Şu günleri siyasette dönüm  bir başka ifade ile  kırılma noktası olarak görüyorum. Siyasette dönüm noktasına gelindiğine dair bazı olaylar ve göstergeler var elbette. Ancak şu anda bu olayların detayı üzerinde duracak değilim. Zamanı gelince gelişmeler herkesin göreceği bir şekil alacaktır. Ancak, görünen o ki, AKP iktidarı miadını tamamlamıştır. Düne kadar bu ekibe ümid bağlayan, onları ikitidara getiren çevreler  bile bu iktidardan ümidini kesmiş, desteğini çekmiş görünüyor. AKP iktidarının geniş halk kitlelerinin derdine derman olacak, meselelerine çözüm bulacak bir  birikime ve beceriye sahup olmadığı gerçeği de hatırlandığında siyasette ciddi bir Dönüm Noktası ya da Kırılma Noktası nda bulunduğumuzu belirtmek yanlmış olmaz. İşte siyasette böylesine bir dönüm noktasında Saadet Partisi Kongresi ni yapıyor. Bu kongre bize göre önümüzdeki dönemde siyasetin yeniden şekillenmesinde önemli bir belirleyici olarak ortaya çıkacaktır.

Bazılarının Milli Görüş hareketinin bittiği şeklindeki görüşlerinin gerçeği yansıtmaktan uzak sadece bu görüşü dile getirenlerin kişisel temennisinden ibaret olduğunu çok kısa zamanda hep birlikte göreceğiz.

Uzunca bir süreden beri çeşitli yollarla Milli Görüş Hareketi ve Saadet Partisi nin geleceği üzerine bir takım diktelerle meşgul olanlar bu kongrede arzu ettikleri, daha doğrusu oluşturmaya çalıştıkları istikamette gelişmeyi sağlayamamış olmanın kızgınlığı ile Saadet Partisi ve Milli Görüş Haraketi ne karşı tavırlarını ve eleştirilerini sertleştirebilirler ama Milli Görüşçüler kendi işlerine bakacak, kısa vadeli hesapların değil geleceğe dönük uzun vadeli planların başarısı için çalışacaklardır.

Aylardan beri kulislerde bir parti genel başkanına atfen sık sık tekrarlanan bir değerlendirmeyi aktarmak istiyorum... Buna göre söz konusu genel başkan bir toplantıda Saadet Partisi Kongresi ni değerlendirirken, ANAP, MHP, DYP ve AKP nin geleceğinin nasıl şekilleneceğinin Saadet Partisi Kongresi ne bağlı olduğunu söylediği tekrarlanıyordu. İşin ilginç tarafı bu değerlendirme bulunduğum ortamlarda ne zaman tekrarlandı ise çok farklı siyasi görüşlere sahip kişilerden itiraz geldiğine şahit olmadım. Bu bakımdan bu değerlendirme hükmünü bugün de sürdürüyor. Siyasette ciddi gelişmelerin ve kırılmaların beklendiği bir noktada Saadet Partisi Kongresi belirleyicilik özelliğini korumaktadır. Bir takım değerlendirmelere bakarak Milli görüşçülerin  olumsuzluklara kapılmasına gerek yoktur. Onlar fıtratlarının gereğini yapmaya çalışmaktadırlar.

Siyaset uzun soluk ister... Anlık değerlendirmelerle netice alınsa bile alınan neticelerde anlık ve geçici olur...

Milli Görüş Hareketi bitti diye bir zil takıp oynamadıkları kalan bazı kalem erbabı bir süre sonra söylediklerini yalanlamak, tükürdüklerini yalamak zorunda kalırlarsa hiç şaşırmasınlar... Milli Görüşçüler de bu Kongreden alacakları güç ve heyecan ile siyasetteki yeni şekillenmeye kendilerini hazırlasınlar.