"Türkiye de neler oluyor " diye düşündüğüm zaman iyi ki bunlar oluyor, iyi ki bunlar yaşanıyor diyorum. Yoksa bazı olayların anlaşılması iyice güçleşiyor, hatta anlaşılmaz hale geliyor. Çünkü böyle olaylarda herkes zamirini ortaya koyuyor. Kimin ne istediği ayan beyan ortaya çıkıyor. Hiçbir ilişki kurmadığınız bir insanı uzaktan iyi olarak görürsünüz, hatta "insan" görünümünde olduğu için saygı da duyarsınız. Fakat birlikte iş yapmaya kalkışınca kimin ne olduğu, daha doğrusu "niyet"i ortaya çıkıverir. Böyle bir durumda, niyetini gizliyordu da niyeti ortaya çıktı demek istemiyorum. Zaten kendisi öyle düşünüyordu, düşünce eyleme dönüşünce, onun ne yapmak istediği ortaya çıkar demek istiyorum.

Orhan Pamuk hadisesi ilginç bir hadiseye dönüştü, dönüşüyor. "Orhan Pamuk eşittir Türkiye" oluverdi. Niçin Orhan Pamuk İster istemez öyleyse "Orhan Pamuk kim " sorusu gündeme gelmektedir. Orhan Pamuk un mâduriyetinden bahsediliyor. Orhan Pamuk neyin mâdurudur Orhan Pamuk "Benim söylediklerimi Türkiye de kimse söyleyemez, sadece ben söylüyorum" derken, bir yazar olarak bu zamana kadar neyi yazmasına engel olunmuştur

Türkiye nin töhmet altında tutulduğu netameli bir konuda, "romancı bir yazar"ın, su götürecek bir konuda söz söylemeye kalkışınca, başkalarının da onun söylediklerine aykırı şeyler söylemesi doğal değil midir Konu günümüzde tarihî olmasına rağmen siyasî bir konu haline getirilmiştir. Hatta devlet meselesi olmuştur. Öyleyse böyle bir konuda bir yazarın ölümden, öldürmeden, katliamdan bahsetmesi ne kadar doğaldır Sadece kendisinin söyleyebileceği bir konu ise, bu durumda ortada bir şeyler var demektir. Peki, nasıl oluyor da o, bu konuyu gündeme getirebilmektedir

Kim bilir, belki de Orhan Pamuk, özellikle bu ve bunun gibi konular için yetiştirildi. Bu noktaya nasıl gelindi

Belli bir zaman, sureti haktan göründü, sonra hazırlandığı esas niyetin icrasına başlandı. Günümüzde hiçbir olay kendiliğinden olmuyor. Kurgular var işin içinde. Türkiye de gerçekten çok iyi, kaliteli yazarlar var. Hikâye, roman, şiir alanlarının yanı sıra Türkçe yi çok iyi kullanan yazarlar var. Fakat bazı isimler sürekli olarak korunmakta ve özellikle de parlatılmaktadır.

Türkiye de haksızlığa uğrayan, haksız yere mahkûm edilen binlerce insan var. Eğitim öğretim gibi tabii hakları ellerinden alınmış kızlar var. İstiklâl Marşı nda temel hedeflerini bulan Türk milletinin felsefesiyle örtüşük ve ülkesi için canını verecek konumda bulunan genç insanların mâdur edildiği ülkesinde, garipliği yaşayan milyonlarca insan varken, Avrupa nın ve Avrupa yandaşlarının Orhan Pamuk sevgisini, Orhan Pamuk demokrasisini anlamak elbette mümkündür.

Türk milletinin kimliği ile bütünleşmiş başörtüsü gibi bir hadisenin arkasında farklı niyet arayanlar ve kendilerini bu konuda ikna etmiş olanlar, yüzlerce gencin mâduriyetine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nden hukuk yerine siyasî bir karar çıktığında zil çalıp oynayanlar, o gençlerin mâduriyetlerinin hiç mi önemi yok Allah tan bu mahkemenin adı "İnsan Hakları Mahkemesi" değil, çünkü böyle bir mahkemenin bu şekilde bir karar alması, insanlığın yüz karası olurdu. Bu mahkemenin adı "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi." Onların Türk milleti ile görülecek bir hesabı vardır. Onlar onun peşindeler. Türk insanının oraya adalet aramak için gitmesi, ya da adaleti orada arar hale gelmesi/getirilmesi esas utanılacak hadisedir. Bunlar kendileri gibi düşünmeyen, kendileri gibi hareket etmeyen milyonlarca insanı zevk için yok ederler, ama bir balinanın, bir yaban ördeğinin arkasından merhamet/acıma duygusu taklidi yaparlar. Buna da bütün dünyayı inandırırlar.

