırıldı” şeklinde ifade edilen gelişmenin hukuki karşılığı, yoksulluk nafakasının tamamının kaldırılması değil, nafakanın süresiz olarak talep edilmesine dayanak oluşturan ibarenin iptal edilmesi oldu.
Yoksulluk nafakası tamamen kaldırılmadı
Kararın ardından en fazla karıştırılan noktalardan biri yoksulluk nafakasının tamamen sona erip ermediği.
Yoksulluk nafakası kaldırılmadı.
Anayasa Mahkemesinin kararı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesini bütünüyle ortadan kaldırmıyor. İptal edilen bölüm “süresiz olarak” ifadesi.
Bu nedenle boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek eşe ekonomik destek sağlanmasını öngören yoksulluk nafakası kurumu hukuk sisteminde varlığını sürdürüyor.
Yeni dönemde asıl tartışma, nafakanın hangi süreyle ve hangi kriterlere göre verileceğinin nasıl düzenleneceği üzerinde yoğunlaşacak.
Mevcut sistem 30 Haziran 2027'ye kadar devam edecek
Anayasa Mahkemesinin iptal kararında yürürlük için ileri bir tarih belirlendi.
Karar 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.
Bu nedenle 30 Eylül 2026 itibarıyla “Artık süresiz nafaka verilemiyor” demek doğru değil.
Mevcut Türk Medeni Kanunu hükmü, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar uygulanmaya devam ediyor. Nitekim 2026 tarihli güncel Yargıtay kararlarında da Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki mevcut “süresiz olarak nafaka isteyebilir” hükmünün uygulandığı görülüyor.
Yeni düzenleme için yaklaşık dokuz aylık süre bulunuyor
Anayasa Mahkemesinin kararının hemen yürürlüğe girmemesi, yasama organına yeni bir hukuki düzenleme hazırlaması için zaman tanıyor.
30 Eylül 2026'dan kararın yürürlük tarihi olan 30 Haziran 2027'ye kadar yaklaşık dokuz aylık bir dönem bulunuyor.
Bu süre içerisinde TBMM'nin yoksulluk nafakasının süresi, belirlenmesinde dikkate alınacak kriterler ve farklı evlilik sürelerine uygulanabilecek esaslar konusunda yeni bir kanuni çerçeve oluşturması gündeme gelebilir.
Nitekim Anayasa Mahkemesi kararının ardından konu TBMM gündemine de taşındı. Haziran 2026'da milletvekilleri tarafından Adalet Bakanlığına, karar sonrasında yapılması planlanan düzenlemelere ilişkin yazılı soru önergeleri verildi.
Nafakanın kaç yıl olacağı henüz kesinleşmedi
Yeni sistemde nafakanın kaç yıl ödeneceğine ilişkin 30 Eylül 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiş kesin bir süre tablosu bulunmuyor.
Kamuoyunda evlilik süresine göre nafaka verilmesi, belirli sürelerle sınırlandırılması veya hâkime daha geniş değerlendirme alanı tanınması gibi farklı modeller tartışılıyor.
Ancak bunların herhangi birini bugün yürürlükte olan kesin hukuk kuralı gibi değerlendirmek doğru değil.
Yeni sürelerin kesinleşebilmesi için TBMM'de gerekli kanuni düzenlemenin kabul edilmesi ve yürürlüğe girmesi gerekiyor.
Bu nedenle “5 yıl evli kalan 5 yıl nafaka ödeyecek” veya “10 yıl evlilikte şu kadar yıl nafaka verilecek” şeklindeki rakamsal iddialar, yürürlüğe girmiş mevzuatla desteklenmediği sürece kesin bilgi olarak kabul edilmemeli.
Mevcut nafaka kararları açısından süreç ayrıca önem taşıyor
Anayasa Mahkemesinin kararının yürürlüğe gireceği tarihin ileriye bırakılması, halen nafaka alan veya ödeyen kişilerin durumu açısından da önem taşıyor.
Bugün itibarıyla mevcut kararların otomatik olarak ortadan kalktığı şeklinde bir sonuç bulunmuyor.
Başka bir ifadeyle, hakkında daha önce yoksulluk nafakası kararı verilen kişinin “Anayasa Mahkemesi süresiz nafakayı kaldırdı, artık ödeme yapmıyorum” diyerek tek taraflı biçimde ödemeyi kesmesi hukuken güvenli bir yaklaşım değil.
Mevcut kararların durumu ile 30 Haziran 2027 sonrasında nasıl uygulanacağı konusunda yeni yasal düzenlemenin içeriği belirleyici olacak.
İştirak nafakasıyla yoksulluk nafakası birbirinden farklı
“Süresiz nafaka kaldırıldı” tartışmasında önemli bir ayrım daha bulunuyor.
Anayasa Mahkemesinin gündemdeki kararı yoksulluk nafakasıyla ilgili.
Çocuk için ödenen iştirak nafakası ise farklı bir hukuki kurum.
İştirak nafakası, velayet kendisine bırakılmayan anne veya babanın çocuğun bakım, eğitim ve yetiştirilme giderlerine ekonomik gücü oranında katılmasını sağlıyor.
Yargıtay'ın Haziran 2026 tarihli kararında da çocuğun yiyecek, giyecek, barınma, sağlık, eğitim, ulaşım ve sosyal ihtiyaçlarının iştirak nafakasının kapsamına girdiği açık şekilde değerlendirildi.
Dolayısıyla süresiz yoksulluk nafakası hakkındaki iptal kararını “çocuk nafakası da kaldırıldı” şeklinde yorumlamak doğru değil.
30 Eylül itibarıyla yoksulluk nafakası devam ediyor
30 Eylül 2026 itibarıyla hukuki tablo üç temel noktada özetleniyor:
Yoksulluk nafakası kaldırılmadı. Anayasa Mahkemesi yalnızca Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti.
İptal henüz yürürlüğe girmedi. Kararın yürürlük tarihi 30 Haziran 2027 olarak belirlendi.
Yeni nafaka süresi henüz kesinleşmedi. TBMM'nin kararın doğuracağı hukuki boşluğu gidermek amacıyla yeni bir düzenleme yapması bekleniyor; ancak 30 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükte olan kesin bir yeni süre modeli bulunmuyor.





