Siyonist İsrail, işgal ettiği İslâm yurdu Filistin’de gün aşırı katliamlarına devam etmektedir. Yıllardır masum çocukları, hamile kadınları, mazlum erkekleri katleden İsrail’e ABD’nin, Batı’nın ve İslâm ülkelerindeki müstemleke yöneticiler ile işbirlikçilerin desteği artık sır değil. Siyonistlerin zulmüne tek kelime etmeyenlerin, Filistin halkının şanlı direnişini dillerine dolaması tesadüf olmasa gerektir.

“ HAMAS, neden İsrail’e harekât başlattı?” sorusu kadar anlamsız ve yanlı bir soru olamaz. HAMAS’ın işgal altındaki topraklarda özgürlük mücadelesi verdiğinden behresiz tipler, nedense “İsrail neden masumların üzerine bomba yağdırıyor?” sorusunu sormaktan acizler.

Unutulmamalıdır ki İsrail, Aksa Tufanı’ndan önce de katliam yapıyordu. Siyonistler, işgal ettikleri Filistin yurdunda gün aşırı masumları öldürmekteydi. Aksa Tufanı işin bahanesi.

TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, 13’üncü Kocaeli Kitap Fuarı’ndaki söyleşide HAMAS’ın İsrail’i tanımamasını eleştirdikten sonra sözlerine şöyle devam etmektedir: “Her defasında da onlara söylüyorum, yanlışlık şurada; senin ne gücün var? Senin gıdanı bile dışarıdan gönderiyoruz, senin teknik aletlerini, ihtiyaçlarını dışarıdan karşılıyoruz. Sen iki tane uydurma füze atıyorsun, İsrail'de sinek vızıltısı gibi geliyor ama onlar diyor ki 'HAMAS bize hücum etti', senin başına bomba yağdırıyor”.

Yıllardır abluka altında olmalarına rağmen, açlığa, yoksulluğa göğüs gererek bağımsızlık mücadelesi veren mücahitlere “senin gıdanı gönderiyoruz” gibi küçük gören ifadeleri kullanmak, hangi vicdana sığar? Mazlum ve güçsüz olmak ayıp değil. Ayıp olan, kâfirlerin gücünü abartarak Müslümanların kâfire boyun eğmesini öğütlemektir.

HAMAS’ı eleştirenlerden birisi de kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü nâm kişi. HAMAS’ın Aksa Tufanı Harekâtı’nın ardından açıklama yapan Cübbeli Ahmet, HAMAS’ın operasyonunun İran’ın tezgâhı olduğunu iddia etmekte ve operasyonu eleştirmektedir.

Siyonist İsrail’in yıllardır uyguladığı katliamlara karşı İslâmî bir duruş sergilemeyen, Siyonist-Haçlı ittifakının dünyayı ifsadına karşı çıkmayan Cübbeli Ahmet’in bilginin kıt olduğu dış politika konusundaki yorumları hem bilgi eksikliği hem de önyargılı olması cihetiyle sorunludur.

Cübbeli’nin HAMAS’la İran arasında bağ kurma çabası, Müslüman Kardeşler Teşkilatı ve misyonu hakkında bilgi sahibi olmadığını göstermektedir. Mezkûr şahıs, belki de “HAMAS” ile “Hizbullah”ı karıştırmaktadır.

Cübbeli, Millî Görüş Hareketi’nin ümmetçi tavrını da yanlış değerlendirmekte ve harekete İrancı iftirası atmaktadır. HAMAS’ın operasyonunu eleştiren Cübbeli, Millî Görüş’ün Maltepe Meydanı’nda düzenlediği “Özgür Kudüs” mitingi hakkında, “On milyon Ehl-i Sünnet’i muhacir çıkaran İran’la beraber olan Saadet’in Filistin’e yardımı düşünülemez” demektedir. Aynı Cübbeli, 9 Şubat 2020’de Yenikapı’da düzenlenen “Büyük Kudüs Mitingi”ne katılmanın caiz olmadığını iddia etmişti.

Özgür Filistin Mitingi’nden rahatsız olan Cübbeli’nin, Siyonistlerin Filistin’deki tarihin en şedid zulmüne karşı çıkmaması, Siyonistleri tel’in etmek yerine Müslüman toplulukla uğraşması, içindeki kin ve düşmanlığa yenik düştüğünü ve adaletten saptığını göstermektedir.

Kur’an-ı Kerim’de, “Ey müminler! Allah için hakkı ayakta tutan hâkimler ve adaletle şâhitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe götürmesin. Adâlet yapın ki, o takvaya en çok yakın olandır. Allah’tan korkun. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır” (Maide, 8) buyrulmaktadır.

Belli ki Cübbeli Ahmet’in içinde biriktirdiği kin ve düşmanlık, kendisini Millî Görüş topluluğu hakkında adâletsiz davranmaya itmiş. Adâletten uzaklaşınca da takvadan da uzaklaşmış. Eğer öyle olmamış olsaydı Kur’an-ı Kerim’de Ashâb-ı Kiram’ın duruşunun anlatıldığı “Muhammed, Allah'ın resulüdür. Onunla birlikte olanlar (ashâb-ı kiram) da kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler…” (Fetih, 29) emrinden nasibini alırdı.

Müslümanların Siyonistlere karşı durmasından rahatsız olmak, Filistinli Müslümanların mücadelesine saygı duymak yerine eleştirmek; Siyonistlere karşı yapılan mitinge (hangi cemaat yahut cemiyet tarafından yapılırsa yapılsın) karşı çıkmak İslâmî bir yaklaşım değildir.

Muhammed ümmetine yakışan, ayrılıkları bir kenara bırakarak zulme başkaldırmak; Siyonist-Haçlı ittifakını çökerterek yeryüzünde adaleti tesis etmektir.