Erdemli bir toplum için herkesin üzerine sorumluluk alması gerekmekte.
Çevremizde olup bitenlere, " bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığı ile yaklaşmak; sorunların artmasına katkıda bulunmakla eş anlamlı ancak.
Belki çoğunuz erdemli toplum önerimle, Farabi yi anımsadınız.
Gerçekten onun "Erdemli kent" kavramı ne kadar güzeldir: "Kendisiyle mutluluğa erişilen her kenttir. Kendisinde toplanmaktan gerçekte mutluluğa erişilen şeyler konusunda yardımlaşmak gayesi güdülen kent, erdemli kenttir. Kendisiyle mutluluğa erişmekte yardımlaşılan toplanma, erdemli toplanmadır. Bütün kentleri mutluluğa erişilen şeyleri elde etmekte yardımlaşan ümmet (=millet), erdemli ümmettir. Erdemli dünya da böyledir; bu niteliği, ondaki milletler mutluluğa erişmekte yardımlaştıkları takdirde kazanır."
Farabi nin de vurguladığı gibi, bilgisiz ve cahil kentler olan erdemli olmayan bir toplumun ayak seslerini artık daha yoğun duymaktayız.
Suç oranlarının hızlı bir yükselme gösterdiği, ahlaksızlığın neredeyse normal karşılandığı, hırsızlık ve kapkaç gibi gerilimli bir yaşamla yüz yüze kaldığımız bir ortamda.
Hiç aklımıza gelirmiydi 300 kişi ile ilişkiye giren akıl hastasının bu toplum da çocuklarımızı emanet ettiğimiz bir öğretmen olacağını.
Ne ki yine de Polyannacılık oynayıp şükrediyorum. Bu ruh hastası kadın edebiyat, tarih, coğrafya öğretmeni olsa idi; tahribatı daha ağır olurdu. İngilizce öğretmeni bayanın topluma verdiği zararı; okuduğu İngiliz edebiyatı hafifletir mi bilemiyorum.
Ne ki okullardaki pek çok öğretmenin, "benim Pınar Altuğ dan nerem eksik" diye sızlandığını da biliyorum. Medyanın öncü model olarak insanların zihnini kararttığı bir ortamda, cahil bir oyuncunun haftada yüz milyar kazanıp da, üniversite bitirmişin aldığı maaş, bu rakamın yüzde biri olunca hesaplarını maddi kıstaslar üzerinden yapanların çelişkiye düşmeleri zor olmamakta.
Bir ülkenin bütün kurumları yavaş yavaş iflas ederken.
Suçlu öğretmenin cürümünü bilip de soruşturma açmayan okul müdürünün mantığı da çok acıklı:
"Bu kadın yoldan çıkmıştı. Benim eşimde bu okulda öğretmendi. Soruşturma açarsam, bana da iftira atar, ilişkim vardı, derdi."
Yani erdemli bir topluma emek vermekten kaçınıyor müdür bey. Alın terini bu pis virüsle uğraşmaya harcamaktan imtina ediyor.
Öğretmen eşinin kendisinden şüphelenmesinin önüne geçmeye çabalıyor.
Yüzlerce masum çocuğu, zehir saçan bir hastanın ellerine teslim ederek, toplumuna olan sorumluluğuna, hiç hayat hakkı tanımıyor.
Merak ettim, acaba aynı müdür, okul bahçesinden başı örtülü olarak geçip peruğunu tuvalette takmak isteyen bir öğretmene aynı sabrı gösterebilir miydi
Kim bilir ne kadar çabuk, ne kadar telaşla soruşturma açıp, öğrencilerine inançlı insanın da öğretmen olabileceğini gösteren bir meslektaşına hiç acımayacaktı. Fakat ahlaksız meslektaşına bu aşırı toleransın sebeb-i hikmeti ne ola acep.
Ne yazık ki sevgili okuyucu!
Durum vahim.
Hepimizin gördüğü gibi erdemsiz bir toplum için herkesin katkı sağladığı bir ortamda, yine de umut tamamen yok değil.
Her birimiz kolları sıvayacağız.
Bu toplumu sevgi, sabır, şefkat, merhamet, inanç ve erdemle yeniden buluşturmak için gayret sarf edeceğiz.
Belki bizi okullara sokmuyorlar.
Reçel kralı Jarvinen gibi toplumu uyandırıcı konuşmalar yapmamıza izin vermiyorlar.
Fakat Haydut Karokep lerin sayısını artmasını durup seyredecek kadar da akıl yoksunu olamayız.
Her birimizin içinde yaşadığımız topluma sorumluluklarımız bulunmakta.
İşe evimizden, sokağımızdan, mahallemizden başlasak iyi olacak.
Sürünüzden mesul bir çoban olarak ailenize haram lokma yedirmeyişiniz, bu sosyal örgütlenmenin en önemli altın kuralı.
Yalandan, iftiradan, hasetten uzak yetiştirdiğiniz her çocuk için, bu toplum adına ne kadar sevinsek azdır.
Ahlaklı bir birey olması için gayret ettiğiniz her evlat bir servet. Sadece sizin için değil o servet; hepimizin kazanımı.
Bir toplumun yüz akı olan bireyler ve ailelerle ancak özlenen erdemli kentlere ulaşılacaktır.
Ben ışığı ile çevrelerini aydınlatan böyle ne çok aile biliyorum. Onları bütün toplum sevmekte. Maksat, bu elmas madeni gibi parlayan ahlak abidelerinin sayılarını artırmak.
Bir dahaki yazıda devam etmek üzere, Allah a emanet olunuz.