Gazze’ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu’na yönelik silahlı müdahaleyle ilgili, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da aralarında bulunduğu 35 sanığın yargılanmasına başlandı.
İstanbul’da görülen davada, filo katılımcılarına yönelik müdahalenin hukuki sonuçları ele alınıyor.
DURUŞMA İSTANBUL’DA GÖRÜLÜYOR
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan duruşmaya bazı müştekiler, İstanbul 2 No’lu Barosu Başkanı Rıza Saka ve çok sayıda avukat katıldı. İzleyicilerin de takip ettiği duruşmanın, müştekilerin beyanlarıyla devam ettiği bildirildi.
ULUSLARARASI SULARDA MÜDAHALE İDDİASI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’nun İsrail donanması unsurlarınca uluslararası sularda durdurulduğu belirtildi.
İddianameye göre, gemilerde bulunan bazı kişiler rızaları dışında alıkonuldu, zor kullanılarak gemilerden indirildi ve İsrail’e götürüldü. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan katılımcıların daha sonra sınır dışı edilerek Ekim 2025’te Türkiye’ye döndükleri kaydedildi.
Dosyada ayrıca bazı müştekilerin fiziksel müdahaleye maruz kaldığı, yaralandığı ve insan onurunu zedeleyen davranışlarla karşılaştığı iddialarına yer verildi.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VE BİNLERCE YIL HAPİS TALEBİ
İddianamede Netanyahu’nun yanı sıra İsrailli bakanlar, askerî yetkililer ve diğer isimlerin de aralarında bulunduğu 35 şüpheli hakkında çeşitli suçlamalar yöneltildi.
Şüphelilerin; insanlığa karşı suçlar, soykırım, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, eziyet, mala zarar verme ve nitelikli yağma gibi suçlardan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 1.102 yıl 9 aydan 4.596 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
İddianamede, filo müdahalesinin planlı ve organize şekilde gerçekleştirildiği ileri sürülürken, olayın uluslararası hukuk ve temel insan hakları bakımından değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
ÜLKEMİZ DIŞINDAKİ BİR İSMİN YARGILAMASI NASIL OLUYOR?
Bebek katili, Siyonist İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Türkiye'de İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi bünyesinde açılan 2026/108 Esas sayılı dava kapsamında yargılanıyor.
Netanyahu'nun Türkiye'deki yargılanma süreci, suçlamalar ve hukuki mekanizmalar şu şekilde işlemekte;
SUÇLAMALAR VE HUKUKİ DAYANAK
Yargılama, uluslararası sularda "Küresel Sumud Filosu"na yönelik gerçekleştirilen saldırıyla ilişkilendirilmekte. Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca Netanyahu ve beraberindeki sanıklara şu suçlamalar yöneltildi:
* Soykırım (TCK Madde 76)
* İnsanlığa Karşı Suçlar (TCK Madde 77)
* Kasten yaralama, eziyet, nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma.
Türk ceza hukukuna göre evrensellik ilkesi gereği, insanlığa karşı suçlar ve soykırım iddiaları, suçun işlendiği yere bakılmaksızın Türk mahkemelerinde dava konusu edilebilmekte.
Bu suçların yasal karşılığı ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır.
YAKALAMA VE KIRMIZI BÜLTEN SÜRECİ
Soykırımcı Netanyahu Türkiye'de bulunmadığı için gıyabi bir yargılama süreci söz konusu.
Adalet Bakanlığı, yargılamanın yürütülebilmesi adına şu somut adımları attı;
* Yakalama Kararı: İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 14 Temmuz 2026 tarihli ara kararıyla Netanyahu hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri çıkardı.
* Kırmızı Bülten: Ağustos 2026'da İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları aracılığıyla bebek katili Netanyahu hakkında Interpol Kırmızı Bülteni çıkarılması için resmi süreç başlatıldı.
YARGILAMANIN FİİLEN UYGULANMASI NASIL OLUR?
Netanyahu'nun Türkiye'de hakim karşısına çıkarılabilmesi için fiziki olarak ele geçirilmesi veya iade edilmesi gerekir. Kırmızı bülten yürürlüğe girdiğinde, Netanyahu'nun Interpol üyesi olan ve bu bülteni uygulayan herhangi bir ülkeye seyahat etmesi durumunda gözaltına alınarak Türkiye'ye iade edilmesi hukuken talep edilecektir.
Ancak sanık Türkiye'ye getirilene kadar mahkeme duruşmaları gıyabında yürütmeye devam edebilir, delilleri toplayabilir ve hukuki süreçleri olgunlaştırabilir.