Orhan Pamuk hadisesi, "romancı Orhan Pamuk" hadisesi olarak görünmüyor. Çünkü Türkiye de, mâdur durumda onlarca yazar var. Neredeyse yolu mahkemeden geçmeyen "yazar" yok. Bu ülkenin evlâtları ekonomik bağımsızlık, karnını doyurma mücadelesi verirken, bir de "insan" olarak mâdur edilmesi anlaşılır bir hal değilken, Orhan Pamuk un Ermeni meselesi gibi bir konuda bayraklaştırılması, sadece onun söyler olması, söylediği konuların hassasiyeti dolayısıyladır.

Dikkat edilecek olursa kimse Orhan Pamuk un romanlarını tartışmıyor. Tam tersine alıp okuyor, ve kitapları aracılığı ile duygu ve düşüncelerini paylaşıyor. Millet, Orhan Pamuk un popülaritesini, Avrupa nın içini gıcıklayan bir meselede suistimal etmeye kalkışınca da, ister istemez tepki veriyor. Kimse bu ülkeyi sokakta bulmadı.

Türkçemizde güzel bir söz vardır: "Arkadaşını söyle, senin kim olduğunu söyleyeyim!" "Bu konuda" Orhan Pamuk un arkadaşları kimlerdir

Bu memlekette sadece ve sadece düşüncelerinden ve inançlarından dolayı mâdur olmuş/edilmiş o kadar insan varken, Orhan Pamuk un "Ermeni meselesi" konusunda bayraklaştırılmasının ve koskoca bir ülke ile paralel görülüp "Türkiye nin Avrupa Birliği ne üyeliğinin tehlikeye girmesi" söyleminin dillendirilmesinin sebebi nedir

Tam tersine Türkiye nin, onların "birliği"ne ihtiyacı yoktur. Ama şu içimizdeki bizi bize bırakmayan "beyinsizler" olmasa!

Gazetelerde, "tarihçi olmayan" Orhan Pamuk un, "tarihi yargılayan cümleleriyle ilgili davası" boy boy yer alırken, Türkiye nin saygın bir tarihçisi olan İlber Ortaylı nın aynı konulara ilişkin açıklamaları gazete sayfalarının en ücra köşesinde ancak yer bulabiliyor. Ortaylı ne diyor "Ben Pamuk romanı okuyamıyorum, Beyaz Kale yi iyi kötü yazmış, ama öbürleri tamamen uydurma. Sayfa sayfa gevezelik roman demek değildir. Ayrıca bilgisiz insanların çıkıp uluorta konuşmaması gerekir" (Milliyet, 18 Aralık 2005). Alın size konuşulan, tartışılan tarih konusunun bir tarihçi tarafından yorumu

Peki niçin tarihçiler hep sustu, susuyor Söylenenler karşısında bu ülkenin, herkesi ikna edebilecek bir tarih tezi yok mudur

YÖK siyasetle uğraşacağına, okumak, aydınlanmak isteyen gencecik çocukları üniversite kapısından çevireceğine, ilimle irfanla uğraşsa, ilim irfan üretse, tarihçi olmadığı halde tarih vb. konularda konuşanlara kimse itibar eder mi Teziç sanki YÖK başkanı değil, YÖK Partisi nin genel başkanı

Niçin Ermeni sorunu Kürt meselesiyle aynı kefeye konuyor Niçin Aralarında hiç benzerlik var mı Ermeni meselesine meşruiyet kazandırabilmek için her yola başvuruluyor, buna alet olmak da ayrı "sorun".

Niçin insanlar söylediklerinden dolayı sorgulanıyorlar Pamuk düşüncelerini zaten söylemiş, ayrıca bunu afişe etmenin, mahkeme salonlarına taşımanın ne anlamı var Hadiseyi kurgulayanların ekmeğine bundan daha iyi nasıl yağ sürülebilir ki

Biraz feraset, biraz basiret