FENERBAHÇE, teknik direktörü Pereira’nın eski takımı Yunan şampiyonu Olimpiyakos’u 3-2 yendi. Tamam, bir hazırlık maçı da olsa kazanıldı. Ancak bu maçlar neden oynanır Şunun için; eldeki kadro benim kafamdaki hangi sisteme uyar, kimlerle en doğru oyun planını gerçekleştirebilirim

Buradan hareketle biz de gözlemlerimizin ışığında bir yorum yapalım. Kalede Volkan’ın oynayacağı artık açıkça belli. Hatta hatta Volkan’a bir şeyler olursa, sakatlık veya ceza gibi, iyileştiyse ondan sonra da Ertuğrul oynar... O Fabiano neden alındı ki acaba Acaba bir Portekiz-Brezilya kardeşliğinin pirimi olarak mı Savunmanın Gökhan, Alves, Cadlec, Caner’in cezası bitene kadar Hasan Ali olması gerekiyor gibi... Çünkü onca para dökülen Kjaer’le Alves’in aşağı yukarı aynı tip olmaları sebebiyle göbekten çok fire veriyor Fenerbahçe... Verecek de... Tandemdeki oyuncuların değişik tiplerde olmaları sistemin ana felsefelerinden birini oluşturur. Bu nedenle apaçık bu ikili uyum sağlayamıyor. Devam edelim. Topal, Meireles, Diego ideal gibi gözüküyor. Diego, geldiğinden bu yana önde topla birlikte oynayabileceği oyuncuları buldu. Ama takımın bence şu andaki bir numarası Fernandao... Her türlü hizmeti veriyor. Gol atıyor, savunmaya yardım ediyor, çıkışlarda duvar oluyor, rakibin yerleşimine ciddi şekilde zarar veriyor.  Sanırım orası da Nani, Fernadao ve Van Persie olur. Sonra mı Portekizli hoca hemen hemen takımın tamamını değiştiriyor. Yunanlı rakibi karşısında da bunu yaptı. Siz bu satırları akşam okursanız, sanırım Marsilya karşısında şu benim yukarıda yazdığım on bir oynuyordur. Yoksa falın sonu yoktur.

VE Q7...

Yeşilköy yıkıldı. Taraftar Quaresma’yı acayip karşıladı.  Ancak bu sıfat yakıştırılır. Ancak ne var ki, Beşiktaş’ı son yıllarda en olumsuz etkileyen, futbolcusuna kendisini pavyona götürmesi için slogan atan kısımdır. Bu kısmın büyük bölümü maçlara ücret ödemeden yönetimlerden aldıkları biletlerle girmişlerdir. Onlar için kendi istedikleri şeylerin yerine getirilmesi gerekir. Aksi takdirde yönetim onların gözünde sıfırdır. Acaba derim, Beşiktaş yönetimi “eskiye rağbet olsa, bitpazarına nur yağardı” gibilerinden olan bir deyime sığınmak yerine Demba Ba’nın yerine bir uç adamı alsaydı daha iyi olmaz mıydı Ama iddiaya girerim ki, öyle bir uç adamı alınsa bile Yeşilköy’e giden olur muydu bilemem Bilmem bu ülkenin son yıllardaki futbolsever profili hakkında aydınlatıcı olabildim mi

VE MELO

Melo avdet ettiler. Hamza hoca konuşacakmış. Peki, Melo nereye geldi Avusturya’ya... Yani hâlâ Türkiye’ye değil. Acaba takımla birlikte Türkiye’ye gelir mi Ben hâlâ kuşkuluyum. İstanbul’a dönüş gününe kadar yaşanacak süreçte başka konularla ilgili yeni gelişmeler olabilir mi Size geçen günkü yazılarımdan birinde 1975 yılında Portekiz’in başkente Lizbon’da yaşadığım bir olaydan söz etmiştim. Aklınızın bir yerinde kalsın...

TRABZONSPOR

İki ayaklı bir kupa maçında kendi evindeki maçı gol yemeden bitirmiş olmak, 1-0 da olsa, bir avantajdır. Ancak ne var ki, Trabzonspor’u ilk maçta beğenen tek kişi çıkmamıştır. Tamam, yeniler oynamamıştır. Bu akşam, eski yılların averaj takımı değil, gayet iyi oynamaya yönelik görülen bir Lüksemburg takımı var. Aman Şota dikkat!